Hıdrellez Nedir Hıdrellez’de Dilekler Nasıl Dilenmeli?

  • Kullanıcı aRMiNa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Kültür
Konu sahibi son olarak 2621 gün önce görüldü
Hıdrellez Nedir - Hıdrellez’de Dilekler Nasıl Dilenmeli?

image001.jpg

Hıdrellez Dilekleri... Hıdrellez’de Dilekler Nasıl Dilenmeli?

5 Mayıs günü akşamı, gül dallarına paralar asılır. (Eskiden kese içine para dikilip gül dibine gömülürmüş.) ya da açık cüzdan bırakılır. Böylelikle bolluk ve berekete ulaşmak, varlıklı kişiler olmak düşlenir. Asılan paralar ya da cüzdanlar 6 Mayıs sabah erkenden geri toplanır.

Evdeki her kişi için yedi fasulye ya da yedi nohut ekilir, gelebilecek kötülüklerin bunlara gelmesi dilenir.
5 Mayıs akşamı evlenme çağına gelmiş kızlara bulaşık yıkattırılmaz.



5 Mayıs günü (Nişanlılar arasında) oğlan evi, kız evine Hıdrellez Kurbanı, olarak süslenmiş bir koç gönderir. Bu kurban ertesi gün kesilerek birlikte yenir. Yemeğe çağırılanlar, çarşaf, havlu yemeni ve gönüllerinden kopan armağanlar getirirler. Getirilen armağanlar ipler üzerinde sergilenir.

Hıdrellez günü, erkenden kalkılıp kapılar açılır. Genç kızlar için hazırlanan sandıklar açılır. Açılır ki eve bereket dolsun, genç kızımız da iyi bir evlilik yapsın.

Hıdrellez günü, bazıları sabah gün doğarken kırlara, bağlara, bahçelere çıkıp buralarda Hızır'ın ayak izlerine basarak bolluğa ulaşmayı düşler.

Hıdrellez günü, doğa ve insan sevgisi çok önemlidir çünkü Hızır ve İlyas, insanları, doğayı, iyiliği ve cömertliği seven, bereketin simgesi olan, kutsallıklarına inanılan dinsel varlıklardır.

Hıdrellez günü, hiçbir yeşil dalından koparılmaz.

6 Mayıs günü ikindi zamanı Hıdrellez in bittiğine inanılır. Ancak eğlenceler hava kararıncaya değin sürer.
Hızır uğrasın! Dileği bolluk gelmesi anlamında kullanılır

KISMET İÇİN: Evlenmek isteyen kızlar gelin maketi yapar ve gül dalına asarlarsa evlenecekleri kişiyi düşlerinde göreceklerine inanılır. Aynı amaçla tuzlu yiyecekler yiyip su içmeden yatmak gelenektendir. Düşlerinde kendilerine altın tastan su verecek kişinin koca adayı olduğuna inanılır. Evlenmekte gecikmiş olanlar o gece başlarının üzerinde kilit açtırırlar.

ŞANS İÇİN: O yıl şansının açık olup olmadığını denemek için başvurulan uygulamalar da vardır:

Anadolu'nun birçok yöresinde 5 Mayıs gecesi, kapının önüne süt dolu bir tas konulur, bu süt yoğurda dönüşürse evin bereketinin artacağına, evdekilerin şansının açılacağına inanılır. Yalnız, uğurun bozulmaması için kimsenin bu konuda birbirine soru sormaması gerekir. Aynı amaçla, boyları eşit iki yeşil soğandan birine beyaz diğerine siyah iplik bağlanır. Ertesi gün bakıldığında beyaz iplik bağlı olan daha çok büyümüşse o yılın uğurlu geçeceğine yok eğer siyah iplikli daha çok büyümüş ise yılın çileli geçeceğine inanılır.

image002.jpg


Hıdrellez, bahara dair birçok kutlama gibi kökleri paganizme dayanan güzel bir bahar bayramıdır. Bahar bayramlarının tümünde temel amaç insanların ölümden sonra doğuşa duydukları inancın, yeniden dirilme ve canlanma umudunun kutlanmasıdır. Aynı zamanda bolluk ve bereket mevsiminin başlangıcını selamlamak demektir bahar bayramları. Bolluk ve bereket olgularıyla ilişkili olarak bahar bayramlarının temel özelliklerinden birini her zaman yemekler, yiyecekler ve şölen teması oluşturur. Öncelikle hıdrellez Mezopotamya, Anadolu, Yunanistan ve Doğu Akdeniz kültürlerinin ortak kutlamaları arasında yer almaktadır. Kuran’da yeri olan bir bayram değildir. Özellikle Çingene topluluklarının muhteşem şenliklerle kutladıkları hıdrellez dinler üstü ve kültürlerarası bir bayramdır.

Tarihsel kökleri İbranilere, Mısıra, Mezopotamya’ya, Antik Ege uygarlıklarına, Hititlilere, Perslere velhasıl kelam birçok antik kültüre dayandırılabilir. İslami bir figür gibi görünen "Hızır" esasında bayramın kendisi gibi kültürlerarası bir figürdür. Kuran’da Hz. Musa’ya yol gösteren bir velidir Hızır, Arapçada "al-hazar" ya da "al-Hızır" yeşili yani baharı ve canlanan doğayı niteleyen bir sıfattır. Her yerde hazır ve nazır olan Hızır, her şeyi gören, her sıkışanın derdine yetişebilen bir uludur. Dersim coğrafyasının muhtaçlara yardım eden, açları doyuran, hastaları iyi eden, bolluk ve bereket getiren, zulüm görene elini uzatan bir uludur. Hıdrellez’in bir diğer ulusu İlyas ise hayvanların koruyucusu ve denizde başı dara düşenlerin yardımcısıdır. bu iki ulu "ab-ı hayat" içerek ölümsüzlüğe ulaşmışlardır. Hızır ve İlyas her yılın beş mayısını altısına bağlayan gece bir gül ağacı dibinde buluşup doğanın yeniden canlanmasını, baharın gelmesini sağlarlar. Aya Yorgi , st. Georges, Surp Kevork, Surp Sarkis gibi azizlerle birçok özellikleri itibariyle bir ve aynı nitelik gösteren bir ulu olarak Hızır’a adanmış bu bayramın farklı kültürlerde oldukça renkli geleneklerle kutlandığı görülür.

image003.jpg

Bu geleneklerin bazıları şöyledir:

Hıdrellezden önceki gün büyük bir bahar temizliği yapılır, tüm evler dip köşe temizlenir, bayrama temiz evler ve temiz bedenlerle girilir. Çünkü Hızır temiz olmayan eve uğramaz. Kaz dağlarında kabir ziyaretleri yapılır ve mevsim başından beri toplanmamış güller toplanır, ölülere sunulur. Kazdağılarının alevi Türkmenleri bu bayramı ölülerle, güllerle, şenlik içinde kutlarlar. Mezar başlarında yemekler yenir, kahveler yapılır, bu yemekler ve kahve gelip geçenlere de ikram edilir. Hızır geldiğinde eve rahat girebilsin diye evlerin kapıları, pencereleri açık bırakılır (çok geçmişte kalmıştır herhalde bu adet). Gelinlik kızların başında kilit açılır, Hızır dilekleri yerine getirsin diye dileklerin yazıldığı kâğıtlar gül dallarına asılır, denize bırakılır. Kimi yerlerde bu kâğıtlar taş diplerine konur ya da toprağa dileklerin resimleri çizilir. Bazı yörelerde "niyet çömlekleri" yapılır, gül diplerine bırakılır. Mezarlık ziyaretleri (atalar kültü), suya dilek atmak ve toprağa dilek gömmek, çizmek ile ağaca dilek bağlamak ve ateşten atlamak tümüyle bu bayramın pagan köklerinin bu güne yansımalarıdır.

Hıdrellez bollukla ilişkili bir bayram dedik, dolayısıyla yemekle, yiyecekle, ziyafet ve şölenle ilgili. bu bayramda genelde doğanın kucağında pikniklerde, kırlarda büyük ve kalabalık sofralar kurulmaktadır. Baharın getirdiği taze ve doğal yiyeceklerin yanında Hızır’ın "s" harfiyle başlayan yiyecekleri sevdiğine duyulan inanç nedeniyle bu harfle başlayan yemekler yapılmaktadır. Sevenler sarılsın ve ambarlar tahılla dolsun diye bulgurlu sarmalar yapılması birçok yörede hala süren bir gelenek.

Hıdrellez günü un elemek uğursuzluk getirdiğinden börek, çörek gibi yiyecekler bayramdan bir gün önce yapılır. Dersim bölgesinde Hızır inancı çok önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle 'Hızır lokması' yapılıyor ve bayram gecesi sütlere maya katılmıyor, ertesi gün o süt kesilmişse Hızır’ın o eve uğradığı ve parmağını süte daldırdığına dolayısıyla da tüm yıl boyunca o evden bolluğun, bereketin eksik olmayacağına inanılıyor. Kesilen kurbanlar "Hızır hakkı" için kesiliyor. Hızır’ın ayağının bastığı yerlerde çiçeklerin bittiğine, otların yeşerdiğine inanılıyor, onun elinin değdiği ağaçların çiçeğe durduğu, yeşerdiği düşünülüyor ve tüm ağaçlar, sular, otlar çiçekler mübarek sayılıyor. Bu çok erken hıdrellez yazısını bu yıl ve her yıl okuyacak herkesin hıdrellezini kutlayarak bitiriyorum.
 
Hıdırellez

Hıdırellez ya da Hıdrellez (Azerice: Xıdır Ilyas ya da Xıdır Nəbi), Türk dünyasında kutlanan mevsimlik bayramlardan biridir. Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan Hıdırellez günü, Hızır ve İlyas’ın yeryüzünde buluştukları gün olduğu sayılarak kutlanmaktadır.[1] Hıdırellez günü, Gregoryen takvimi (Miladi takvimi)ne göre 6 Mayıs, eskiden kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Jülyen takvimine göre 23 Nisan günü olmaktadır. 6 Mayıs’tan başlayıp 4 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 5 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır. Bu yüzden 5 Mayıs günü gecesi kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelmektedir.[2]

Hıdırellez'in UNESCO'nun 'İnsanlığın Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi'ne alınması amacıyla 2010 yılında çalışmalar başlatılmıştır.[3]

Kökeni

Hızır ve Hıdırellezin kökeni hakkında çeşitli fikirler ortaya atılmıştır. Bunlardan bazıları Hıdırellezin Mezopotamya ile Anadolu kültürlerine ait olduğu; bazıları ise İslamiyet öncesi Orta Asya Türk kültür ve inançlarına ait olduğu yolundadır. Hıdırellez Bayramı’nı ve Hızır düşünüşünü tek bir kültüre mal etmek olanaksızdır. İlk çağlardan itibaren Mezopotamya, Anadolu, İran, Balkanlar ve hatta bütün Doğu Akdeniz ülkelerinde bahar ya da yazın gelişiyle belli başlı doğasal döngüler için sevinç duyulduğu görülmektedir.

Hızır


Hızır; yaşam suyu (ab-ı hayat) içerek ölümsüzlüğe ulaşmış; özellikle de baharda aramızda dolanarak, bolluk ve sağlık dağıtır. [4] Hızır bir kişiye verilen addan çok aslında bir doğasal durumu, baharla vücut bulan yaşamın tazelenmesini simgeler. Türkiye'de Hızır’a atfedilen özelliklerin bazıları:[5]

Kalbi temiz, Allah'a inanan insanlara yardım eder.
Uğradığı yerlere bolluk, bereket, zenginlik sunar.
Dertlilere derman, hastalara şifa verir.
Bitkilerin yeşermesini, hayvanların üremesini, insanların kuvvetlenmesini sağlar.
İnsanların şanslarının açılmasına yardım eder.
Uğur ve kısmet sembolüdür.
Mucize ve keramet sahibidir.

Türkiye'de Hıdrellez Bayramı 6 Mayıs (5 Mayıs Gecesi) tarihinde kutlanır. Bugün Hıristiyanlarca da baharın ve doğanın uyanmasının ilk günü olarak kabul edilir; bu günü Ortodokslar Aya Yorgi, Katolikler St.Georges Günü olarak kutlamaktadırlar.

Hızır ve Kur'an


Bakınız: Kur'an (Kehf Suresi: 60-82)

Kur'an'da Kehf suresi'nde Musa ve bir gencin kıssası anlatılmaktadır. [6] Kehf Suresi'de dahil olmak üzere hiçbir yerde Hızır ismi geçmemektedir ancak çeşitli hadislerde bu şekilde anılmaktadır. [7] [8] Olayın yaşandığı yer için "iki denizin birleştiği yer" denilmektedir. Uzun bir yolculuk yapan Musa ile yanındaki gencin beraberlerinde, yemek için getirdikleri balığın kaçması ile başlayan olay sonrasında, 65. ayette Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik. denilerek Hızır olarak atfedilenden bahsedilir.

Kutlama mekanı


Hıdrellez kutlamaları genel olarak yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılmaktadır. Bu gibi yerlere bu nedenle Hıdırlık denildiği de olur. [3] Hıdrellezde baharın taze bitkilerini ve taze kuzu eti ya da kuzu ciğeri yeme adeti vardır. Baharın ilk kuzusu yenildiği zaman sağlık ve şifa bulunacağına inanılır. Bugünde kırlardan çiçek veya ot toplayıp onları kaynattıktan sonra suyu içilirse bütün hastalıklara iyi geleceğine, bu su ile kırk gün yıkanılırsa gençleşip güzelleşileceğine inanılır.

Gecesi


Hıdrellez gecesi Hızır’ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere feyiz ve bereket vereceği inancıyla çeşitli uygulamalar yapılır. Yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakılır. Ev, bağ-bahçe, araba isteyen kimseler, Hıdrellez gecesi gül ağacının altına istediklerinin küçük bir modelini yaparlarsa Hızır’ın kendilerine yardım edeceğine inanırlar. Aynı zamanda dileklerini kırmızı kurdaleye bağlayıp gül ağacına asarlar. Bir yıl boyunca dileklerinin yerine gelmesini beklerler. Bazı kimseler de ateş yakıp, dilek dilerler. Ondan sonra yaktıkları ateşin üstünden atlarlar.

Gelenekler


1. Baht açma:

Hıdrellezde baht açma törenleri de oldukça yaygın olarak uygulanan geleneklerimizdendir.

Bu törene İstanbul ve çevresinde “baht açma”,

Denizli ve çevresinde “bahtiyar”,


Yörük ve Türkmenlerde “mantıfar”, Balıkesir ve

çevresinde “dağara yüzük atma”, Edirne ve çevresinde

“niyet çıkarma”,


Erzurum’da “mani çekme” adı verilir.


Anadolu’nun bazı yerlerinde Hıdrellez Günü yapılan duaların ve isteklerin kabul olması için sadaka verme, oruç tutma ve kurban kesme adeti vardır. Kurban ve adaklar “Hızır hakkı” için olmalıdır. Zira tüm bu hazırlıklar Hızır’a rastlamak amacına yöneliktir.

Yoğurt mayalama geleneği

Kütahya'nın Tavşanlı ilçesine bağlı Yörük köylerinde bir yıllık yoğurt mayası, Hıdırellez ve bu günü takip eden 2 gün süresince sabah ezanı ile tan ağarması arasındaki vakitte doğadaki bitkilerin üzerinden toplanan çiy tanelerinden sağlanır.[9]
 
Geri