Hiçbir Şey Eskisi Gibi Değil Artık! Duygularından Arınan Bir Toplum Haline Geliyoruz

Konu sahibi son olarak 2961 gün önce görüldü
Ne çabuk alışıyoruz ölüme, acıya, duygusuzluğa...

s-c289ffca4387a16862fd84feeb35be3c60af3a96.webp


Her gün artık onlarca insanı veriyoruz toprağa. Şehitlerimize üzülmediğimiz tek bir gün dahi yok. Bombalar patlıyor ülkenin başkentinde, biz üç gün bilemedin bir hafta konuşup unutuyoruz. Alıştık artık ölüme, acıya; duygularımızdan bir bir arınıyoruz...

Ateş düştüğü yeri yakarken, biz de yakacak başka şeyler arıyoruz.

s-4ed4282192bc6454fc02b646286e89183614c5f2.webp


Öfkemiz büyük, sorumlu olanlar hesap versin istiyoruz. Ama sorumlu ararken acıyı gerçekten hissedenin yerine kendimizi koyamıyoruz. Onların tek düşündüğünün kayıpları olduğunu, o insanın yüzünü bir daha hiç göremeyeceğini, içindeki acının ne denli büyük olduğunu kestiremiyoruz. Her gün ateş başka bir ocağa düşüyor, insanların yüreği acıdan dağlanıyor. Ama biz bunu siyaset malzemesi haline getirenleri sadece izliyoruz...

Hiç mi saygımız yok birbirimize? Bu kadar mı nefret ediyoruz bizden olmayandan?

s-60eacbddabb100feabab7792820d397957c95b01.webp


Bölünmek istemiyoruz derken, ülkenin zaten çoktan kutuplaştırıldığının bilincine varamıyoruz. O kadar nefret ediyoruz ki birbirimizden, bizden olmayandan; ülkenin en acı günlerinden bir tanesinde bile birbirimizi yiyoruz.

Savaşıyoruz kendi içimizde. Belki de başkalarından çok kendi kendimize biz zarar veriyoruz.

Sorumluluk almıyoruz. "Bu benim hatam." diyemiyoruz.

s-836d98692eca4ba8786d9a50960d95e19ca846dc.webp


Giden canların hesabını vermek istemiyoruz. Hatalarımızı, suçlarımızı hiçbir zaman kabul etmiyoruz. Başkaları acı çekerken bile kendi çıkarımızın peşindeyiz. Nasıl olsa destek verenim var deyip, kafamızı kuma gömüyoruz.

Yapabileceğimiz tek şey kınamak mı?

s-2d0b029906e845f5f421293d76cad29d8f4036ff.webp


Bir terör olayı sonrası seri bir şekilde yetkililerden kınama tweetleri geliyor. Ertesi gün de bıçak kemiğe dayanmış oluyor. Ama o bıçak kemiğe dayanana kadar; kaç ailenin bir daha hiç eskisi gibi olmayacağının hesabını yapamıyoruz.

Önlem almaya gerek yok, nasıl olsa olay gerçekleştikten sonra kınayıp suçlulara güzelce hadlerini bildiriyoruz.

Bombalar sosyal medyada mı patlıyor? İnsanlar haberleri takip ettikleri için mi ölüyor?

s-1763a91026b559f47f66484fd6d8c9df844ef238.webp


Bir terör saldırısı olduğunda ilk olarak sosyal medya siteleri kapanıyor, yayın organlarına yayın yasağı getiriliyor. Artık o kadar alıştık ki bu duruma, sesimizi bile çıkaramıyoruz.

Patlayan bombaya, yitip giden canlara önlem alınamazken; yayın yasağı getirerek mi yaralarımızı sarıyoruz?

Kısa zamanda o kadar çok düşman edindik ki, içeride ve dışarıda; artık insanların hiçbirine iyi gözle bakamıyoruz.

s-340b5f26e1d47555213967306c362e7291d33fbf.webp


Herkes birbirinden korkuyor ve nefret ediyor artık. Kimse kimseye iyi niyetle yaklaşamıyor. Kolay değil birine güvenmek. Kendinden olmayana inanmak ise imkansız hale geliyor...

Tedirginiz, artık yakınlarımızla vedalaşır gibi çıkıyoruz evden. Ne olacağımızın hiçbir garantisi yok.

s-5c3903adf2c4d71604d2704ddebe96c448e21413.webp


Her gün işe giderken, işten dönerken aklımıza geliyor bu soru. Daha vahim olanı ise alışıyoruz; korkuya, tedirginliğe. Ölmek neyse de, yakınlarımızı kaybetme düşüncesi aklımızı kemirip duruyor; bir yerde hala insanlar yakınlarını kaybederken...

Hiçbir şey eskisi gibi değil artık. Ne kadar reddetsek de, bunu biliyoruz.

s-bed9c79170d3d581a18b85156725f7f1b5954662.webp


Artık sokağa çıktığımızda her insanın gözlerinin içerisinde görüyoruz bu tedirginliği. En azından insanların her gün teröre kurban gitmediği o günlerin geride kaldığını biliyoruz. Ve yapacak hiçbir şeyimiz yok. Bu acıtıyor içimizi. Durduramıyoruz akan kanı, yitip giden canların önüne geçemiyoruz.

Gözyaşı döküyoruz, hiç tanımadığımız insanlar adına ama bir süre sonra devam ediyoruz normal hayatımıza. Sonra bir bomba daha patlıyor. Bu sefer daha az sürüyor acımız. Ama daha tedirginiz artık. Çünkü ölümlerin önüne geçemiyoruz. Çaresiziz artık. İçinde bulunduğumuz bu acının, kaosun, ölümün bir çaresi olmadığını düşünmeye başlıyoruz. Biz de duygularımızdan arınıyoruz. Ne kadar reddetsek de, bunu biliyoruz...

Onedio
 
"Kısa zamanda o kadar çok düşman edindik ki, içeride ve dışarıda; artık insanların hiçbirine iyi gözle bakamıyoruz."

bazen bu söze çok gülüyorum ya arkadaş bizim dostumuz mu vardı? Vardı da ben bilmiyorum kim dostumuzdu ya Allahını severseniz İran mı? Suriye mi? Amerika mı? Rusya mı? Arap ülkeleri mi? Ermeniler mi ? Yunanistan mı ? Birileri bana dost kim düşman kim açıklasın ya Sınırımızda Dünya savaşı olacak nokta var ki ordan mermiler bile gelirken düşman edinmekten bahsediyorlar herkes Polyanna ya bir Ülke diğer bir ülkeyle can ciğer olacak he her şey çıkardır bi dünya şey yazardım buraya ama sadece şu sözü söylemek istiyorum hiçbir strateji en doğrusu değildir

İnsanlar özgürlüğe özgür iradeyle öyle kandırılıyor ki siyasi olarak biz seçiyoruz biz yıkıyoruz bizim hareketlerimizle bu hale geliyor zannediliyor öyle mi dersiniz ? Osmanlı 50 sene sonraki yapacağı savaşın askere verilecek üzüm hoşafının üzüm bağlarını kuruyordu bu yüzden bileğini çağında büken pek olmadı ondan ders alan Avrupa Amerika gibi Ülkeler 100 sene sonrasını planlayarak ilerlerken diyemezsiniz ki özgür irade öyle düşmanlarımız var kli her hamleye karşı hamle hazırlayanlar ve s izin tek düşündüğünüz Ülkenin başındaki tek bir isim ben buna anca gülerim
 
Ölüme alışmak ? Yok ya alışmıyoruz bence. Alışmayalım da zaten.Ama her şeyin kötüye gittiği konusunda hemfikiriz maalesef.
 
PKK ya karşılık verildikten sonra verilmeye başlandıktan sonra duygulardan arınan toplum olduk diye yazıların çoğalması beni ancak güldürüyor.
 
Alisiyoruz. Çünkü 30 küsür yıldır bu ülkede terör sorunu var benim jenarasyondan olanlar gayet gündelik hayatına devam ediyor. Bizden sonra gelenlerde alıştı. Normal bir ülke de bir tepki olmalı bir tavır bir koyulmalı toplumun genel bir tepkisi olmalı nasıl derler bir mesaj dahi verilebilir oysa bize böyle öğretmediler en azından ben kendi adıma şunu söyleyebilirim hayatımda ilk kez eyleme gezi parkı sayesinde katılıp bir olaya tepki göstermek için destek olmuş biriyim. Ha toplumun bu denli çekiniyor oluşu her eylemi her toplumsal tepkiyi bir terör propagandası haline getirmek bu da insanları tedirgin ediyor doğru dürüst protesto etmeyi unuttuk. Sanıyoruz ki böyle bir hakkımiz yok olursa ülkeye hainlik etmiş olacağız.

Sosyal medya üstünden yazıp çiziyor sadece konuşuyoruz sivil toplum örgütleri o kadar yetersiz ki daha ne işe yaradığını bilmiyoruz amacına uygun kullanamıyoruz.

Ciddi anlamda ilk kez terör sorunu yaşıyor gibi davrananların başka bir alemde yaşadığını düşünüyorum.
Kendimi bildim bileli hep bir sorun içinde bu ülke. Sasirmiyorum alışkıniz evet ama üzülüyor ve artık bir şeyler yapılmasını istiyorum.
Yani kaybettiğimiz ya da hiç olmamış toplum bilincini kazanalım bizden sonra ki nesiller bizim yaşadığımız şeyleri yaşamasın en azından.
 
Bi kaç grupla baş kaldırırsan bu devlete karşılaşacağımız tablo: polis-biber gazı, toma, jop, sicil, hapis=terörist belkide en kötüsü "ölüm"-

Ne yazık ki ülkemiz de ne insanlar çok duyarlı, akıllı, mücadeleci ne de devletimiz çok demokratik.

Bir şeyler yanlış gidiyor. Daha dün yıllardır iktidar yanlısı olan dostumuz bugün yaptığından pişman çünkü araştırıp objektif gözüyle izlediğirde her şeyi bu toprakların satıldığını, zulmü ve kederi rahatça görebiliyor.

Tembel toplumuz. Korkak toplumuz. Ya da elleri kolları bağlı toplumuz. Ama istediğim tek şey bir Deniz Gezmiş ruhu.

Gözümüzü boyayan para, havaalanı, metro-metrobüs, hastane, gıda bugün k.çımızın rahatlığını sağlar yarın ise k.cımıza tekme vurulmasını.

Ne diyim Geçmiş Olsun.
 
Malum, artık sıcak ve soğuk savaşlar yok. Bunun yerini ekonomi ve kültür savaşları almış durumda. Bir ülkeyi yok etmek istiyorsan önce dilini sonra da kültürünü yok edeceksin. Tabi ki bu iki neden başlı başına neden değil ama, önemli iki başlık.

Dilimizi yok etmek isteyenler emellerine tahminlerinden çok daha önce ulaştılar. Hepimiz bilerek ve bilmeyerek yıllarca bunların değirmenine su taşıdık. Kendinize bir sorun; günlük hayatımızda kaç Türkçe kelime kullanıyoruz veya içinde sadece Türkçe kelime barındıran kaç cümle kurabiliyoruz? Tabi ki bunu kimsenin tespit edebilme imkanı pek yok. Çünkü bu bir uzmanlık ve araştırma konusudur. Ancak yapılan araştırmaların pek iç açıcı olmadığı yönünde. Gelelim kültür olayına;

Bu güne kadar kurulan hükumetlerin programlarında hiç "Milli kültür politikası" diye bir şey duydunuz mu? Varsa bile göstermelik cümlelerle geçiştirilmiştir. Ülkenin hali hazır durumu göz önüne alındığında pek de başarılı olduğunu kimse söyleyemez. Az-çok okuyan veya Anne ve Babasının sohbetlerine kulak kabartanlar bilir; Dönüp de geçmişe bakıldığında geçmişe ait ne görüyorsunuz? Oturduğumuz apartmanda kaç kişi ile görüşüyoruz? Bayramlarda kaç kişiye bayram ziyareti yapıp, kaç aile bayram ziyaretlerimize geliyor? "Komşusu açken, tok yatan bizden değildir" sözünü hatırlayan var mı? Ben küçükken hatırlarım; maddi durumumuz iyiydi, Rahmetli annem, Perşembeyi Cumaya bağlayan gece pişen yemek/yemeklerden komşulara dağıtmadan bize yedirmezdi. Aynı titizliği babam da gösterirdi. Mahallenizde kaç yardıma muhtaç insan var biliyor musunuz? Bu ve buna benzer örnekler çoğaltılabilir. Bunu neden söyledim? Bu bir kültürdü ve yok olup gitti. Bununla birlikte empati yapmayı unuttuk, hoşgörüyü unuttuk, saygıyı-sevgiyi unuttuk, bencil olup, yardımlaşmayı unuttuk. Bizden olmayanı bağrımıza basmayı unuttuk, ötekileştik ve ötekileştirildik. Bu örnekleri de çoğaltabiliriz. Say say bitmez! Bunun sonucunda tahammülsüz bir toplum oluverdik. Başkalarının acısı üzerinden haz aldık, keyif aldık. Sahip olduklarımızın değerini bilmeden sürekli tükettik. Tükettikçe de, daha da acımasız olduk.

Sonuç itibariyle bizi kaynaştıran çimentoyu yok ettik. Ancak; Hala ve tüm olumsuzluklara rağmen, bu ülkede aklıselim, vicdan sahibi ve sağduyulu insanların büyük bir çoğunlukta olduğunu düşünüyorum. Yeter ki, toplum olarak o ruhu yakalama arzusu bir adım öne çıksın. Ben hala umutluyum.
 
her gün dünya da, tek sen varsın gibi uyanın !!! o zaman kimseye kusur bulmadan ve kabul ederek yaşamayı öğrenirsiniz !!!
 
Hiç bir şey değişmedi ..
Yüzlerce yıl geriye dönsekte
1000 yıl geriye dönsekte
Bu topraklarda insanların durmaksızın birbirini öldürme gayretinde olduğunu görürsünüz.

Bir katliamın etkilerinden kurtulmadan bir diğerinin yerine geliyor oluşu ..
Bir terör örgütü kontrol altına alınamadan bir diğerinin baş göstermesi ..
Bir yasağı enine boyuna tartışamadan yeni bir eylem yüzünden bir yenisinin gelmesi ..

Algımızda, psikolojimizde işin açığı ruhumuzda yorgunluk uyandırıyor ..
Bütün bir ömrümüzü bu tür olayların yarattığı yıkılmışlıkla sürdüremeyeceğimiz için adımıza güvenli bölgeler oluşturup sevdiklerimize dönerek sürdürüyoruz hayatımızı.
Bunu seçen insanları eleştirmek yanlış, kan dökme dürtüsünden kurtulamayanları ..
Bir başkasını toprağın altına alçakça göndermeyi ülkü edinmiş insanları ..
Akademisyen vasfına erişmişlerin toplumun bu dürtülerinin önüne geçecek çalışmalardan uzak durmaları ..
Eleştirilmeli ..
 
Guzel anlatim olmis
 
Geri