-
- Katılım
- Eylül 28, 2015
-
- Mesajlar
- 8,305
-
- Tepkime puanı
- 4,418
-
- Puanları
- 349
-
- Konum
- Vice City
Şimdi düşününce mektup konusu çok enteresan geliyor bana. Özellikle Z kuşağından birinin hiç yazıp yazmadığını merak ediyorum. Bana göre sanki ülkedeki son mektupları kendim yazmışım gibi geliyor. Mektuba dair hatırladığım bir kaç şey var. Mesela çocukken bir kanalın teletextinde mektup arkadaşlığıyla ilgili bir bölüme denk gelmiştim. Bu bahsettiğim yıllar 97 yılı falandır. İnsanlar bu şekilde bir arkadaş edinme yolu deniyordu. Birbirlerini hiç görmeden mektuplaşarak dostluk kuruluyormuş. Flört işleri falan... Ben de okuma yazmayı ilk öğrendiğim andan beri bir kaç mektup yazdım.
Kırtasiyeye gider mektup kağıdı ve zarf alırdım. Özellikle mümkün olduğunca düz modeller seçerdim. Erkek adamız sonuçta çiçekli böcekli kokulu kağıtlarla işimiz olmaz. Zira bunların manite gönderilmek üzere üretilmiş kokulu, resimli versiyonları da mevcuttu. Hemen hemen her mektup aynı klişeyle başlar aynı klişeyle biterdi. Sevgili abim... Selam eder ellerinden öperim... Bugüne kadar askerde olan iki abimle, çocukken yaşadığım şehirden ayrıldıktan sonra bir kaç kez arkadaşlarımla, askerdeyken sevgilimle mektuplaşmıştım (tabi onun yazısı berbattı) En dramatik olanıysa ergenken platonik aşık olduğum kıza yazdığım ve aylarca montumun cebinde taşıdığım mektuptu. Asla veremedim. Kış biterken de biri görür diye yırtıp attım. Bugün 12 yaşındaki o halime bir mektup gönderecek olsam "seviyorsan git konuş bence" derdim. Maalesef kendim gibi bir mentora sahip değildim.
Şimdi hala mektup yazan var mıdır acaba? Yazdığı mektubu PTT'ye götürdüğünde tuhaf bakışlara maruz kalır mı insan? Siz hiç yazdınız mı? Belki bazılarınız benim gibi aşık olduğu kadına mektup yazıp vermeyi başarmıştır.
Kırtasiyeye gider mektup kağıdı ve zarf alırdım. Özellikle mümkün olduğunca düz modeller seçerdim. Erkek adamız sonuçta çiçekli böcekli kokulu kağıtlarla işimiz olmaz. Zira bunların manite gönderilmek üzere üretilmiş kokulu, resimli versiyonları da mevcuttu. Hemen hemen her mektup aynı klişeyle başlar aynı klişeyle biterdi. Sevgili abim... Selam eder ellerinden öperim... Bugüne kadar askerde olan iki abimle, çocukken yaşadığım şehirden ayrıldıktan sonra bir kaç kez arkadaşlarımla, askerdeyken sevgilimle mektuplaşmıştım (tabi onun yazısı berbattı) En dramatik olanıysa ergenken platonik aşık olduğum kıza yazdığım ve aylarca montumun cebinde taşıdığım mektuptu. Asla veremedim. Kış biterken de biri görür diye yırtıp attım. Bugün 12 yaşındaki o halime bir mektup gönderecek olsam "seviyorsan git konuş bence" derdim. Maalesef kendim gibi bir mentora sahip değildim.
Şimdi hala mektup yazan var mıdır acaba? Yazdığı mektubu PTT'ye götürdüğünde tuhaf bakışlara maruz kalır mı insan? Siz hiç yazdınız mı? Belki bazılarınız benim gibi aşık olduğu kadına mektup yazıp vermeyi başarmıştır.
