''Hiç kimse, hiçbir bakımdan O'ndan üstün değildir''

Konu sahibi son olarak 2794 gün önce görüldü
''Ettekebbürü ale'l mütekebbiri sadakatün''
Kibirli insanlara tekebbür etmek sadakadır
Tekebbür etmek haramdır. Tekebbür, Allahü teâlânın bir sıfatıdır. Kibir ve Kibriyâ sıfatı, ona mahsustur. İnsan, nefsini ne kadar aşağılarsa, Allahü teâlâ indinde kıymeti o kadar yükselir. Kendine kıymet verenin, Allahü teâlâ katında kıymeti olmaz. Kibrin zararını bilmeyen kimse için alim demek, yalan olur. İnsanın ilmi arttıkca, Allahü teâlâdan korkması artar. Günah işlemeğe cesâret edemez. Bunun için, Peygamberler “aleyhimüsselâm”, tevâdu sâhibi idiler. Allahü teâlâdan çok korkarlardı. Kendilerinde kibir ve ucb gibi kötü huylar hiç yoktu. Küçüklere, fasıklara ve facirlere karşı da kibirli olmamalıdır. Yalnız, tekebbür sahibine karşı tekebbür etmek lâzımdır. Bir alim, cahili görünce, bu, bilmediği için günah işliyor. Ben ise, bilerek işliyorum, bir alimi görünce, bu benden daha çok biliyor ve ilminin hakkını veriyor, ihlâs ile amel yapıyor, ben böyle değilim, demelidir. Kendinden daha yaşlı bir kimseyi görünce, bu benden dahâ çok ibâdet etti, demelidir. Gençleri görünce, bunların günahı az, benim günahlarım çok demelidir. Kendi yaşındakileri görünce, günahlarımı biliyorum, onun ne yapdığını bilmiyorum. Bilinen kötülükleri tahkir etmek lâzımdır, demelidir. (İslam Ahlakı)
NOT;
Din düşmanlarına, islamiyeti bozmağa uğraşan müslüman isimli zındıklara, islam alimlerini küçük gören mezhepsizlere, burnu havada cehl-i mürekkep erbabı sapıklara karşı kendini üstün görmeden tekebbür göstererek davranan sadaka sevabına kavuşur. Bu hususta hadis-i şerif var; (Ettekebbürü ale'l mütekebbiri sadakatün) yani, tekebbür edene tekebbür etmek sadakadır.
(Hüseyin Hilmi Işık rahmetullahi aleyh)
 
Karesi dostum madem ilimden bahsediyorsun say bakalımşu hadisin ravi zincirini..
Kim duymuş bu sözü Peygamber'den ondan kim duymuş ondan kim duymuş?

Sen nasıl duydum? Ravisiz hadis nasıl paylaşırsın?
 
''Hiç kimse, hiçbir bakımdan O'ndan üstün değildir''
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki;
Arabın en hayrlısı olan, büyük ceddinizin üstünlüklerini bildiren haberleri yazarak, bu mektûbumu, âhıretde azâblardan kurtulmak için vesîle yapacağım. Aleyhissalâtü vettehıyye efendimizi medh etmeğe kalkışmıyorum. Yazılarımı, Onun ile kıymetlendiriyorum. Arabî beyt tercemesi:
Muhammed aleyhisselâmı medh edemiyorum,
Onunla, yazılarımı kıymetlendiriyorum.
Allahü teâlâya sığınarak ve Ondan yardım dileyerek bildiriyorum ki: Muhammed "aleyhisselâm", Allahü teâlânın resûlüdür. Âdem oğullarının seyyidi, efendisidir. Kıyâmet gününde, kendisine uyarak Cehennemden kurtulanların en cömerdidir.
[Seyyid Abdülhakîm Efendi "kaddesallahü teâlâ sirrehül'azîz" buyurdu ki: Her Peygamber "salevâtullahi teâlâ aleyhim ecma'în", kendi zemânında, kendi mekânında, kendi kavminin hepsinden, her bakımdan üstündür. Muhammed "aleyhisselâm" ise, her zemânda, her memleketde, ya'nî dünyâ yaratıldığı günden, kıyâmet kopuncaya kadar, gelmiş ve gelecek, bütün varlıkların, her bakımdan en üstünüdür. Hiç kimse, hiçbir bakımdan Onun üstünde değildir. Bu güç birşey değildir. Dilediğini yapan, her istediğini yaratan, Onu böyle yaratmışdır. Hiçbir insanın Onu medh edecek gücü yokdur. Hiçbir insanın, Onu tenkîd edecek iktidârı yokdur].
 
Bir mü'minin kemâlde olması, kendisinin
kemâlde olduğuna inanmamasıdır
Hocamız buyurdular ki; bir meseleye aklım takılıyor, kitâblara bakıyorum yok. Haftası geçmiyor kitâb geliyor. Nakşibendî büyüklerinin birisinin tefsîrini aradım, haftası geçmedi, Tefsir-i Mazherî diye on cilt kitâb Hindistan'dan geldi. Senâullah Pani Puti hazretleri yazmış, eserine de Hocasının ismini vermiş.
Allah'a, Kur'an-ı kerime inanan kimsenin îmânı, gördüğü her hadîsede, hârikulâde işlerde artar. Bitkiler, böcekler arasında çok hârikulâde işler var. Bunları gördükçe îmânımız artıyor.
Bir mü'minin kemâlde olması, kendisinin kemâlde olduğuna inanmamasıdır. Ya'nî, günâhlarını düşünür, âhiret bakımından sıkıntılarını, üzüntülerini düşünür. İşte bu, kâmil bir müslümândır. Eğer kendisinde zerre kadar bir üstünlük, meziyyet, sıfat düşünse, o, kâmil bir mü'min değildir.
NOT;
İmam-ı Rabbani hazretleri Ehl-i sünnet alimlerinin en büyüklerinden, ikinci binin müceddidi, evliyanın ser tacı olduğu halde buyuruyor ki; sol omuzumdaki melek hergün yazıyor, hiç boş kaldığı yok. Sağ omuzumdaki sevapları yazan melek bomboş oturuyor, bir şey yazmıyor.
Tevazu böyle derin olunca sahibi de öyle yüksek oluyor.
 
İnsana en büyük zararı nefs yapar
Sohbet-i salihin;
Kendinizle barışık olmayın, din kardeşinizle barışık olun, ama kendinizle olmayın, nefsinizle barışık olmayın. İnsana en büyük zararı nefs yapar. İnsanın kendine yaptığı zararı hiçbir düşmanı yapamaz. Gece veya gündüz. Onun için, din kardeşlerimizle beraber olmaya çalışalım. Onlarla beraber sevmeye, sevilmeye çalışalım. Kurtuluşumuza ancak, bu bağlılığımız, sevgimiz, muhabbetimiz sebeb olacaktır. Âhirette iki mü'min şâhid olsa; yâ Rabbî, bu müslimandır deseler, tamam. Hatta kabirde, hatta arasat meydanında, şâhid misin? Şâhidim yâ Rabbî, bitti. Onun için, iyi geçinmek bu dînin temelidir.
NOT;
Şeytan üç çeşittir; İblis yüzde on kandırır. Nefis yüzde yetmiş kandırır. Arkadaş (küfür ve bid'at ehli olan aile, çevre, medya) yüzde yüz aldatır. (H.H.Işık rahmetullahi aleyh)
İyi arkadaş ecdadımızın alimlerinin kitaplarını okuyarak onlar gibi inanan ve yaşayan kimsedir. Bunlarla beraber olan kurtulur. Dini, imanı, kur'anı kendi çürük akıllarına göre yorumlayan küfür ve bid'at ehli insanın dinini, imanını bozar.
 
Geri