M
Myself
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Bazen yorar insanı küçük şeyler; büyük sırlar vardır küçük şeylerin içinde Açıldıkça açılır, boyuna posuna bakmadan
Bazen dinlendirir insanı uzaklar; uzaklığa bir yakınlığı vardır gözlerin Gözlerin olduğu kadar gönlün de
Bazen durur tüm adımlar; adımların tembelliğinden değil, yolların düşündürücülüğünden Öyle çetrefillidir ki, susar ayaklar da kimi zaman
Bazen sorar gözler, diller kabul etse bile Maharet gözleri bile ikna etmektir, güzel söz söylemek değil
Bazen durur dünya, inecekler iner, sonra yoluna devam eder Ne var ki, herkes için o duruş anı farklıdır Kimisi içinse hiç dönmez dünya, ki o da apayrı mesele
Bazen her şeyi bir mimik anlatır, bazen gözyaşı, bazen bir kelime Ne kadar da ağır gelir söylemek bazen bir kelime bile
Bazen bir anı, bir ömür kokar Bazen bir daha yaşayamayacağını hisseder insan içinde bulunduğu ânı
Bazen şair olur insan, mısra kuramaz Bazen mısra kurar insan, şair değildir Bazen hiçbiridir, ne diyeceğini bilemeyen sıradan biridir işte
Bazen yaşadığını daha çok hisseder insan, öleceğini unutur büsbütün
Bazen yaşadığını tamamen unutur, hatta bazen her ikisini de Bir anı bir anına uymaz derler ya insan için, ya bütün anları birbirinin aynı olsaydı Bazen korkutmaz mı bu ihtimal insanı?
Bazen korkar insan gölgesinden Gölgesinin şahsında kendisinden Zira kendi vücudu geçmiştir güneşin önüne Kendi eseridir gölgesi
Bazen susar insan, dudakları çatlar susuzluktan Bazen susar insan, söylenecek çok söz varken bile
Bazen dolar insan, kimse anlamaz Bazen herkes anlar, kendisi kendisini anlamaz
Yalnızdır bazen insan, öyle yalnız bakar ki dünyaya Bazense hiç yalnız değildir, nasıl baktığını bilirse
Bazen büyük görür insan kendini, ne acizliktir! Bazen aciz görür, ne büyük bir görüş!
Bazen, "bazen" değil, "her zaman" demek gerek Ama bilmek gerek, ne zaman?
Her "bazen"in bir zamanı vardır
Bazen dinlendirir insanı uzaklar; uzaklığa bir yakınlığı vardır gözlerin Gözlerin olduğu kadar gönlün de
Bazen durur tüm adımlar; adımların tembelliğinden değil, yolların düşündürücülüğünden Öyle çetrefillidir ki, susar ayaklar da kimi zaman
Bazen sorar gözler, diller kabul etse bile Maharet gözleri bile ikna etmektir, güzel söz söylemek değil
Bazen durur dünya, inecekler iner, sonra yoluna devam eder Ne var ki, herkes için o duruş anı farklıdır Kimisi içinse hiç dönmez dünya, ki o da apayrı mesele
Bazen her şeyi bir mimik anlatır, bazen gözyaşı, bazen bir kelime Ne kadar da ağır gelir söylemek bazen bir kelime bile
Bazen bir anı, bir ömür kokar Bazen bir daha yaşayamayacağını hisseder insan içinde bulunduğu ânı
Bazen şair olur insan, mısra kuramaz Bazen mısra kurar insan, şair değildir Bazen hiçbiridir, ne diyeceğini bilemeyen sıradan biridir işte
Bazen yaşadığını daha çok hisseder insan, öleceğini unutur büsbütün
Bazen yaşadığını tamamen unutur, hatta bazen her ikisini de Bir anı bir anına uymaz derler ya insan için, ya bütün anları birbirinin aynı olsaydı Bazen korkutmaz mı bu ihtimal insanı?
Bazen korkar insan gölgesinden Gölgesinin şahsında kendisinden Zira kendi vücudu geçmiştir güneşin önüne Kendi eseridir gölgesi
Bazen susar insan, dudakları çatlar susuzluktan Bazen susar insan, söylenecek çok söz varken bile
Bazen dolar insan, kimse anlamaz Bazen herkes anlar, kendisi kendisini anlamaz
Yalnızdır bazen insan, öyle yalnız bakar ki dünyaya Bazense hiç yalnız değildir, nasıl baktığını bilirse
Bazen büyük görür insan kendini, ne acizliktir! Bazen aciz görür, ne büyük bir görüş!
Bazen, "bazen" değil, "her zaman" demek gerek Ama bilmek gerek, ne zaman?
Her "bazen"in bir zamanı vardır