Hep Birşeyler Eksik..

Konu sahibi son olarak 2597 gün önce görüldü
Bu çay demsiz mi ne!..



Yoksa şekeri mi az gelmiş?



Alıştığım bardağın içinde değil belki



de yudumlamaya çalıştığım çay… bu



ne hal ki sanki hep bir şeyler eksik;



….çayımın demi, pastamın kreması,



simidin susamı!




Bir şeyler eksik başlayınca, bir şeyler



eksik gidiyor hep…



İyi de, eksik işte bir şeyler; hani fıstığı



çikolatamın, hani bütün renkleri



gökkuşağımın?…



Fesleğenimin kokusu nerde yeşil



yeşil?..



Bir şeyler eksik, bir şeyler eksik!




Sesim cıvıldardı benim, haklısın…



Gözüm pırıldardı…



Gülüşüm pembe pembe açardı



günaydınlarımın üstünde…



Peki, nerde sesimin cıvıltısı, gözümün



pırıltısı ve gülüşümün pembeleri,



'günaydın'larım, 'nasılsın'larım,



'merhaba'larım;




'Nerde'ler; yerinde olmadığını,



bulunmadığını, az, noksan, yetersiz



olduğunu söylüyor bana bir şeylerin….



Onun için deyip duruyorum;



Bir şeyler eksik!




Hâlbuki sana anlatsaydım bunları;



eksiklerim tamamlanır, noksanlarım



dolar, yarımlarım bütünlenirdi…



Ağrılarım hemen geçer, içimin



sızlaması kesilirdi…



Aynaya bakmaya lüzum kalmaz, ne



giysem çok yakışırdı üstüme…




Sana anlatsaydım bunları;



parmaklarıma yazmak için,



bacaklarıma yürümek için güç



dolardı…



Yollar da çabuk biterdi, yolculuklara



benzeyen yazılar da…



Zaten yollar da beni sana getirirdi,



yazılar da…




Sana gelsem, anlatırdım zaten



bunları;



Ne anlatılacak sözüm kalırdı eksik, ne



de dinleyecek olanım…



Omzuna konmuş bir muhabbet kuşu



gibi cıvıldardım kulağına; bir şeyler



eksik kalmasın diye!…



İnanma istersen… Fakat bunları sana



anlatıyor olsaydım, kelebekler



uçuşurdu kar tanelerinin arasında,



fesleğen dallarından yeni yapraklar



sürerdi kışın ortasında, badem ile



kayısı ağaçları yarışırdı; hangimizin



çiçeği daha fazla pembeleşecek,



diye…





Bir şeyler eksik iken, arka balkonda



yıldızlanmak bile yaldızlamıyor



duygularımı…



Bildiğim, gördüğüm, duyduğum,



hissettiğim aynı sanki hep;



Bu simidin susamı mı eksik, bu çayın



demi mi eksik, bu gülüşün şekeri mi



eksik?..



Vapur bacalarına da duman yakışırdı



hani… Ve arkalarına bir sıra köpük….



Ve etraflarına bir sürü martı…



Fotoğraflar eksik geliyor artık bana;



çünkü fotoğraflar hep oturup duruyor



sanki aynı zaman içinde, mahpus gibi!



Ne mi demek istiyorum, ne mi var



dilimin altında?… Hiiç!



Hani, bi'şeyler eksik gibi geliyor bana



da, sana da sorayım dedim; sence



benim neyim eksik?…



Kimim eksik?…
 
Geri