Hazır cevaplar

Konu sahibi son olarak 1657 gün önce görüldü
AT NALI UĞUR GETİRİR Mİ?

Kadıköy Camiinde vaaz vermekte olan Osman Demirci Hoca'ya:
- Hocam, diye sormuşlar. At nalını evimizin kapısına asarsak uğur getirir mi?
- Demirci Hoca:
- Zannetmiyorum, diye cevap vermiş. O nallardan her atta dört tane var ama, bütün gün kamçı yiyip duruyorlar.
 
PALTO

Ressam İbrahim Çallı, bir kış günü terziden yeni paltosunu aldı. Ve o gün kendisine yeni bir palto alan bir arkadaşı ile karşılaştı.

“Bak Çallı,” dedi arkadaşı. “Benim paltom seninkinden daha güzel.”

Çallı, “Nesi güzel?” deyip dudak büktü.

Arkadaşı paltosunun içini gösterdi:

“Bak,” dedi, “benimkinin içinde kürk var.”

Ünlü ressam yarı alaylı cevap verdi:

“Benimkinin içinde de Çallı var.”
 
GÖRMEME NİMETİ
Hilâl-i Râî'nin, Kör Şair Beşşar diye tanınan bir dostu vardı. Hilâl ona arasıra ağırca şakalar yapardı. Hilâl-i Râî bir gün Beşşar’a sordu:

“Cenab-ı Hak bir kimseyi görmekten mahrum ederse, onun yerine başka bir nimet verirmiş. Seninki nedir?”

Beşşar biraz kızarak cevap verdi:

“Senin gibilerin yüzünü görmemek...”
 
KALDIRIM TAŞI

Sadrazam Keçecizâde Fuat Paşa’nın yaptığı bazı işleri beğenmeyenler,aleyhinde türlü sözler söylerlerdi. İstanbul’un bazı sokaklarının kaldırımla döşenmesi de düşmanlarına dedikodu fırsatı vermişti.

Bir gün, birisi bu kaldırımların nasıl ve neyle yapıldığını sorunca Fuat Paşa’dan şu cevabı aldı:

“Bize atılan taşlardan yapıldı!..”
 
YENİR YUTULUR HESAP

Timur’un defterdarı hesapta bir yanlışlık yapar. Bunun üzerine Timur o defterdara, hesap yaptığı kâğıtları yedirir ve işten kovar. Yerine Nasreddin Hoca’yı alır.

Hoca Nasreddin hesapları yufka üzerine yapmaya başlar. Timur, bunu görüp şaşırır ve sebebini sorar. Nasreddin Hoca cevap verir:

“Yemesi kolay olsun diye!..”
 
ÇINAR AĞACI MAYDANOZUN NESİ OLUR?

Selim Gündüzalp, sosyoloji hocaları olan rahmetli Seyid Ahmet Arvasi'ye:
- Hocam demiş, "insan maymunun gelişmiş şeklidir" diyorlar. Ne dersiniz?
Seyid Ahmed Arvasi şu cevabı vermiş:
- O mantığa göre, çınar ağacı da maydanozun gelişmiş şeklidir.
 
Üstad Necip Fazıl Kısakürek bir gün konferans verirken salonda bulunanlardan birisi kürsüye salatalık fırlatır.
Salatalığı eline alan Necip Fazıl salondakilere dönerek:


"- Birisi kimliğini göndermiş, kiminse gelsin alsın" der.


(Bir Deste Nükte, Cevdet Söztutan)
 
BAKALIM

Bir asilzade asker savaşta bir kolunu yitirir. Bir süre sonra Kral Louis ile görüştüğünde, kendisine ilgisini esirgememesini rica eder.
Kral:
“Bakalım, düşünelim!..” diye cevap verince, krala şunları söylemekten kendisini alamaz: “Eğer ben de o günlerde, sizin düşmanlarınıza karşı ‘bakalım, düşünelim’ deseydim, bugün kolum yerinde olurdu.”
 
KRALIN CEVABI

İngiliz kralı VI. George tahta çıktığında, binbaşı Mac Leod bir İskoçya şehrinin tebriklerini ilettikten sonra dedi ki:
“Güneş yeryüzünü aydınlattığı sürece, majestelerinin tahtta olmasını dileriz.”
Bu şakşakçı lafından sonra kral gülümseyip dedi ki: “Ya benden sonrakiler ne olacak?.. Onlar mum ışığında mı hükmedecekler.”
 
SANATKÂR

Kendisi de bir hattat olan Osmanlı Sultanı II. Mustafa, sanatkârı sever ve korurdu. Hat sanatını ve bu arada ustası hattat Hafız Osman’ı da çok severdi. Hafız Osman ile bir gün çalışırlarken, Padişah onun hokkasını tutarak dedi ki:
“Bir Hafız Osman daha yetişmez..”
Hafız Osman ise bu iltifata, sanatkârane bir incelikle şöyle cevap verdi: “Hocasının hokkasını tutan sultanlar geldikçe, nice Hafız Osmanlar yetişir hünkârım...”
 
ASIL SAADET


M.Ö. III. asırda yaşamış Yunanlı Filozof Menedem’e birisi, “İnsanın istediğini elde etmesi büyük bir saadet,” demişti. Filozof şöyle karşılık verdi: — İnsanın, elindekilerle yetinebilmesi daha da büyük bir saadettir.​
 
SUSTURUCU TEDAVİ

Zamane gençlerinden biri,bir toplantıda Akifi küçük düşürmeye çalışıp:
- Siz baytardınız, değil mi? Demiş.
Akif, istifini bozmadan şu cevabı vermiş:
- Evet,bir yeriniz mi ağrıyordu?
 
ÇANAKKALE İÇİNDE

İngiliz garson, Türk müşteriye:

-Çanakkalede çok askerimizi öldürdüğünüz için sizleri pek sevmeyiz deyince, bizimkinden gayet soğukkanlı bir şekilde şu cevabı almış:

-Orada ne işiniz vardı?
 
SIR SAKLAMAK

Yavuz Sultan Selim, bir çok Osmanlı Padişahı gibi devletin selameti için sefer hazırlıklarını gizli tutarmış. Bir keresinde vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
- Sen sır saklamasını bilir misin? diye sormuş.
Vezir, Yavuzdan cevap alacağı ümidiyle:
-Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Sultan Yavuz cevabı yapıştırmış:
-Ben de bilirim.
 
BRAVO

Genç bir şair, saçma sapan şiirlerini Victor Hugoya okuduktan sonra:
-Üstad, diye sormuş. Şiirlerimi nasıl buldunuz?
Victor Hugo:
-Vezinsiz, kafiyesiz ve manasız bir şey yazmak istemiş ve tam muvaffak olmuşsunuz, demiş. Bravo doğrusu.
 
Geri