Hazel-Tayfun Şahin

Konu sahibi son olarak 4795 gün önce görüldü
Hazel... (Tayfun Şahin)

21. Yüzyılda dillere destan bir aşk… Ve bu aşktan doğacak bir başbakan…
‘Hazel – Mehdi – Başkan’ üçlemesinin birincisi – ‘’Çok yakında sinemalarda’’

Yıl 2050 – Ankara
Mehdi, başbakanlığının üçüncü yılında, yaptığı reformlar ile Türkiye’yi dünya üzerinde çok iyi bir konuma getirmişti. Dur durak bilmeden çalışıyordu. Yine bir pazar günü ofisinde dosyaları incelerken kapısı çaldı.
- Gir!
Gelen kişiyi gördüğünde gülümsedi. O an bütün sıkıntısı gitmişti.
- Gel canım. Hayırdır, pazar pazar beni mi özledin bakalım?
Birden yüzü değişti. Gördüğü manzara karşısında şaşkınlık ve şok halini almıştı.
- Ne yapıyorsun? Çıldırdın mı? Bu bir şakaysa hoş d…
Sözünü tamlayamadan iki el silah sesi patladı. Mehdi, göğsü kanlar içinde adım atmak istedi, gücü yetmedi. Yere düştüğünde gözleri komodinin üzerinde duran bir fotoğrafa ve altındaki yazıya bakıyordu… “İnsanı en yakınındaki yok eder…” Ve masmavi gözler kapandı…


Yıl 2008 – İstanbul
Dün
Hazel başını adamın omzundan ayırdı. Gözlerine bakıyordu.
- Söyle bakalım Ali Aşiroğlu, beni ne kadar seviyorsun?
Ali bir an sustu. Biliyordu, ne dese az olacaktı.
- Benim seni ne kadar sevdiğimi anlatmaya ne dilim ne de kelimelerim yeter Hazel. Ama elimde olsa seni ne kadar sevmek isterdim biliyor musun? Ezan ile namaz arası kadar… Doğduğumda kulağıma okunan ezan, öldüğüm kılınan cenaze namazıma kadar, her saniye seni sevmek isterdim.


Bugün
Başer Ali’nin haline üzülmüştü. Tedirgin bir halde sordu.
- Ne zamandır görmüyorsun Hazel’i evlat?
- Dünya takvimine göre mi soruyorsun ağabey, gönül takvimime göre mi? Bendeki takvime göre bir ömür geçti.
- Belki yeniden bir araya gelirsiniz Ali…
- Bizim kaderimiz ayrı yazılmış ağabey. Bırak bedenlerimizin bir araya gelmesini, isimlerimizin baş harfleri yan yana gelse bir acıyı ifade ediyoruz.
Ali odadan çıktıktan sonra Başer önündeki kağıda iki harf yazdı.
”Ah”
Peki dün ile bugün arasında yaşananlar neydi?
 
Geri