Beyni ve sinir sistemi olan her canlı belirli bir algıya ve zekaya sahiptir, kararlar verebilir.
Hayvanlar doğuştan itibaren içgüdüleri ile hareket ederler. İçgüdüler sonradan öğrenilen davranışlar değildir, genetik olarak nesiller boyu/atalarından kendilerine ulaşmış davranışlardır. Örneğin kuşların çiftleşme dönemi yaptıkları danslar hep aynıdır. İlk kez yavrulayacak bir kuş hiçbir kuştan görmediği halde en mükemmel yuvayı yapabilir. Örümcekler doğuştan en karmaşık ağları örebilir. Yada düşmanını gören bir hayvan iç güdüleri doğrultusunda ya bağırır, ya kaçar yada saldırır, ya da renk değiştirir vs gibi...
Ancak hayvanlar bulunduğu ortama ve koşullara adaptasyon sağlarlar. Yavruluktan erişkinliğe geçtikçe, yani büyüdükçe beyin yapıları ve sinir sistemlerinin gelişmişlik yapısına paralel ölçekte öğrenirler. Öğrendiği miktarda içgüdüsel davranışları da azalmaktadır. Beynin yapısı ve nöronların karmaşıklığı, diğer bir deyişle hayvanın sinir sisteminin gelişmişliği öğrenme miktarını belirlemektedir.
Doğa sürekli değişim ve dönüşüm halimde. Değişen koşullara uyum sağlamayan canlı doğal süreçler sonucu doğadan elenir. İçgüdüsel davranışları dışında ortama göre davranışlarını şekillendirebilen, öğrenebilen, diğer bir deyişle o değişime ayak uyduranlar da neslini sürdürmeye devam eder.