teksas tombis
Bronz Üye
-
- Katılım
- Temmuz 25, 2015
-
- Mesajlar
- 4,356
-
- Tepkime puanı
- 4
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 42
HAYRETTIN KARAMAN GERÇEĞİ
Hayrettin Karaman, Zaruri Açıklama isimli yazısında kendisinin mezhepsiz, vehhabi, müctehid, müctehidlere karşı saygısız, reformcu, İbni Teymiyeci, Efganici ve Abduhcu olmadığını, tavizli fetvalar vermediğini, Diyanetçe neşredilen Mezhepsiz Reşit Rıza’nın Kitabında ehli sünnetin icma ve ittifakına aykırı bir şey bulunmadığını belirtiyor.
İddialarını kendi maddelerine göre sıralıyoruz:
1- Mezhepsizlik iddiası: “Biz itikaden Maturidi, amelen Hanefiyiz, Müslümanların bir mezhebe bağlı kalmalarını caiz görürüz” diyor. [Halbuki caiz demek, olması da olmaması da dine uygundur demektir. Müslümanların dört mezhepten birine bağlı kalmaları şarttır demeyip de caiz demekle bir mezhebe bağlanmamaya cevaz vermiş oluyor ki bu da mezhepsizlik olur.] Tefsiri Mazheri’de “Dört mezhepten ayrılmak dinden ayrılmak olur” buyurulmaktadır. Oku Dergisinin 152. sayısında bir açıklama başlığı altında Mevdudi’nin “Benim mezhebim yoktur” sözünü açıklarken “Muayyen bir mezhebe bağlı kalmadan islami problemi açıklamak, çözmek ve karara varmaktır. Bu yol ise gerçek âlimlerin takip edecekleri tek yoldur” diyor. Görüldüğü gibi “Mezhebim yok” demenin “gerçek âlimlerin takip edeceği tek yol” olduğunu söylüyor. Karaman’a mezhebi yok diyen Oku Dergisindeki Karaman değil mi?
2- Vehhabilik iddiası: “Elimizdeki deliller, onlara kâfir veya ehli bidat demeye kafi değildir ve benim vehhabi olduğuma dair tek delili olan ortaya çıksın” diyor. [Hak mezhep dört tane değil midir? Vehhabiliğin sünni bir mezhep olduğunu hangi Ehli sünnet âlimi söylemiştir, Vehhabiliğin ciltleri dolduran sapıklıkları vardır. Ehli sünnet âlimleri sayısız reddiyeler yazmıştır. “Vehhabi değilim” demek, bazı siyasilerin komünizmi kötülemeyip de sıkışınca “Ben komünist değilim” demelerine benziyor. Kitab-üs-sünne isimli vehhabi Kitabının 35. sayfasında, “Peygamber, Allahı dört meleğin taşıdığı altın bir kürsü üzerinde görmüştür” diyor. Böyle inanmak küfür değil midir?]
3- Müctehidlik iddiası: “Hiçbir yerde yazılı veya sözlü olarak ben müctehidim demedim” diyor. [Çorum’da kursiyerlere yaptığı konuşmada, Türkiye’de uşurun verilmesi gerektiğini, Ömer Nasuhi Bilmen’in ise verilemez dediğini söylüyor. Bunun üzerine sakallı bir imam: “Sizin ve Ömer Nasuhi Bilmen’in söylediği bir müctehide mi aittir, yoksa kendi görüşünüz mü?” sorusuna: “Verilmez sözü Ömer Nasuhi Bilmen’in ictihadıdır, verilmesi gerekli sözü de benim ictihadımdır. O haram işletiyor, ben ise bir farzı işletiyorum” diye cevap veriyor. Ona müctehid diyen, kursiyerlere konuşan Karaman’dır.]
4- Müctehidlere saygısızlık iddiası: Müctehid bulunmadığı için ictihad kapısının kendiliğinden kapandığını söyleyen EI-Kerhi, EI-Kaffal, Kadihan, Abdulkerim-i Rafii, İbni Ebiddem, Eş-Şihaburremli, İbni Haceril Heytemi, Eş-Şemsür-remli, Münavi, Davud bin Süleyman, Yusuf-i Nebhani gibi âlimleri zikrettikten sonra bunların ictihad hareketine karşı çıkmalarına sebep olarak İ.H.İctihad kitabında “Mezhep taassubu, cehalet, menfaat ve ademi basiretin en büyük rolü oynadığını söylemek mümkün” diyor. [Bu mübarek âlimlere mutaassıp, cahil, menfaatperest ve basiretsiz demek bir saygı ifadesi mi?]
5- Reformculuk iddiası: Mezhepsizlik= reformculuktur. Mezhepsizlik varsa reformculuk da vardır.
6- Tavizli fetvalar iddiası: “Hiçbir yerde nikah dini değildir demedik” diyor. [Mukayeseli İslam Hukuku isimli kitabında “Esas ve şartlarını dini nasların ve bunlara müstenid ictihadların tesbit etmiş olması, evliliğin dini bir akit olmasını icap ettirmez” denmektedir. Evet nikah dini değil, dememiş de kitabına yazmış. Demek tavizli fetva verdi diyen kendi eseri oluyor.]
7- İbni Teymiyeci, Efgani ve Abduhcu iddiası: “İbni Teymiye’nin kâfir ve sapık olmadığını, ancak bazı ifratları ve ictihad hataları olduğunu” söylüyor. [Eğer İbni Teymiye müctehid ise kimse onun hatasını bilemez. İctihadla ictihad nakzolunamaz. Onun ictihadının hatalı olduğunu nasıl bildi ki? İbni Teymiye’nin cihete kail ve arşın kıdemine kani bulunduğu ve mücessimeden olduğu muteber kitaplarda yazılıdır. Bu ise Ehli sünnete aykırıdır. İbni Teymiye, “kâfirler de cehennemde ebedi kalmaz” diyor. Bu ise Kur’ana aykırıdır. Cennet de cehennem de ebedidir. (Bakara 25, 81,82)]
Efganici iddiası: “Peygamberlik sanatlardan bir sanattır” diyen, çeşitli sapıklıkları bulunan Efgani hakkında “Efgani masonluğu bıraktı” diye âdeta müdafaa edişi onu sevdiğini göstermez mi?
Abduhcu iddiası: İ. H. İctihad isimli eserde mezhepsiz Abduh’u da müctehidler arasında zikretmiş. Hocası Davudoğlu, Din Tahripçileri isimli eserinde çeşitli mucizeleri tevil ve inkâr eden ve Mısır’da ilk mason locasını kuran Abduh’un “Teselsülün butlanı meselesine muhalif” olduğu ispatlanmıştır. Artık Abduh’un masonluğu bırakıp bırakmaması mühim değil, bu görüşü bile küfür olarak yeter ona.
Mehmet Sofuoğlu,Tefsir Kitabında Abduhu şöyle övüyor: “En mühim fetvaları, Yahudi ve Hıristiyanlar tarafından kesilen hayvanların eti ile, faizin cevazına dair verdiği fetvalardır.” (s. 41)
Faize helal ve Kur’ana mahluk diyen masona nasıl olur da müctehid diyebilir? Zırva tevil götürmez.
8- Diyanetin neşrettiği kitap: Bu kitapta taklidin batıl olduğunu söyleyen mezhepsiz Reşit Rıza, mukallidin ağzından s. 169′da “Adam Muhammedi olmayı bırakıyor da Hanefi veya Şafii oluyor” diyor. Hanefi veya Şafii olmayı Muhammedi olmaktan başka bir şey zannediyor mezhepsiz. Muhammedi olmayan kâfirdir. Bütün Hanefiler, Reşit Rıza’ya göre Muhammedi olmadığı için kâfir olmuş olmuyor mu? Şakkulkamer mucizesini inkâr ettiği, Hazret-i Musa’ya kâhin dediği Davudoğlu’nun Din Tahripçileri isimli eserinde vesikaları ile bildirilmekte olan Reşit Rıza’nın kitabı nasıl yayınlanabilir?
DİN Tahripçileri