“Evet” demeden önce biraz düşünün. Kabul edeceğiniz o şey sizin isteklerinizle de uyumlu mu?
Mecbur musunuz?
Bazen “evet” dememizin sebebi istemesek de mecbur oluşumuzdur. Düşünmeye devam edin, sizce sahiden “evet” demelisiniz.
“Hayır”ı kötülemeyin
“Hayır” demekle kimseye kötülük yapmış olmazsınız. Hatta belki de kabul etmeyerek, sizden o şeyi isteyen kişiye iyilik bile yapmış olabilirsiniz.
O “evet” der mi?
Düşünün bakalım, sizden talepte bulunan kişi, sizin yerinizde olsaydı “evet” der miydi? Sizin için, şu anda talep ettiği şeyi yapar mıydı?
Açınızı değiştirin
“Evet” derseniz karşınızdakinin ne kadar sevineceğini düşünmek yerine, “hayır” diyerek kendinize nasıl bir zaman ve enerji kazandıracağınızı düşünün.
Bekleyin
“Evet” demek yerine “Ben bir düşüneyim bu meseleyi” deyin.
Kelimelerinizi Seçin
“Hayır” demeden de “hayır” diyebilirsiniz. Ama siz gene de “hayır” kelimesini kullanmaya çalışın
Mazeretleri unutun
Mazeret bulmak yerine, sahici gerekçelerinizi söyleyin. Mesela “Böyle bir sorumluluk almak istemiyorum şimdi” deyin. Böylece her aklına gelenin sizi bir şeylere zorlamasını da engellemiş olursunuz.
Sağlam durun
“Hayır” dediniz ve üzüldü. Bırakın üzülsün. Sorumlusu siz değilsiniz. Onu düşüncelerini, duygularını değiştirmeye çalışmayın. Bu hem onun hislerine saygı gösterdiğiniz anlamına gelir, hem de sizi fikrinizi değiştirmekten korur.
Sağlam durun
Bir talebine “hayır” dediniz diye sizinle mesafelenecek yakınınız ya da arkadaşınız için endişelenmeyi bırakın. Eğer ilişkiniz bir “hayır”la tehlikeye giriyorsa, olmayıversin.