Olumsuz herhangi bir olayda, olmayan işlerde, yolunda gitmeyen mevzularda, kendisini asla eleştirmeden ya da takkesini önüne alıp düşünmeden kendisinden başka herkesi ve her şeyi suçlayan bir toplumun fertlerinden beklenmeyecek bir hareket olsa da evet, çoğu zaman kendimize kızarız çünkü birçok şey elimizde, çabamızda, tercihlerimizde. Tercihlerimize kızıyoruz, şöyle olsaydı, şimdi olsa şöyle yapardım filan… Aslında ne kadar boş. Şimdiden yorum yapmak ne kolay. Yani ders almak çok akıllıca, yanlış olan oraya çok fazla takılı kalmak. Yoksa keşkeler, üzülmeler de çok insani ama manası yok. İnsan yaş alınca, onun da öyle olması gerekiyordu diyor. Daha kalender ya da daha kabullenici oluyorsun. Yol bitmeden nereye çıkacağını bilmiyoruz, o yüzden hiçbir şey için çok kahretmemek gerekiyor, bazı şeylere ne kadar üzüldüğümü düşünüp çok kızıyor ve o dönemki kadına çok şefkatleniyorum :d ay neyse, geçer yani, o üzüntü de kızgınlık da geçer. Her şey geçici.