Yanılma ihtimali yüksek olan insandır. Etnik kimliği, sosyo-ekonomik konumu, kültür ve yaşayış biçimi, dış görünüşü, cinsel yönelimi gibi çeşitli etmenlerin kaybetmesi için yeterli olduğunu düşünür. Kaybeden olmayı kabullenir. Entelektüel birikimi bir yerden sonra aristo mantığında çakılı kalır: Her sonucun bir nedeni vardır. Öyleyse kaybetmesinin de geçerli mazeretleri vardır.
Bir süre sonra ileri sürdüğü mazeretler başlı başına adım atmasını engelleyen bir ikileme dönüşür. Halihazırda "...'yım, bu yüzden kaybediyorum" diyerek pasif bir idealiste dönüşür. Bu pasif yaşantı içindeki öfkeyi körükler ve topluma yabancılaşması zirve yapar.
Eğer böyle kişilerle irtibat halindeyseniz, kendisini moda'daki, beyoğlu'ndaki-hayatı yaşadığını iddia eden ve her daim acı çeken- parazitlerle yüzleştirmeniz yeterli olur sanırım. Bu insanlar yaşadıkları şeye hayat diyorlar. Ve acı çekiyorlar. Bu hayat mı seni görmezden geliyor? Hayat nedir ki?
Bir süre sonra ileri sürdüğü mazeretler başlı başına adım atmasını engelleyen bir ikileme dönüşür. Halihazırda "...'yım, bu yüzden kaybediyorum" diyerek pasif bir idealiste dönüşür. Bu pasif yaşantı içindeki öfkeyi körükler ve topluma yabancılaşması zirve yapar.
Eğer böyle kişilerle irtibat halindeyseniz, kendisini moda'daki, beyoğlu'ndaki-hayatı yaşadığını iddia eden ve her daim acı çeken- parazitlerle yüzleştirmeniz yeterli olur sanırım. Bu insanlar yaşadıkları şeye hayat diyorlar. Ve acı çekiyorlar. Bu hayat mı seni görmezden geliyor? Hayat nedir ki?