Hayatı Kolaylaştıran İcatlar

B
  • Kullanıcı BuYuCu
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Bunları Biliyor musunuz? Arşiv
1. Otomobil

Fransa’da Nicolas-Joseph Cugnot, 1771’de ilk buharlı otomobili yapar. Üç tekerlekli bu otomobil çok ağırdı ve hızı saatte 3 kilometreydi, bu nedenle üretimi durur. Daha sonra farklı ülkelerde yapılan buharlı otomobiller de ilgi görmez. Ancak içten yanmalı motorun keşfinden sonra, otomobil yapımında başarı sağlanır.

9dd1802afae.jpeg


Hidrojen gazı yakan içten yanmalı ilk motor, İsviçre’de 1806’da icat edilir. Yaklaşık elli yıl sonra hidrojen gazını yakıt olarak kullanan ilk otomobil ise Fransa’da üretilir. Hippomobile adı verilen bu otomobil, 3 saatte sadece 9 kilometre yol alabiliyordu. Siegfried Marcus adlı mucit, 1870’te Avusturya’da benzinli otomobili icat etse de, çok sayıda üretilip pazarlanan ilk benzinli otomobili Alman mühendis Karl Benz 1885’te yapar.

Ransom Eli Olds, 1901’de benzinle çalışan Oldsmobile marka otomobilleri üretip piyasada söz sahibi olur. Nihayet, Henry Ford 1908’de Model-T isimli efsanevi arabasını üretir. Direksiyonu sol tarafa koyunca diğer firmalar da ona uyar. Motoru ilk kez o kapalı hale getirir. Model-T benzin, gaz yağı veya alkolle çalışabiliyordu.

6d31860a227.jpeg


2. Bisiklet

Üç tekerlekli bisiklet, iki tekerlekliden çok önce icat edilir ama ilgi çekmez. Almanya’da yürüme engelli bir saat tamircisi, ilk üç tekerlekli bisikleti (tricycle) 1600’lerde yapar ve işe gitmek için kullanır. Daha sonra Fransızlar da üç tekerlekli bisiklet yapar. Ardından İngiliz bir usta, 1818’de yaptığı üç tekerlekli bisikletin patentini alsa da satamaz. İlk kez İngiltere’de John Kemp Starley, pedal ve zincir sistemiyle hareket eden üç tekerlekli bisikleti 1877’de satışa sunar.

96d853268ca.jpeg


Bisiklet, 1817’de Almanya’da Baron Karl Drais tarafından icat edilir ve bir yıl sonra patenti alınır. İlk bisikletin iskeleti ahşap, tekerlekleri demirden ve pedalları yoktur. Sürücü seleye oturunca iki ayağını yere basıp hızla yürüyerek bisikleti hareket ettirir. Bisiklet hızlanınca ayaklarını yukarı kaldırır ve bir süre sonra tekrar yerden güç alıp bisiklete hız kazandırırdı. Drais, bu icadına laufmaschine, yani koşu makinesi adını verir.

Fransızlar 1818’de bisiklete velocipede, yani hızlı ayak adını takınca, bu isim Türkçe’ye velespit olarak adapte edilir. Bisiklet, Almanya’da icat edilse de, önemli gelişmeler Fransa ve İngiltere’de gerçekleşir. İngiltere’de at arabası imal eden bir usta, 1818’de bisikleti biraz daha geliştirip patent alır. O dönem Londralı zenginler ve sosyete mensuplarının tercih ettiği bisiklete halk, züppe atı ve hobi atı adlarını yakıştırır.

Fransızlar, 1863’te ön tekerleğe pedal ekleyince, sürücünün pedalı çevirerek bisikleti kolayca sürmesi sağlanır. Fransa’da Michaux şirketi 1867’de ilk pedallı bisikletlerin seri üretimini başlatır. İlk pedallı bisikletlerin gövde ve tekerlekleri ahşaptır. Bu nedenle, bisiklet ağırdır ve yollarda çok sarsılır. Daha sonra gövdesi demirden yapılır ve ahşap tekerlekleri de demirle kaplanır. Sarsıntı azalmayınca, halk bu bisiklete kemik titreten adını takar.

97a08d1de61.jpeg


3. Asansör


İlk asansör, 1743 yılında Versailles Sarayı’nda, Kral XV. Louis’nin özel dairesine monte edilir. Uçan iskemle diye adlandırılan bu ilk asansör, bazı ağırlık dengeleriyle hareket eder ve insan gücüyle çalışır. Bugünkü anlamda ilk asansör, daha önceleri yük taşıyan asansörler yapan Elisha Graves Otis tarafından 23 Mart 1857 günü, New York’un Broadway semtinde beş katlı bir iş merkezine takılır.

2f4d31970e6.jpeg



Asansör takılan ilk otel ise, New York’taki altı katlı Fifth Avenue Hotel’dir. Yüksek hızlı asansörler de yine New York’ta, 1879 yılı Eylül ayında Otis Elevator Co. tarafından Boreel binasına yerleştirilir. Bu asansörler, aynı anda hareket eden dört birimden oluşur. 1880 yılında, Manheim Endüstri Sergisi’nde Siemens ve Halske Şirketi, 22 metre yüksekliğinde bir binaya ilk elektrikli asansörü yerleştirirler.

4. Radyo


İngilizce’de müzik dinlenen radyoya da, telsiz cihazına da radyo (radio) denilir. Bu nedenle çoğu kimse Marconi’yi radyonun mucidi sansa da, radyoyu o icat etmedi. Sadece başka mucitlerin buluşlarını birleştirip telsiz telgrafı mükemmel hale getirdi.

23c28a5e24c.jpeg



Nikola Tesla ilk kez New York’taki laboratuvarından 40 km uzaktaki Hudson Nehiri’ndeki bir tekneye kablosuz iletim sağlar. Tesla radyoya ilişkin antenlerden, radyo alıcılarına kadar herşeyi keşfetse, 1943’te ABD Yüksek Mahkemesi Tesla’nın patentinin önceliği olduğunu tanısa da, Marconi radyonun babası olarak bilinmektedir. Tesla, Marconi için şöyle demiştir: “Marconi iyi bir adam. Bırakın devam etsin. Benim patentlerimin 17 tanesini kullanıyor.”

Marconi, bir fizik profesöründen H. Hertz’in icat ettiği Hertz Dalgaları denilen radyo dalgaları hakkında bilgi alır. Bir dergide, İngiliz fizikçi Oliver Lodge’un 1894’te icat ettiği telsiz telgraf hakkındaki yazı da onu çok etkiler. Radyo dalgalarıyla çalışan bir telsiz telgraf yapmaya başlar. Hertz’in icat ettiği bir radyo dalga üreteci, Brandly’nin icat ettiği bir alıcı, bir telgraf maniplesi (anahtar) ve bir yazıcı ile ilk cihazı yapar. Daha sonra Marconi, telgrafın antenlerini büyütür ve yere dik olarak yerleştirip topraklama yapar. Bu sayede, sinyallerin daha uzağa iletildiğini keşfeder.

Marconi, 1909’da telsiz telgrafın gelişmesine yaptığı katkılar nedeniyle, Alman fizikçi Sterling K. Brown ile birlikte Nobel Fizik Ödülü’nü kazanır. Radyonun icadında, Marconi’nin telsiz telgrafa yaptığı katkılar ve telefonun 1876’ta icadı da rol oynar. ABD’li Reginald Aubrey Fessenden, telsiz telgraf ve telefon teknolojilerini birleştirip insan sesini telsizle iletme deneyler sonucunda meteoroloji dairesinin telsiz telgrafını insan sesini iletecek hale getirir. Bu telsizler, gemilerde yaygın bir şekilde kullanılır. Fessenden, 1906’da ilk kez müzik yayını yapınca, gemiler dünyanın ilk radyo yayınını dinler. Dünyada ilk resmi radyo yayını 1920’de yapılır. Ülkemizde ise ilk radyo yayını 1927’de Ankara Radyosu ile başlar. Telsiz telgrafı geliştiren Marconi ve radyoda ilk kez ses yayınlayan Fessenden dışında çok sayıda mucit ve bilim insanı radyonun icadına katkı yapar.

7bc233f317e.jpeg


5. Walkman


IPod, CD ya da Dolby ses sistemi değil, son 50 yılın en büyük müzik icadı, artık miyadını doldurmuş kabul edilen walkman’dir. Ünlü teknoloji dergisi T3’ün belirlediği listenin zirvesinde yer alan, ilk olarak 1 Temmuz 1979’da Japonya’da satışa sunulan Sony TPS-L2 model walkman, başlangıçta eleştiri konusu olsa da sonraki yıllarda müzik dinleme alışkanlıklarını temelden değiştirir. Walkman, Sony’de çalışan ve Japonya’dan ABD’ye uçarken opera dinlemek isteyen Akio Morita tarafından icat edilir.

a33c8508451.png



6. Gözlük

965 yılında dünyaya gelen, dönemin en büyük araştırmacılarından ve İslam fizikçilerinden olan Ebu Ali EL Hasan İbn El Haytam görme optiği ve lenslerle ilgili araştırmalarıyla optik biliminin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Optikle ilgili en önemli eser El Haytam’a ait olan Kitab-ül Menazır’dır. Uzun bir süre Roma İmparatoru Nero’nun gözlük kullanan ilk kişi olduğu zannedilmekteydi. Yakını görememesi ve ünlü tarih yazarı Plinius’un, Nero gladyatör dövüşlerini bir zümrütten bakarak izliyor sözleri, bu düşüncenin başlıca sebebiydi.

6b06dd65c82.jpeg


Bu buluşu gerçekleştiren kişinin kim olduğu, bütün araştırmalara rağmen hala sırrını koruyor. Ancak, bazı rivayetlerde Roger Bacon tarafından icat edildiğinden söz edilmekte. Bu kişinin 1250-1280 yıllarında Venedik’te yaşamış olması yüksek bir olasılık. Çünkü 13. yüzyılda, Ortaçağ’da Venedik, İtalya’da cam üretimiyle ünlü bir yerdir. Başka rivayete göre, gözlüğün ilk olarak İtalya’nın kuzeyinde, 1280 yılında, bir manastırda keşfedildiği düşünülmektedir. 4. yüzyıl ortalarında İtalyanlar gözlük camlarına belki şekillerindeki benzerlikten dolayı mercimek anlamında lenticchie adını verdiler. İngilizcesi de lentil olan mercimek, yaklaşık iki yüzyıl gözlük camı anlamında da kullanıldı. Günümüzde kullanılan lens adının kökeni de, bu sebeple mercimeğe dayanıyor. Gözlüğün bugünkü bilinen çerçeve form ve modelleri, 18. yüzyılda ortaya çıkmıştır. İlk gözlükçü dükkanı ise 1783’te Philadelphia’da açıldı.


7. Bilgisayar

Bilgisayarları kim icat etti sorusuna, Bill Gates, Alan Turing, Konrad Zuse ya da Steve Jobs şeklinde cevap verilebilir. Ancak, 1791-1871 yılları arasında yaşayan Charles Babbage, Difference Engine adında bir makine meydana getirmek istese de hayalini kurduğu binlerce parçadan oluşan bu makineyi, maliyeti ve çıkan politik sorunlar nedeniyle gerçeğe dönüştüremez. Bununla birlikte Babbage, cihazın tamamlanmasıyla ilgili planlarını iletmeyi başarır ve cihaz, 1991’de Londra’daki Bilim Müzesi’nde meydana getirilir. Difference Engine gerçekten çalışır.

7c5fb15031d.jpeg



John Mauchly ve Presper Eckert, 1946 yılında ilk elektrikli bilgisayar ENIAC’ı oluşturdular. Yapımı 4 yıl süren 167 metrekare alana sığan ENIAC adlı bilgisayar, 30 ton ağırlığa sahipti. Saniyede 385 çarpım, 38 de bölme veya karekök alma işlemi yapabiliyordu. Hafızasında sadece 200 sayıyı saklayabiliyordu. Bilgisayar sürekli çalışmak durumunda idi ve altı operatör tarafından programlanıyordu. Programlama yöntemi ise elle takılıp çıkarılan fişler, kablolar ve kumanda edilen düğmelerdi. ENIAC ağırlıklı olarak hava tahminlerinde, atom enerjisi hesaplamalarında, kozmik ışın çalışmalarında, termal tetikleme, rastgele sayı bulunmasında, rüzgar tüneli tasarımında ve diğer bilimsel araştırmalarda kullanıldı. 1951 yılından sonra ise endüstriyel amaçlı olarak kullanıldı. ENIAC, 8 yıl boyunca hizmet verir, 2 Ekim 1955 yılında fişten çekilir.

f8d112d60f0.jpeg


8. Çamaşır Makinası



1791’de Ferguson Hardie adında bir İngiliz, merdane kolunun tek yönlü hareketiyle, merdanelerin hem ileri hem de geri gelmesini sağlayan bir sistem geliştirir, bu sistem sıkma mekanizmasında kolaylık sağlasa da bütün işlemler insan emeğine dayanır ve yorucuydu. 1906’da Alva Fisher, elektrik enerjisi ile çalışan ilk çamaşır makinesini üretir. 1924’te ilk kurutmalı makineler piyasaya çıkar. 1937 yılında Bendix Corporation adlı şirket ilk tam otomatik çamaşır makinesini üretir.


1d836cec390.jpeg


9. Metro

Metro fikri ilk kez 1846 yılında Metropolitan Demiryolları’nı incelemekle görevli komisyonun üyelerinden Charles Pearson’ın kafasında oluşur. 1853 yılında bu amacı gerçekleştirmek üzere, North Metropolitan Railway Co. adlı şirket kurulur. İlk kez hattın yapımına 1860 yılının Ocak ayında, Londra’da Euston Square’de başlanır. 4 mil uzunluğundaki ilk hat, 10 Ocak 1863 günü saat 06.00’da hizmete girer. Yedi istasyon vardı ve tüm ulaşım süresi 33 dakika idi. Yolcu vagonları gaz lambalarıyla aydınlatılır. Metroda kullanılan ilk elektrikli tren ise 4 Kasım 1890 tarihinde, Londra’da kent merkezi ile South London’ı birbirine bağlayan hatta hizmete girer.

5aab1e7ad1c.jpeg


10. Televizyon

Televizyonu icat eden kişi John Logie Baird olarak bilinse de, televizyonun icadının tarihinde Philo Farnsworth, Charles Francis Jenkins gibi diğer mucitleri de unutmamak gerekir. Süreç, 1873 yılında Willoughby Smith tarafından, selenyumun elektrik direncinin ışık etkisi ile değişen fotoelektrik özellikleri bulunduğunu keşfetmesiyle başlar.

d31bc51e354.jpeg



Alman Paul Nipkow, 1884 yılında elektromekanik bir televizyon için patent alsa da, televizyon hiç çalışmaz, fakat tasarladığı dönen disk ilk televizyon görüntü rasterizeri olarak kabul edilir. 1897 yılında Karl Ferdinand Braun, katot ışınlı tüpü ve katot ışınlı tüp osiloskobunu (faz farkı, akım, gerilim, frekans gibi elektriksel değerleri ölçerek gösteren, elektriksel gözlem ve ölçüm cihazı) icat ederek televizyon teknolojisinin gelişmesine önemli katkılarda bulunur. CRT teknolojisi olarak bilinen bu icat günümüzde, yavaş yavaş televizyon ve bilgisayar ekranlarında düz ekran teknolojisi, LCD, LED, Plazma gibileriyle yer değiştirir.

Rus bilimadamı Constantin Perskyi, 25 Ağustos 1900 tarihinde Paris’te ilki düzenlenen Uluslararası Elektrik Kongresi’nde televizyon kelimesini ilk kullanan kişi olur. 1920’li yıllarda, birçok bilim adamı ve mühendis elektronik vericiler üzerindeki çalışmalarına hız verir. 7 Eylül 1927 de, Philo Farnsworth laboratuvarında bir kamera ve bir verici tüpü kullanarak tek çizgi bir görüntü iletir. Bir yıl sonra insan resimlerinden oluşan görüntüleri kamuoyuna gösterir. 1926 yılında Londra’da John Logie Baird çok küçük bir görüntü veren ilk televizyonu icat eder.

İlk televizyon yayını 1928 yılında İngiltere’de BBC aracılığıyla yapılır. 1936 senesinde Alexandra Palace, yine BBC aracılığıyla 405 çizgi sistemiyle en net görüntüyü elde eder. Bu sistem, İngiltere’de 1964 senesine kadar devam eder.


11. Fotokopi Makinası


1903’te George C. Beidler, tarafından icat edilen ilk fotokopi makinesi aslında çoğaltılacak belgelerin fotoğraflarını çekiyordu, ama sürecin yavaş ve uzun olmasından ötürü rağbet görmez. Çağdaş fotokopi makinesi ise 8 Eylül 1938’de patent başvurusunu yaptığı, elektron fotoğrafçılığı adını verdiği yöntem ile Chester F. Carlson tarafından icat edilir. Carlson, makinanın üretim hakkını Haloid Corporation’a satar. Bu şirket, Carlson’ın buluşunun adını Yunanca’da kuru yazmak anlamına gelen xerography olarak değiştirir. Haloid şirketi, zerografi ilkesiyle çalışan ilk fotokopi makinesini 1959’da üretir, makine öylesine tutulur ki, şirket daha sonra adını Xerox Corporation olarak değiştirir.


ba12fa96944.jpeg



12. Motorsiklet

İlk motorsiklet, ABD’de 1868’de Sylvester Howard Roper tarafından, bir bisiklete küçük bir buhar makinesi takılarak yapılır. Aslında Roper, motorsikleti yapmadan önce bir dikiş makinesi icat eder ve motorsikletin ardından da buharlı bir otomobil yapar. Roper, buharlı motorsikleti yıllar içinde geliştirir ve 1896’da en son modeliyle yaptığı hız denemesinde saatte 64 kilometre hıza ulaşır. Ancak, Boston’da Charles Nehri üzerinden Harvard Üniversitesi’ne ulaşan köprüde maksimum hıza çıktığında kaza yapıp ölür.


da4f747a5be.jpeg




İngiltere’de Edward Butler’ın 1884’te yaptığı ilk benzinli motorsiklet üç tekerlekliydi. Almanya’da Gottlieb Wilhelm Daimler, bir arkadaşıyla birlikte 1885’te Almanların ahşap bisikletine içten yanmalı motor takarak ilk benzinli ahşap motorsikleti üretir. Motorsiklet günümüzdeki formuna 1894’ten sonra kavuşur.

c766d781f65.png


13. Buzdolabı

Amerika’nın kurucu babalarından Benjamin Franklin, aynı zamanda bir mucit ve bilim adamıydı. 1758 yılında kimyager John Hadley ile ortaklaşa çalışıp çeşitli maddelere ısı uygular ve buharlaşma mekanizmalarını araştırır. Termometre üzerine kısa aralıklarla eter döktüklerinde derecenin sıfırın altına düşmeye başladığını görürler. Bu, buzdolabının keşfi için büyük bir adımdır.

6fbd4b5a75d.jpeg


Bir başka Amerikalı Oliver Evans, bu deneylerdeki sonuçları kullanarak 1805 yılında bir buzdolabı prototipi tasarlar. Genç bir mucit olan Jacob Perkins, onun buzdolabı modelini devralarak biraz daha geliştirir ve 1834 yılında bu buluşu için patent alır. John Hague adlı başka bir araştırmacının Perkins’e yardımı ile ilk buzdolabı üretilir. Tabii bu ilk modellerde tehlikeli bir madde olan amonyak kullanılıyordu. Evlerde kullanıma yönelik ilk buzdolabı ancak 1913’te satışa sunulur. Piyasaya sürülen bu ürün ilk kez Chicago’da üretilip satılan Domelre idi. Soğutma ünitesinin dolabın üstüne takılmış olması estetik bir dezavantaj yaratmış ve albenili bir ev eşyasından çok, bir sanayi aygıtına benzemiştir.


4c08590e54a.jpeg




14. Telefon


Graham Bell’in annesi ve eşi işitme engellidir, dedesi ve babası da yıllarını işitme engellilere adamıştır. Bell, kuramsal bilgilerini teknik destekle yaşama geçirmeye ve işitme engelliler için duymalarını sağlayacak aletler yapmaya girişir. Thomas Watson adlı bir elektrik mühendisi ile birlikte çalışmaya başlar.Bell ve Watson, 1875 yılında sesin tel üzerinden bir başka yere gittiğini ortaya çıkarır, ancak ses anlaşılmaz bir durumdadır. Bell atölyede denemelerini sürdürürken telefonu çalıştırmak için kullandığı bataryadan pantolonuna asit dökülür. Watson’u yardıma çağırır: “Bay Watson, çabuk buraya gelin. Sizi istiyorum.”

Bell yardımcısını yardıma çağırırken farkında olmadan 10 Mart 1876’da ilk telefon görüşmesini yapar. İlk el telefonunu geliştirmek için Bell teknik sorunları alt etmeye çalışır. 1880 yılında Bell’e yardım eden Tainer, radyofon adını verdikleri aleti dener. Bir okulun tepesine çıkan Tainer, çok uzaktan görebildiği Bell’e telefonla seslenir: “Bay Bell. Bay Bell. Beni duyabiliyorsanız lütfen pencerenin önüne gelip şapkanızı sallayın.” Bell şapkasını salladığında artık telefon, doğumunun ardından emeklemeye başlamıştır.


87cac2bbd05.jpeg



15. Cep Telefonu



Günlük yaşantımızın vazgeçilmez teknolojik aletlerinden biri olan cep telefonunun icadı çok da eskilere dayanmıyor. Martin Cooper, cep telefonunu 1973’te Motorola’da mühendis olarak çalışırken icat etti. İlk cep telefonu günümüzde kullandığımız cep telefonlarından oldukça büyük ve ağırdı. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte daha fonksiyonel hale geldi.


32b5d3e5ee4.jpeg


16. Dikiş Makinası


Dikiş makinası fikrini ortaya ilk atan Charles F. Weisenthal adında bir İngiliz’dir. 1755’te çeşitli parçaları üzerinde çalışmalarda bulunup makinayı yapmaya çalışır. 1790’da İngiltere’de Thomas Saint, 1804’te Amerika’da Stone ile Handerson da dikiş makinesi planları üzerinde çalışırlar, ancak pek kullanışlı olmayan bir makina yaparlar.

1f34dd750e8.jpeg



En sonunda, 1830’da Fransa’da Barthélemy Thimonnier, bugünkü dikiş makinelerine benzeyen bir makine yapmayı başarır. Tahtadandır, bunlarla orduya elbise dikilir. Fakat, halk bu icat yüzünden insanların çalışamayacağını düşündüğünden ayaklanır, makinaları kırarlar.

Thimonnier, 1850’ye doğru madenden yeni bir makine yaparken, Amerika’da Walter Hunt, Allen B. Wilson gibi mucitler de dikiş makinesinin çeşitli parçaları üzerinde yeni yeni buluşlar ortaya koyarlar. O devre göre en kullanışlı makineyi Amerika’da Elias Howe ile Isaac Singer yaparlar. Makinenin başarısı yüzünden iki taraf birbirini kendi planını kopya etmekle suçlasalar da, anlaşırlar. Howe’nin beratını da Singer satın alır. Singer’in bu makinesi zamanla geliştirilir, el ile çalıştırılırken ayakla, elektrikle çalıştırılır hale gelir.
 
Geri