Tarih Hayatı Destanlaşan Meçhuller

🕒 Konu sahibi 4 saat önce aktifti
Mehmet SUCU


Tarihi yapanlar ve yaşayanlar başka, yazanlar başkadır.” diye veciz bir söz vardır. Bu söz, bizim geçmişimiz için söylenmiş gibidir. Çünkü son Nebi’den (sas) bu yana O’nun kutlu ocağının çerağları hükmündeki kutsîlerin yetiştirdiği nice isimsiz kahraman var ki onlar, dünyanın dört bir yanına dağıldılar. Bulundukları her mevkide öyle prensipli hayat sürdüler ki, inandıkları değerleri yaşama ve yaşatma adına hep ukbâ eksenli oldular. Düstûrları vardı ve hayatlarını bu düstûrlara göre tanzim ettiler. Kendi hayatlarıyla birlikte yakınlarının ve sevdiklerinin hayatlarını da inandıkları davaya adadılar. İsim ve unvanlarını telâffuz etme ve ön plâna çıkarma hevesleri olmadı hiç. Onların, ancak ölümlerinden sonra insanlık adına bıraktıkları boşluğun büyüklüğü fark edilince hayatları destanlaştı. Onlar, kendileri için destanlar yazılsın diye yaşamadılar elbette. Ama öyle bir hayat sürdüler ve ölüme öyle yürüdüler ki, ancak onların sürdüğü hayatlar destanların konusu olabilirdi. Şairin,

“Tarihe girersin de, bilinmez nedir ismin,
Tarihi yaparsın, gene efsanedir ismin.
Yoktur yerin üstünde, omuzlarda cenazen
Yoktur yerin altında bakıyyen bile bazen.
Kabrin, o da yok; varsa, kırık bir taşı yoktur
Naşın gibidir, gövdesi yoktur, başı yoktur.”
Mithat Cemal Kuntay
 
Geri