Hayatı Değiştiren Müslüman İcatları

  • Kullanıcı Mueddeb
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Bunları Biliyor musunuz? Arşiv
Konu sahibi son olarak 1666 gün önce görüldü
AMELİYAT: Ünlü doktor El Zehravi, 1000 yılı civarında, 1500 sayfalık bir resimli ansiklopedi yayınladı. Ameliyatın içeriklerini anlatan bu ansiklopedi yayınlandığı günden itibaren 500 yıl boyunca Avrupa’da doktorların başvurduğu bir kaynak oldu.



El Zehravi’nin birçok keşfi arasında, erimekte olan kedi bağırsağını yaraları dikmekte kullanmak da vardı. El Zehravi ayrıca, ilk sezaryen ameliyatını gerçekleştirdi ve ilk forsepsi icat etti.





KAHVE: Kahve ilk olarak dokuzuncu yüzyılda Yemen’de üretildi. İlk kullananlar, uzun ibadet gecelerinde ayık kalmaya kalan Sufilerdi.



Sonradan bir grup öğrenci tarafından Kahire’ye getirilen kahve, kısa bir süre içinde bütün bölgeye yayıldı. 13’üncü yüzyılda Anadolu’ya ulaşan kahve, 16’ıncı yüzyılda Venedikli bir tüccar sayesinde İtalya’ya getirilerek ilk defa Avrupalılarla buluştu.


UÇAK: Abbas bin Firnas, uçmak için bir araç geliştiren ve uçmayı başaran ilk insandı. Dokuzuncu yüzyılda kanatlı bir araç geliştiren Firnas, bir nevi kuş kostümü ortaya çıkardı

Firnas, İspanya’nın Cordoba şehrinde giriştiği ilk denemesinde havalanmayı başardı ve yere düşüp belini kırmadan önce birkaç dakika uçmayı başardı. Firnas’ın tasarımları şüphesiz yüzyıllar sonra ünlü İtalyan sanatçı Leonardo da Vinci’yi etkilemişti.

Genç prenses Fatima el-Firhi 859 yılında Fas’ın Fez kentinde birinci seviye eğitim sunan bir üniversite açtı. Kız kardeşi Miriam, üniversiteye bitişik bir cami kurdu ve iki yapı birden Karaviyyin Medresesi’ni oluşturdu.

Sabun: Mısır ve Romalılar bazı materyalleri temizlik için kullansa da bitkisel yağları sodyum hidroksit ile birleştirip ilk sabunu yapan Müslümanlardı.

Çelik yelek: ilk kez ok geçirmeyen giysiler yapanlar Müslümanlar. Hıristiyanlar bunu Haçlı Seferleri sırasında öğrendi.

Bahçe: Bahçeyi çiçek ve sanat eserleriyle süsleyip meditasyon merkezi haline getirenler Müslümanlardı.

Halı: İnsan figürünün kullanılmaması Müslüman dünyasında halıcılığın da gelişmesini sağladı.
 
Cebir

Cebir kelimesi, İranlı matematikçi Harezmi’nin dokuzuncu yüzyılda yayınladığı ünlü “Hesab ül-Cebir vel-Mukabele”, (Düşünce ve Denge Hesapları) isimli tezinden gelmektedir. Yunan ve Hindu sistemlerinin köklerine dayanan yeni cebir düzeni, rasyonel sayıları, irrasyonel sayıları ve geometrik büyüklükleri birleştirici bir sistemdi. Harezmi, üslü sayılar fikrini de ilk kez ortaya atan kişiydi.

Optik

Çok bilinmeyen bir gerçek de optik alanındaki ilk büyük adımların Müslüman dünyasında atılmış olmasıdır. 1000 yılı civarında İbni Heysem, insan gözünün nesnelerden yansıyan ve göze giren ışık huzmeleri sayesinde bu nesneleri görebildiğini kanıtladı. İbni Heysem böylece Öklid ve Batlamyus’un ışığın göz tarafından saçıldığı teorilerini de yanlışlamış oldular. Bu büyük Müslüman fizikçisi ayrıca, optik sinirle beyin arasındaki bağlantı sayesinde nesnelerin dik görülmesini sağlayan karanlık kutu (camera obscura) tekniğini keşfetti.

Müzik

Müslüman müzisyenlerin yaptığı müzikler, sekizinci yüzyılda yaşamış olan Frank kralı Şarlman döneminden itibaren Avrupa’yı etkilemeye ve Bağdat ve Cordoba’nın müziğiyle rekabet etmeye başladı. Ortadoğu’dan Avrupa’ya gelen birçok enstrümanın arasında lavta ve kemanın atası diyebileceğimiz rahab da bulunuyordu. Ayrıca modern müzik ölçülerinin de Arap alfabesinden doğduğu söylenmektedir.

Diş fırçası

Diş fırçası kullanımını ilk kez, 600’lü yıllarda Hz. Muhammed döneminde yaygınlaşmaya başlamıştı. Misvak ağacından alınan dalları kullanan Hz. Muhammed, dişlerini temizler ve nefesini tazelerdi. Misvaka benzerlik gösteren malzemeler bugün üretilen diş macunlarında kullanılmaktadır.

Manivela

Devrimsel manivela bağlantılı mil sistemi dahil olmak üzere, modern dünyada kullanılan birçok otomatik sistem ilk kez Müslüman dünyasında kullanılmaya başlandı. Devirli hareketi, doğrusal harekete çevirmeye yarayan manivela ağır nesnelerin kolaylıkla kaldırılabilmesini sağladı. El Cezari tarafından 12’inci yüzyılda keşfedilen bu teknoloji, dünya çapına yayılarak, bisikletten içten yanmalı motorlara kadar birçok icadın önünü açtı.

Hastaneler

Hasta koğuşları ve eğitim odalarıyla bugün bildiğimiz anlamda hastanelerin temelleri, dokuzuncu yüzyılda Mısır’da atıldı. Bilinen ilk hastanelerden biri 872 yılında Kahire’de kurulan Ahmed bin Tolun hastanesiydi. Tolun hastanesi hasta olan herkese gerekli bakımın gösterilmesi şeklindeki Müslüman geleneği dolayısıyla ihtiyaç sahiplerini bedava tedavi ederdi. Kahire’de temeli atılan modern hastaneler, kısa zaman içinde tüm Müslüman dünyasına yayıldı.

Kaynak: CNN
 
vay beee... tüm icatlardan müslümanlardan çıkmışta ondan sonra devamını getirmek bize nasip mi olmamış yoksa bu icatlar bize yeter diyip geliştirmekte veya başka icat yapmaktan mı vazgeçmişiz anlamadım ki..

paylaşımın için teşekkürler...
 
vay beee... tüm icatlardan müslümanlardan çıkmışta ondan sonra devamını getirmek bize nasip mi olmamış yoksa bu icatlar bize yeter diyip geliştirmekte veya başka icat yapmaktan mı vazgeçmişiz anlamadım ki..

paylaşımın için teşekkürler...

Rica ederim.Eski müslümanların ufku daha genişmiş sanırım, insanlıga faydalı işler için uğraşmışlar, şimdikiler sadece birbirileri ile kavga ettiklerinden icat falan kalmadı.Olanları da batıracagız bu gidişle zaten
 
Bir zamanlar " İlim Çinde'de olsa gidip alınız " diyen bir peygamberin ümmeti vardı ..
Şimdi mi ?
Ümmet felan kalmadı ortada .. İlim hazinesini de batılılara kaptırdık ..
 
Ve "bana bir harf ögretenin 40 yıl kölesi olurum" diyen Bir Halife de (Hz ali) vardı..Böyle bir peygamber böyle bir ehli beyt ve sahabe, ardından bugunku durum.İçler acısı evet malesef
 
eee durum içler acısı demek yetmiyo işte:) ecdad istanbulu fethetti eyvallahta sıra gençlerde, dünya fethedilmeye hazır :)
 
Geri