Hayata yön vermiş / iz bırakmış albümler

Konu sahibi son olarak 14 gün önce görüldü
selam.
gerek içeriğiyle, gerek kapak fotoğrafıyla iz bırakmış albümlerin hem sizdeki hikayesini, hem de albümün yapılış hikayesini anlatabileceğimiz bir topic olsun istedim. bakalım neler çıkacak.



Sakin - Hayat Albümü
Sakin_Hayat_Albüm_Kapağı.jpg


tarih 2008 yılının mart ayını gösterirken, ilerde de bahse konu olacak olan Kötü İnsanları Tanıma Senesi ile aynı haftada iki adet şahane albüm yayınlandı. ilk dinlediğim zamanı hâla anımsarım. Onur'un tiz sesi ve söyledikleri politik parçalar harikaydı. bu albümden sonra rock/metal müziğe bakış açım daha çok değişti ve bende unutulmaz bir iz bıraktı. favori parçalarım ise; edepsiz komedya ve denek hayatım.

çok sonraları onur'un pop müziğe yönelip beni göt etmesi ise tarihe altın harflerlen yazılacaktı.
 
Son düzenleme:
Tool - 10000 Days Albümü

10000_Days.jpg

itiraf ediyorum tool grubunu çok geç tanıdım. daha önce dream theater ile yüzlerce saat dinleştik ama tool progresif metale bambaşka bir boyut getirmişti bu albüm ile. maynard james keenan abimizin sesi 10000 days parçasında hiç olmadığı kadar sakin ve ürperticidir bu albümde. annesine ithaf etmiştir. vicarious ise haykırır insanın içindeki pisliği. jambi parçası ise size güç verir, sokakta dinlerseniz yürüyüşünüzü değiştirir. sağ ol maynard, sağ ol danny. beni o saçma anksiyete illetinden kurtardığınız için... (aynen burayı okuyorlar kesin)
 
The Bends Albümü

ab67616d0000b2739293c743fa542094336c5e12.jpg


radiohead'cileri ikiye bölen albüm. bir diğeri de ilerde de bahsedeceğimiz ok computer albümü. tek kelimeyle şahane. bu albümden sonra birçok müzik grubu doğmuş, bir çok şarkıya ilham olmuştur. thom yorke abime selam ederim ellerinden öperim. genellikle gergin hissettiğim zamanlar açarım, özellikle albümü sırasıyla dinlerim. favori parçalar ise; albüme ismini veren the bends, high and dry ve tabiki street spirit



albüm kapağı hikayesi ise şöyledir. (ekşişeylerden alıntı)

"üniversite bittikten birkaç yıl sonra thom, ansızın stanley'i arıyor ve the bends'in albüm kapağını hazırlaması için stanley'e teklifte bulunuyor. o dönem son derece meteliksiz bir vaziyette olan stanley teklifi kabul ediyor. bunun üzerine grupla birlikte hastaneye gidiyor ve medikal amaçlarla kullanılan bir mankeni çekim için kaçırıyorlar. "my iron lungs" şarkısına ithafen ciğerli miğerli bir şeyler bulmayı planlarken medikal mankenle stüdyoya dönüyorlar. stanley, tüm süreci içinde video kaset olan eski bir kamera ile tamamlıyor, bu da kapaktaki düşük netliği açıklar nitelikte. bu süreç boyunca kendisini epey telaş içerisinde hissetmiş. sebebi de her zamanki gibi, radiohead'in son dakikaya iş sığdırma sevdası ve belirli sürede yetiştirilmesi gereken bir albüm kapağının mevzu bahis olması imiş."
 
Epey bir albüm geldi aklıma. Hepsinin de bende ayrı yeri ve izi vardır. Biraz zor oldu ama onlar içinden birkaç tanesini ayırdım.

1. Daft Punk - Random Access Memories........ 2. Muse - Absolution........................................ 3. Massive Attack - Protection
1.jpg 2.jpg 3.jpg

Birazdan altlarını dolduracağım.
 
Tarkan - Karma Albümü

zpZDTTB.jpeg


çocukluktan ergenliğe geçiş döneminde gerçekten tarkan'ın yeri hep bende başkaydı. dönem dönem "tarkan gaymiş" gibi magazinsel saçmalıklara maruz kalsa da, tarkan hep türkiyenin en iyi sesi olmuştu bende (en azından o dönem). bu albüm de resmen o magazinsel saçmalıklara bir cevap niteliğindeydi. ortalığı kasıp kavuran kuzu kuzu ise albümün en iyi şarkısıydı. hüp klibi ile türkiyeye standartlarının üzerinde olduğunu gösterdi bir kez daha bizlere. bu klibin çıktığı zaman hiç unutmam ilkokul 5. sınıftaydım ve tuba'nın eline bir kağıt tutuşturmuştum: arkadaş olalım mı? tuba ise : e biz zaten arkadaşız canım dediydi. sonra o başka şehre taşındı. (fırkh)

albümde öne çıkan diğer parçalar ise; aşk, ay ve sen başkasın'dır.
 
Son düzenleme:
destiny's child grubun ''fulfilled'' albumu. eskiden, yani 10-11 yaslarimda izledigim, ehum ehum* gizlice izledigim The Box diye bir muzik kanali vardi. o donemin en populer r&b/pop sarkilarini bu kanalda, hatta 18+ olarak saydigimiz muzik kliplerini ilk orada gormustum. ben bu girlband'lerin kiyafetleri ve danslariyla buyulenmistim. evimizde bir ''oyuncak odasi'' vardi (kalabalik ve cok cocuklu aile problemz) ve orada kucuk televizon vardi ayriyetten. o odada ne danslar ettim. jennifer lopez'in get right sarkisini da bu kanalda ilk gormustum. giyindigi ceketi, gobegi gorunur sekilde begeniyordum mesela. ben de kazagimi kivirarak, gobegim gorunur sekilde ayna karsisinda bu sarkida dans ederdim.

hala destiny's child dinleyebilirim ben. hayatima yon vermedi, ama farkli bir dunya ve genre ile tanistirip, muzik zevkimi kesfetmeme yardimci oldu. ben hala OLDSKOOL 2000'LI YILLARIN r&bcilerdenim. gulmeyin efenim, gulmeyin.

albumun tamami:
 
IMG_5033.jpg

hayata iz bırakmış albümlerin kapağı googledan bulunmaz....... satın alınır, arşivlenir, göz önüne konur...............
benimkiler 6 tane........ soldan sağa hikayeleri de şöyle......... gençlik kanının fokur fokur kaynadığı zamanlarda dinlenmiş bağırmalı çağırmalı, baş ağrıtan yabancı rocktan, yaşlandıkça daha hafif, sakin, baş skmeyen, rocka geçiş........ hatta hayatıma iz bırakan albümlerin ikinci döneminde neyse solisti selim kırılmazla kendi içimde bir mevlana&şeyms aşkı da yaşamış olabilirim....... hatta bi dönem biraz daha ileri gidip birbirizin storilerine gözden kalp fışkıran emojiler bile atmış olabiliriz........... <3333333

Ekran Resmi 2022-12-01 15.49.41.png
 
Yavuz Çetin - Satılık
Adsız.png



bir çok sanatçı genç yaşta intihar etmiştir. bunlardan en çok ama en çok kızdığım, hayıflandığım yavuz olmuştur. yaşamış olsaydı türk rock müziği şu an çok daha başka yerlerde olabilirdi. bilemiyorum. spekülasyon yapıyorum belki de kendimce. neyse.

yavuz çetinle tanışmamız lise dönemlerime gelir. ve sonrasında hem onun ölüm yıldönümünde, hem de benim doğum günlerim açarız dinleriz bu albümü usul usul. ruhu şâd olsun. ilk adlı albümü de güzeldir ancak bu son olduğu için midir, bipolar krizlerinde yazıldığı/çalındığı için midir hep bir başkadır bende. hayata yön vermiş midir? tartışılır. ancak iz bıraktığı aşikâr.

neyse, akşam oldu hüzünlendim ben yine.
 
1669982553505.png

opeth'le tanışmam lisede bir arkadaşım sayesinde olmuştu. o kısa smslerin olduğu dönemde üşenmeden şarkılarını yaza yaza beni dinlemeye sevk etmişti. buradan kendisine teşekkür etmek isterim öncelikle çünkü artık arkadaş değiliz, sadece buradan edebilirim. ilk vurulduğum şarkısı klasikleşen ''to bid you farewell'' şarkısı olsa da, beni bambaşka diyarlara götüren ve bütün şarkılarıyla iz bırakan albümü ''damnation'' olmuştur. ruhunu teslim ederken dinlenecek albümler konusu açsak mesela oraya da bunu yazabilirdim. albümdeki favorimi bir türlü seçemiyorum, genel dinleyici kitlesini düşününce ''windowpane, in my time of need, hope leaves'' şarkıları ön plana çıkmıştır ama gelin görün ki bir gün biri gelse ve dese ki seninle ''ending credits'' olmak isterim, hiçbir şey söylemeden de her şeyi hissebilmek, ben düşerim. işte bu şarkı tam olarak öyle. death whispered a lullaby şarkısına da haksızlık etmeyerek sonlandırayım. şu an bunları yazarken gözlerimden bir damla yaş akmasın diye zorluyorum kendimi. gecenin bir köründe illa ki üzüleceğim, şimdilik iyiyim. sizi seviyorum. <3
 
1671645481489.png
ben şimdi bu albümü hatırladıysam ve duygulandıysam neden tek başıma kalayım ki? gerçi jeff'le baş başa kalmak hayallerimden biri de olabilirdi. yanlış zaman be jeff... grace albümü hayattayken kaydettiği tek albümüdür. peki albümü dinlerken hayatta gibi hissediyor muyuz? asla. bu albüm bence hepimizi biraz mississipi nehri kıyısına götürüyor, jeff diyor ki: ''hadi geliyor musunuz?'' bi an gitmek istiyorsunuz onunla, sonunu bildiğiniz bir şeye gitmeye ne kadar cesaret edebilirseniz oraya kadar gidiyorsunuz, belki tutup onu da döndürürüz kıyıya diye bir umutla. pek öyle olmuyor. beni her seferinde o nehre atan, çırpınmama sebep olan ama yeniden kıyıya ulaştıran bir albüm çünkü birileri dönmek zorunda, jeff'i anmak zorunda.
albümde en çok dikkat çeken şüphesiz ''hallelujah'' şarkısıdır. şarkıya öyle bir dokunmuştur ki, orijinalini bi daha dinlediğimi hatırlamıyorum. ilk tanışmamız ''lilac wine'' şarkısıyla olduğu için de o coverın yeri çok ayrıdır. mojo pin, grace, eternal life, forget her, lover you should've come over, last goodbye, so real diye uzayıp giden listemde yüzüne asla bakmam dediğim tek bir şarkısı bile yok. şimdi albümü dinlerken kendi kendime ''onu belki de bu kadar özel kılan o nehre girmesiydi'' diyorum ve ekliyorum ''bir gün belki kavuşuruz.'' <3
 
şahsım adına bu albüm Metallica'nın Load albümüdür.
90 larda hemen hemen her ergen gibi kemerime taktığım walkman' ile popüler pop şarkıları ve her yıl güncellenen summer hit's albümlerini dinlerdim.
taa ki babamın arkadaşının işlettiği cafeye icra gelene kadar.
babamın arkadaşı icra memurları her şeyi almasın diye, bilgisayarını ve cafede çaldığı albümleri bana vermişti. tabii ki içinde metallica'nın load albümü de vardı.
bu benim hem arkadaş çevremi, hem yaşam tarzımı değiştirdi.

hell yeaah =)

1671647989205.png
 
8-9 yaşlarımdayken sony müzik setinde bu görselde gördüğünüz iki albümü dinlerdim.Yemek yedikten sonra bir onu bir diğerini takardım.Sadece bu iki albüm varmış gibi sonra bir ara evden uzaklaştım kayboldum.Beni bir başka evde buldular eve geldik sonra biraz azar işittikten sonra tekrar bu albümleri dinledim.Böyle bir hikayesi var. :))


b42fc56f66715d7cd6175dd42d84d4df.jpg
51Nj2HZmHdL._AC_SY355_.jpg
 
1679167244485.png
VEGA - HAFİF MÜZİK (2005)
vega'nın tamam sustum ve tatlı sert albümlerinin içinde de çok sevdiğim şarkılar olmasına rağmen, türkçe rock'a daha çok alışmaya başladığım yıllarda televizyon ekranlarında hafif müzik albümünün ilk kliplenen şarkısı ''serzenişte''yi beklemek ayrı bir keyifti. mert koral'ın gruptan ayrılmasıyla yola iki kişi devam ettikleri ilk albümleri. benim için rap müzikle vedalaşmanın vakti geldiğini hissettiğim yıllardı. odamın duvarlarını rock-metal gruplarıyla doldurmaya başlamıştım. artık rapin asiliği yetmiyor diye daha sert ve farklı bir şeylere ihtiyaç duyuyordum muhtemelen, ki vega bu sertliğin içinde de en pamuksu olanıydı. vega'yı daha görünür kılan bir albüm olduğundan(rock'n coke yolları taştan) kendileri için de bu albümün dönüm noktası olduğunu düşünüyorum. isterseniz gidin sorun... albüm serzenişte şarkısıyla patlasa da, ''hafif müzik, mendil, ankara, elimde değil'' gibi muhteşem şarkıları barındırsa da, benim için albümün en yeri ayrı olan eseri ''uçları kırık'' şarkısıdır. özellikle şarkının içinde geçen ''dileğini tutmuş sayar sonsuzdan geri'' cümlesinin, bildiğim bütün şarkıları unutsam bile unutamayacağım tek şarkı sözü olduğunu söyleyebilirim. seviyorum sizi.
 
images (6).jpeg

Pantera - Cowboys From Hell

İlkokul yıllarımdayken rap müziğe heves salmıştım, underground şeylerin cezbediciliği o zamanlardan ruhumuzda varmış demek. Ortaokulda ise daha rock müzik dinler olmuştum, içten içe de müzik bu üstat ya enstrüman dinliyorum rap neymiş öyle fl stüdyo diye kendime kızıyordum.

Tabii genciz kanımız kaynıyor, rock müzik kesmemeye başladı internette bu kadar yaygın değil o zamanlar metal müzike pek erişmiş değiliz. Neyse liseye geçtim, 911 Rock Cafe diye bir kafe vardı, görünce hele gideyim dedim. Önceden sağda solda fear of the dark, master of puppets falan işitiyoruz ama İlk kez bilinçli bir şekilde metal müzikle orada karşılaştım. Çalan Pantera'nın Cowboys From Hell albümünden Cemetery Gates ti. Dumura uğradığımı hatırlıyorum. Sonra güzel metalci abilere mp3 playerlarımızı verdik şarkılar attılar bize. Sonra en yakın arkadaşlarımdan biriyle paslaştık sürekli derken derken daldık metal müzik evrenine tamamiyle.

Şu an , eskisi kadar dinlemesem de Headbang playlistim durur hala telefonumda, hala önerilenlerin %80 i metal müziklerdir ama şu an bile dönüp baktığımda Pantera'nın müziğinden daha iyi müzik dinlemedim derim kendi kendime.

Reunionlanmışken hazır belki bir umut bir gün Dimebagi dinleyememiş olsam da Zakk ı dinlerim diye bekliyorum.
 
1713995052599.png

anathema - alternative 4
gece gece aklıma böyle harika bir konunun varlığı geldi, spotify karışık listemde denk gelen ''shroud of false'' sonrası soluğu aldık. bir albüme ''en iyi'' demek kolay kolay denilebilecek bir şey değil ama anathema'nın en iyi albümü diyebilir miyiz? desek yanlış olmaz bence. diğer albümlerindeki şarkılar alınmasın onları da severiz. ''lost control'' bataklığına düştükten sonra daha da dibe çökebilir miyim denemesi yaparken çökebildiğimi hissettiğim albüm. şimdi dinlerken çökecekmişim gibi gelmiyor ama çöktüğüm zamanları çok iyi hatırlatıyor. (genel) içinden favorilerimi seçmek de kolay değil, mesela iki gıdım sözüyle yıkabilen ''inner silence'' şarkısı. belki ilk akla gelenlerden değildir ama kısa ve etkili olmak tam böyle bi şeydir. lost control, fragile dreams, regret, feel... ne diyebilirim ki, öyle...
konuyu da hortlatmış olayım, oh.
 
selam.
gerek içeriğiyle, gerek kapak fotoğrafıyla iz bırakmış albümlerin hem sizdeki hikayesini, hem de albümün yapılış hikayesini anlatabileceğimiz bir topic olsun istedim. bakalım neler çıkacak.



Sakin - Hayat Albümü
Ekli dosyayı görüntüle 72015


tarih 2008 yılının mart ayını gösterirken, ilerde de bahse konu olacak olan Kötü İnsanları Tanıma Senesi ile aynı haftada iki adet şahane albüm yayınlandı. ilk dinlediğim zamanı hâla anımsarım. Onur'un tiz sesi ve söyledikleri politik parçalar harikaydı. bu albümden sonra rock/metal müziğe bakış açım daha çok değişti ve bende unutulmaz bir iz bıraktı. favori parçalarım ise; edepsiz komedya ve denek hayatım.

çok sonraları onur'un pop müziğe yönelip beni göt etmesi ise tarihe altın harflerlen yazılacaktı.
İstanbul'da eski şarkılarını seslendirdiği tribute konserleri oluyor ara sıra gidiyorum, hala aynı ve hisle söylüyor şarkıları.
Benim için de bu albüm gerçekten efsanelerdendir.
 
1714073014539.png1714073133373.png
mor ve ötesi - dünya yalan söylüyor / büyük düşler
bakın bu iki albüm var ya benim zorla götürüldüğüm artvin yollarında sığındığım albümlerdir. babamın açtığı o zaman mıymıntı gelen şarkılara vurduğum bir darbedir. türk rock tarihindeki en iyi albümlerdendir bana göre. her derde deva, her hisse tercüman, her isyana destek şahane iki albüm.
dünya yalan söylüyor albümünün ''cambaz'' ve ''bir derdim var'' marşları var bi kere, istesen de unutamazsın, ölsen vazgeçemezsin. ''sevda çiçeği'' coverının kral tv'yi ele geçirdiği muhteşem dönem. ''re'' gibi bir şarkının keşfedildiği o an. ''içim yanar, içim bilmez, içim var, içim düşünmez, içim aşk, içim değişmez, içim saf, içim kirlenmez'' gidin be kardeşim işinize, böyle şarkı yapamazsınız dedirtiyor. ''uyan'' gibi bir efsane, ''aşk içinde'' gibi bir gerçek... övmekten zehirlenicem.
büyük düşler albümüne geçince ölene kadar bambaşka yerlere sahip olacak ''kördüğüm'' ve ''ayıp olmaz mı?'' şarkıları. ''atılır mıyız oyundan benzemezsek onlara'' sözü o zamanlar sıradan bir oyun gibi geliyordu da, büyüyüp dinleyince nasıl bambaşka. şarkının ortasında yükselen enstrümanlarla birlikte ''kız en güzel en hafif giysisini giymiş'' diye şarkıyı uçuran harun... ''şirket'' şarkısının klibinin artık daha anlamlı gelmesi ve albümle aynı adı taşıyan ''büyük düşler'' şarkısıyla muhteşem bir kapanış. seviyorum be sizi. umarım bir daha stadyum konseriniz olur, LÜTFEN.
 
71m0ofUWYXL._SY355_.jpg

Pink Floyd - Wish You Were Here

Bıkana kadar dinlemiştim.
 
Geri