Hayatımız kedimize çizdiğimiz çerçevelerden ibaret. Kendi inşa ettiğimiz hapishanelerde yaşıyoruz. Adına ev, aile, akrabalar, töreler ... diyerek. Sonra bu duvarların arasında boğulup , çıldırıyor ama yıkılmasın diye de uğruna yine hayatımızı siper ediyoruz. Yıpranmamak ve çizdiğimiz çerçevenin dağılmaması için yapmamız gereken hayatımıza dahil olan sorunları ve mutlulukları olduğu gibi kabul edip doğru bir şekilde uygun yerlere koymak.