Hayat ve güzel yaşamak…

Konu sahibi son olarak 2220 gün önce görüldü
Hadi buyurun başlangıçta hayat üzerine biraz düşünce dünyasına dalalım.

Hayata gözlerimizi açtığımızda neleri kontrol edebiliyorduk?
Hayatta var olma ve/ya olmama süreci kimin elinde?
Hayatınız

hayat-paylasmaktir.gif


paylaştığımız insanlar bizi bir gün mutlaka terk etmiyor mu?
Hayat sadece bize öğretilenlerle mi dolu?
Biz bu hayatın neresindeyiz?
Bize sunulan hayatın baki olmadığını biliyoruz peki hayat bitince ne olacak?
Sanırım sizlerde benim gibi bu düşünce dünyasında çıkmazlara daldınız! Çünkü hayat bildiklerimizden çok bilmediklerimizle dolu. Bildiklerimizden çok bilmediklerimizi düşündüğümüz zaman sonuca varamıyor ve bir çıkmaz düşünce sokağında kalıyoruz. Fakat bildiklerimizle yorum yapmaya çalışırsak; hayat, bu dünyada insanlara sunulan bir fırsattan başka bir şey değildir. Bu fırsatı çok iyi değerlendirmek ve/ya değerlendirmemek ise tamamen insanların elindedir. İnsanın hangi dinden, ırktan, mezhepten olduğu ve hangi dilde konuştuğu fark etmeksizin yaptığımız her şeyde sonuç olarak hep güzel şeyler bekleriz. Aslında sonuç olarak güzel olan her ne varsa bunların başlangıcında ve/ya devamında güzel olan çok şeyin var olduğunu gösterir.Mesela bir buğdayın ekmeğe dönüşmesi sürecini incelersek; tohumun toprağa bırakılması, toprağın ilaçlanması, filizlenen buğdayın su ihtiyacının giderilmesi, buğdayın biçilmesi, başaklarda bir araya gelen buğdayların ayıklanması, bir değirmene götürülüp un haline getirilmesi, unun suyla karışımı sağlanıp hamur yapılması, hamurun fırında pişirilmesi, fırından bakkal amcaya gelmesi, bakkal amcadan alınıp yenilmesi… Buğdayın ekmek haline gelmesi için yaşanan olayları da detaylı değerlendirmek istersek kocaman bir kitap yazabiliriz. Önemli olan her gün yemekten bıkmadığımız ekmeğin hayatı ile toprağa düşen buğday tohumunun hayatı arasında ki güzel bağları görebiliyor muyuz? Düşünmek gerekmez mi; sonucun çok güzel olması kimin elinde?Hayatın güzel olduğundan şüphemiz olmamalı! Ama ‘hayatı nasıl güzel yaşarız’ bunu irdelemek lazım. Hadi birazcıkta güzel yaşamak için düşünce dünyasına dalalım. Hatta sadece dalmayalım orada boğulup kalalım…
Güzel yaşamak kavramı bize kendi dünyamızda neleri hatırlatıyor?
Güzel yaşamak zengin olmak anlamına mı geliyor?
Güzel yaşamak sadece ailemizle mutlu olmak mıdır?
Güzel yaşamak başkalarına yardım etmekle mi gerçekleşir?
Güzel yaşamak için dini değerlere sahip çıkmak ve/ya yaşamak mı lazım?
Güzel yaşamak simitçi bir çocuğun yapamayacağı bir şey midir?
Güzel yaşamak için bir karıncayı dahi incitmemek mi gerekir?
Güzel yaşamak çocuklarımızın mutlu olması için yapılan her şey midir?
Kötü yaşayan biri güzel yaşayabilmesi için manevi değerlere mi sarılması gerekir?
Güzel yaşadığını sanan her insan, gerçekten güzel mi yaşamış sayılır?
Dünyada güzel yaşayan kaç insan vardır?
Güzel yaşamak sevgilinin gözünde ki bir ışık mıdır?
Güzel yaşamak anne ve babaya bir ‘of’ bile dememek midir?
Güzel yaşamak her kötülüğe rağmen iyilik yapmak mıdır?
Güzel yaşamak afrikalı siyah bir çocuğun duyduğu açlığın sancısı mıdır? Bu sancıya ortak olmak mıdır?
Güzel yaşamak sevmek ve/ya sevilmek midir?
Güzel yaşamak, olmak yada ölmek midir?

hayat-ve-guzel-yasamak-300x225.jpg


Bu bölümde öyle derin bir düşünce dünyasına dalıyor ki insan; sanki bir daha çıkamayacak gibi… Hayat, sorgusuz sualsiz kesinlikle ve kesinlikle çok güzel. Hayatı güzel yaşamanın ne olduğunu anlatmakta ise kelimeler kifayetsiz kalır. Unutmayalım ki; bu hayatta pesimist (karamsar) veya optimist (iyimser) olmak tamamen bizim elimizdedir. Bu konuda asrın cümleleri bize her şeyi özetlemiştir:

“Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.”

“Çirkin gören çirkin düşünür, çirkin düşünen de hayattan elem ve azap duyar”

Yaşadığınız her anın, güzel ve mutlu geçmesi dileği,
Hürmet ve Muhabbetle…
 
Geri