Söyleyebilir misin? Hayat mısın? Hayal mi?
Gerçekleri kabullenmenin farkında bir insan olmaktan yola çıkacak olursak,''erkekler ağlamaz ya da erkek kadın eşittir'' uzantılı cümlelerin gerçekliği yansıtmadığını düşünüyorum. Bana göre bu ve bu benzeri cümleler cinsiyet olarak ayrılan varlıkların karakteristik güçlülüğünü anlatmaya çalışmış ve kalıplaşmış mecazi güç gösterileridir. Üzüntü vasfına sahip duyguların anlık veya uzun süreli çektiği maneviyat eksikliğinden bahsetmek gerekirse, kimse bu duyguların damlaya damlaya göl oluşturacağı gölde umut balığını tutmak için çabalamıyor...
Çabalamak demişken, farklı bir konuya değinmeden edemeyeceğim. Hemen hemen her gün çeşitli gazete yayınlarında ve internet aleminde okuduğumuz haberlerde görüyoruz ki falanca ülkenin bilim adamlarının yapmış olduğu araştırmaya göre bilmem ne gezegeninde yapılan araştırmalarda ufo kalıntılarına rastlandı benzerli birçok haber. Kesinlikle art düşüncelere başvurarak bu durumdan şikayetçi olduğumu düşünmesin şu an bu yazıyı okumakta olan hiç bir insan.Neden, çünkü adı üzerinde, bu şahıslar bilim adamı. Zeka seviyelerini tartışmaya girmeye gerek dahi duymam.Keşke tüm halkımız bu kadar araştırmacı,katılımcı ve meslek edinmek istediği sektörde bu şahıslar kadar bilgi sahibi olsa, demekten başka bir cümle kurmaya varamaz dilim...
Ayrıntılara güvenerek şunu söylemek istiyorum ki, bu tamamen bir örnek ve reel hayata bağlanacak olan durum. İnsanlarımız, çoğul bir kelime olduğu için genelleme yaparak hakaret etmeye çalıştığımı düşünmenizi istemem. Kimileri, demek daha doğru olur.Kimileri, daha insanlık kavramını ve kişilikleri tanımadan ve tanımak amacında çabalamadan kavga etmeyi,düşman olmayı,büyüklük taslamayı,maddi kuvvetin pazılarını sağa sola göstererek kendince sosyete olduğunu zanneden insan olmayı seçiyor.. Bu terbiyesizlik olarak nitelendirdiğim davranışı kimi farkında olmadan kimi ise farkında olarak sergiliyor. Demem odur ki, yine çok küçücük bir örnek,bir deftere ya da müsvedde bir kağıda herhangi bir konuda not aldığımızı var sayarsak ve bu işlem sürecinde tek bir harfi yanlış yazdığımızı düşünelim, o harfi silmek yerine üzerini karalarız.Diğer harfi silerek tekrar yazma,kağıdı değiştirip tekrar yazma,yanlış yazılanı doğrusuyla değiştirme vb üretilebilecek seçenekler bulunabilecekken,bunlar arasından herhangi birini uygulamaya koymuyoruz. İnsanları tanımakta bu küçücük görünen bir sürü örnekle anlaşılacak bir durumdan ibaret olamaz mı sizce?
Gerçekleri kabullenmenin farkında bir insan olmaktan yola çıkacak olursak,''erkekler ağlamaz ya da erkek kadın eşittir'' uzantılı cümlelerin gerçekliği yansıtmadığını düşünüyorum. Bana göre bu ve bu benzeri cümleler cinsiyet olarak ayrılan varlıkların karakteristik güçlülüğünü anlatmaya çalışmış ve kalıplaşmış mecazi güç gösterileridir. Üzüntü vasfına sahip duyguların anlık veya uzun süreli çektiği maneviyat eksikliğinden bahsetmek gerekirse, kimse bu duyguların damlaya damlaya göl oluşturacağı gölde umut balığını tutmak için çabalamıyor...
Çabalamak demişken, farklı bir konuya değinmeden edemeyeceğim. Hemen hemen her gün çeşitli gazete yayınlarında ve internet aleminde okuduğumuz haberlerde görüyoruz ki falanca ülkenin bilim adamlarının yapmış olduğu araştırmaya göre bilmem ne gezegeninde yapılan araştırmalarda ufo kalıntılarına rastlandı benzerli birçok haber. Kesinlikle art düşüncelere başvurarak bu durumdan şikayetçi olduğumu düşünmesin şu an bu yazıyı okumakta olan hiç bir insan.Neden, çünkü adı üzerinde, bu şahıslar bilim adamı. Zeka seviyelerini tartışmaya girmeye gerek dahi duymam.Keşke tüm halkımız bu kadar araştırmacı,katılımcı ve meslek edinmek istediği sektörde bu şahıslar kadar bilgi sahibi olsa, demekten başka bir cümle kurmaya varamaz dilim...
Ayrıntılara güvenerek şunu söylemek istiyorum ki, bu tamamen bir örnek ve reel hayata bağlanacak olan durum. İnsanlarımız, çoğul bir kelime olduğu için genelleme yaparak hakaret etmeye çalıştığımı düşünmenizi istemem. Kimileri, demek daha doğru olur.Kimileri, daha insanlık kavramını ve kişilikleri tanımadan ve tanımak amacında çabalamadan kavga etmeyi,düşman olmayı,büyüklük taslamayı,maddi kuvvetin pazılarını sağa sola göstererek kendince sosyete olduğunu zanneden insan olmayı seçiyor.. Bu terbiyesizlik olarak nitelendirdiğim davranışı kimi farkında olmadan kimi ise farkında olarak sergiliyor. Demem odur ki, yine çok küçücük bir örnek,bir deftere ya da müsvedde bir kağıda herhangi bir konuda not aldığımızı var sayarsak ve bu işlem sürecinde tek bir harfi yanlış yazdığımızı düşünelim, o harfi silmek yerine üzerini karalarız.Diğer harfi silerek tekrar yazma,kağıdı değiştirip tekrar yazma,yanlış yazılanı doğrusuyla değiştirme vb üretilebilecek seçenekler bulunabilecekken,bunlar arasından herhangi birini uygulamaya koymuyoruz. İnsanları tanımakta bu küçücük görünen bir sürü örnekle anlaşılacak bir durumdan ibaret olamaz mı sizce?