Hayat kadar yalan ayrılık.

Konu sahibi son olarak 2852 gün önce görüldü
Arada bir geçmişimden, hayallerimden bahsedeceğim. Konuşamadıklarımı parmaklarım söylesin.
 
Adın neydi?
Ha! hatırladım.
Hülya.
Sınıfın yok yok okulun en güzeliydin, ilk okul 5. sınıftaydık. Yüzlerce kilometre uzaktan gelip seninle aynı sınıfa düşmüştüm.
Bitlenmeyeyim diye kör makasla traş edilen kafam yüzünden diye düşünüyorum, pek pas vermezdin.
Matematiği çok severdin, gözlerin maviydi.
Benimse tek iyi olduğum şey ise hızlı okumaydı, kafam keldi.

Senin için çarpım tablosunu ezberlemiştim ben.

Seni seviyorum demenin benim için binbir yolundan biri de buydu işte. Seni seviyorum diyemem, bunu gösterirdim.
Yıllar sonra ben lise sondayken seni gördüğümde hemen tanıdım.
Tezgahın arkasında, gülerken gördüm seni, okul zamanıydı ama çalışıyordun, başın kapalı, parmağında yüzük, gülüyordun.
Gözlerin hâlâ maviydi.

Tanımadın, 4 milyon 600 bin lira tutan fıstığa biraz daha ekleyip 5 milyona tamamlamayı teklif ettin.
Olur dedim, 5 milyon vardı cebimde.
 
Senin adın neydi?
Hah? Seni de hatırladım.
Osman.

İlk okula başladığım ilk gün siyahi bir çocuk olmandan dolayı olabilir, dikkatimi çektin.
Okul sırasında en arkada tek başına durur, sana korkar gözlerle bakan yaşıtlarına ürkek bakışlar atardın.

İlk gün sınıflara geçtik ben senin yanına oturtulmuştum.
Fazlasıyla memnun oldum ben duruma ama sana söylemedim

Birlikte okuldan kaçıp kuş yumurtalarına bakmaya gittiğimiz günü hatırlar mısın bilmiyorum. Hatta beni hatırlar mısın onu da bilmiyorum.
Yumurtalara bakıp dersin ortasında sınıfa daldığımızda öğretmenimiz ırk ayrımı yapmadan ikimize de sağlam bi tokat atmıştı.
Sen pek öğrenmeye hevesli değildin, ben neyseki okuldan önce okumayı söküp gelmiştim.
Senden gizli gizli çalıştım ben derslerime

Özürdilerim Osman
 
Ben gazozum hemen bitmesin diye dilimle şişenin ağzını tıkayan, misketlerini en çok oynarken değil de cebinde şişkinlik olup çıkardıkları ahenkli ses ile seven çocuktum. hangi ara endişelenmeye başladım ki mutlu edememekten?
 
Günün anlam ve önemine binaen;

Arefe günü ya da bir gün önceden bayramlık alınırdı, küçük kardeşinizle tek tip.
1 numara büyük ayakkabıyı henüz deri kokarken akşam evin içinde giymek büyük zevkti benim için, evde ayakkabıyla gezebiliyordum, daha ne olsun? gece de yastığın altındaki yerini alırdı.

Bayramı en çok bunun için bir de karşı komşumuz şeker değil de para veriyor diye severdim. Bayram namazına babasız gitmenin verdiği huzursuzluk ise oldukça can sıkıcı.

Nerde o eski ayakkabı sevdaları?
 
Ağrı eşiğimiz gibi yalnızlık eşiğimiz de var mı?
Çıtayı yükseltmeliyim sanırım
 
Ramazan ayının son günü 18 yaşına girmeden bi gün önceki gün gibi değil mi?
 
Bir de sarhoşken bendeki sana bakmak istedim. Ayıkken eyvallah ama ya ben bende değilken...
sen bende neredesin?
İçtim, ben benden gittim, sen peşimden geldin. Hiç bırakmadın.
 
"Yarısı okunmamış kitaplarım var kitaplığımda" dedim.

hoca da durur mu yapıştırmış cevabı;
yarısı okunmuş yani.

Yarısı yaşanmış bi ilişkim var hoca dedim

yarısı yaşanmış yani dedi.
 
Lise bitip de boşta gezerken, kulaklığımda hep bu ses vardı la bi ara. özlemişim hatunu

[YOUTUBE]OOgpT5rEKIU[/YOUTUBE]
 
iyiler hiç kötülük yapmaz mı?
Katil olmayı hakeden iyiler de olur, yaşamayı hakeden kötüler de...
Böyle karmaşık durumlar yok değil, aynı benim yaşayamamayı hakettiğim gibi
 
Seni de hatırladım.
Özge.
7 nci sınıftık değil mi? Aşıktım ben de sana herkes gibi.
Ben elini tutabilmek için bahane üretiyordum. İddiaya giriyordum seninle, serçe parmaklarımızı birbirine geçiriyor iddia konusunda bilerek kararsız kalıyordum.
Yine de beni farketmemiştin.
Okul hayatım boyunca hiç bu silik öğrenci imajımdan kurtulamadım zaten
Kolum kırıldığında alçıyla okula geldiğim günleri hatırlıyor musun?
Notlarımı yazmayı teklif etmiştin.
Ben alçıyı bu yüzden 1 ay geç çıkardım. Üzerinde senin imzan vardı.
Okul müsameresinde "sürahi nine" taklidi yapardın.
En güzel sürahiydin.
En salak aşıktım
 
Geri