Hayat en acımasız öğretmendir..

Konu sahibi son olarak 1061 gün önce görüldü
Bir insanın başına gelenler tüm insanlığın imtihanıydı aslında.

İnsanların ne kadar kötü olduklarını zora düşünce, darda kalınca daha iyi anlıyordu insan. Düştüğünde uzanan ele iyi bakmalısın ve seni itenlere ya da el uzatmayıp öylece seyredenlere..

Hayat beterin beterini de yaşatır ya hep, sanki bak bu da vardı, bunu da unutmuşuz ,sen bunu da bir yaşa der gibi.. Evelallah kalkıyorsun altından her derdin, gücün kendi içinde. Allah vicdan rahatlığı versin de gerisi hikaye. Yapamam edememleri geçtik bir hayli büyümüşüz meğer. Ne de çok şey öğrenmişiz hayattan..

Bir seyler ters gittiğinde madalyonun diğer yüzüne bakmayı öğrenirsiniz ve bu isteyerek olmaz. Öğrenmek bazen yaşamaktan geçer ki en etkilisi de budur ya da en büyük darbeyi alacağınız yöntem de diyebiliriz buna.

Hep bir sınav içerisindeyiz ama birlikte. Onun başına geldi benim başıma gelmez mantığı bencil insanlara, iyi gün dostlarına yaraşır bir tabir olabilir ama farkında olmadan sürekli sınanıyoruz "ne kadar insan olduğumuzla"..

Beyniniz sizi haklı çıkaracak bahaneleri ardı ardına sıralamaya başlamışsa geçmis olsun. Kendinizi ikna etmeye çabalamaniz suçunuzu kendi içinizde kabul etmeniz anlamını taşır çünkü. Ve bundan sonra size kalan şey sadece vicdan azabı olacaktır. Öyle haykıra haykıra değil içten içten..

Konuşmak değil ama sessizlik öldürebilir bir insanı. Vicdanı, yaptığından çok yapamadıklarından sızlar insanın, konuştuklarından çok sustuklarindan..

Yazgı
13.09.2019
 
Kendimiz icin yapamadiklarimizi ne yapmali?
Ya bu hayati hep baskalari icin yasayip, hep onlari hakli cikararak yasadiysak? Ve baskalarinin yaptigi hatalar sadece hata iken, kendi yaptigimiz hata suc ile esdegerse? O zaman icten ice kim bizim de sadece bir insan oldugumuza ve hata yapmakla mukellef oldugumuza ikna eder bizi?
Dusunecek bir dolu sey verdiniz Yazgı.
Kaleminize, yureginize saglik.
 
Canım Hira aslında her şey kendini bilmenle daha da kolaylaşıyor. Hiç bir şeyin bir önemi kalmıyor o zaman. Kendinden eminsen, kendi doğrularına göre yaşamalısın. Seni güzelleştiren şey hayatındaki kendi ellerinle çizdiğin o ince çizgilerdir çünkü. İyi hissetmek için sadece kendi içine bak. Ve kendine fısılda ben hatalarımla güzelim diye. Seni sen yapan şeyler onlar. Sevgiler öpüldün:*
 
Konuşmak değil ama sessizlik öldürebilir bir insanı. Vicdanı, yaptığından çok yapamadıklarından sızlar insanın, konuştuklarından çok sustuklarindan..

Bu güzel yazı için teşekkürler...
Yüreklerimizin sesi olmuş adeta.

Bana Ali Değirmencinin şu sözlerini hatırlattı ;

"Yepyeni urbasıyla, bahar çıkartmasıyla, salkım saçak nimetleriyle dünya vuruyor kıyılarımıza. Hayat kapımızda duruyor."

Gerçektende öyle Yazgı. Konuştuklarımızdan öok sustuklarımız vurmuş kıyılarımıza...
Canım ülkemde fukaralık diz boyudur. Hakikaten, çoğu kere, cennetin yanında cehennemi solur milyonlarca insan. Deprem bile ranta dönüştürülür. Çocukların gözlerindeki ışıltı, yüreklerindeki sevgi bile yağmalanır, talan edilir burada. Haramiler hiç eksik olmaz sokaklarımızdan. Ölü sevicidir yöneticilerimiz. En çok kutsanan, en çok ziyaret edilen ve içimizde en çok gezinen şey, mezarlardır. En çok çocuk doğuran ve çocukları en çok ölen annelerle doludur yanımız yöremiz. Sevgi, insanlık, merhamet ara sıra gösterir yüzünü bize.

Sanatçımız güdük ve bunalımlıdır. Aydınımız, savrulmanın, dönekliğin, tavır eksikliğinin envai çeşidini göstermede inanılmaz derecede mahirdir. Politikacımız hem ödlektir hem de hokkabazlığın yahut vurdumduymazlığın en güzel örneklerini mündemiçtir. Bilim adamlarımız mahzenden çıkmış gibidir. Muhaliflerimiz alabildiğine ikna edilmiştir. Gazetecilerimiz dalavereyi, goygoyculuğu, pişkinliği meslek ahlakı edinmiştir. Zalim, mazlumdan önce feryad eder. İşçimiz, köylümüz kuru, ölgün yaprak gibi titrese de efeliği kimselere bırakmaz. Ezan susmaz, bayrak inmez ve yaşarken bir karış toprağı bile olmayanlar, bu topraklar için toprağa düşerler. Herkesin kıyameti kendinedir.
 
İnsanlar insansız yaşayamaz, birlikte de birbirleri ile rekabet eder. Ölçüyü kaçırmamak gerek.
 
İnsanları tanıdıkça yalnızlığın değerini anlıyorum.

Hz. Ali

Çok doğru bir söz.O yüzden kimseyi tanımamak için herkesten uzaklaşmak istediği zamanlar oluyor insanın. Güzel insanlara denk gelmeniz ümidiyle.. Teşekkürler.

Bu güzel yazı için teşekkürler...
Yüreklerimizin sesi olmuş adeta.

Bana Ali Değirmencinin şu sözlerini hatırlattı ;

"Yepyeni urbasıyla, bahar çıkartmasıyla, salkım saçak nimetleriyle dünya vuruyor kıyılarımıza. Hayat kapımızda duruyor."

Gerçektende öyle Yazgı. Konuştuklarımızdan öok sustuklarımız vurmuş kıyılarımıza...
Canım ülkemde fukaralık diz boyudur. Hakikaten, çoğu kere, cennetin yanında cehennemi solur milyonlarca insan. Deprem bile ranta dönüştürülür. Çocukların gözlerindeki ışıltı, yüreklerindeki sevgi bile yağmalanır, talan edilir burada. Haramiler hiç eksik olmaz sokaklarımızdan. Ölü sevicidir yöneticilerimiz. En çok kutsanan, en çok ziyaret edilen ve içimizde en çok gezinen şey, mezarlardır. En çok çocuk doğuran ve çocukları en çok ölen annelerle doludur yanımız yöremiz. Sevgi, insanlık, merhamet ara sıra gösterir yüzünü bize.

Sanatçımız güdük ve bunalımlıdır. Aydınımız, savrulmanın, dönekliğin, tavır eksikliğinin envai çeşidini göstermede inanılmaz derecede mahirdir. Politikacımız hem ödlektir hem de hokkabazlığın yahut vurdumduymazlığın en güzel örneklerini mündemiçtir. Bilim adamlarımız mahzenden çıkmış gibidir. Muhaliflerimiz alabildiğine ikna edilmiştir. Gazetecilerimiz dalavereyi, goygoyculuğu, pişkinliği meslek ahlakı edinmiştir. Zalim, mazlumdan önce feryad eder. İşçimiz, köylümüz kuru, ölgün yaprak gibi titrese de efeliği kimselere bırakmaz. Ezan susmaz, bayrak inmez ve yaşarken bir karış toprağı bile olmayanlar, bu topraklar için toprağa düşerler. Herkesin kıyameti kendinedir.

Qasem herkes bir tuhaf zaten. Anlamak için harcadığımız çaba da boşuna. Düzeni degistiremesek de en azından bu düzensizliğin bir parçası olmayarak kendi kendimizi ayrıcalıklı kılabiliriz. Yorumunuz için teşekkürler.
 
Geri