Eskiden bu soruya net bir evet derdim, sonuna kadar çabalar ve didinirdim. Ancak zaman geçtikçe hayatın yüklediği sorumluluklar kendinden feragat etmeye, bazı şeylerden vazgeçirmeye zorluyor.
Ömrümde unutamayacağım birkaç ders aldıktan sonra hayaller aleminden, masallar dünyasından Adem'in elmayı yemesi minvalinde afaroz edildim. Reellik ve nesnellik bana göre. Peşine düşebileceğim şeyin önce aklıma yatması gerekir. Akıl ve duyguların ortak bir zeminde buluşabilmesi önemli. Hayaller ile gerçekler arasındaki açıyı görmezden gelerek yol almayı Simyacı'dan öğrendik ancak yinelemem gerekir ki hayat bu romanlardaki gibi değil. Boşa çekilen her kürek iç dünyamızı rahatlatsa da fıtık olma riskini arttırır. Doktorlar böyle söylüyor. Kendinizi sevin. Fıtık olmayın. Hayaliniz ile gerçeklik arasındaki açıyı önemseyin diyebilirim.