Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Türk Hava Yolları, ilk 9 ayda 1 milyar 149 milyon USD Esas Faaliyet Kârı gerçekleştirdi
Şirket net kârı 3 kat arttırmayı başararak, bu dönemi 755 milyon USD net kâr ile tamamladı.
İlk 9 aydaki yolcu doluluk oranı 3,2 puanlık artış ile %82’ye ulaştı.
Turkish Cargo aynı dönemde 25 puan artışla 1 milyon tonun üzerinde kargo taşımış olup, gelirler %29 artışla 1.2 milyar USD'e ulaştı.
Concorde, sesin tam iki katı hızla uçabilmekteydi.
Rolls-Royce motorları o kadar kuvvetliydi ki, bu durum uçağın yerde taksi yapmasını güçleştiriyordu. Pilotlar bu yüzden, taksi yaparken, uçağın dört motorundan sadece ikisini kullanıyordu.
Concorde’un azami uçuş yüksekliği 18 bin metreydi. Bu sayede, seyir esnasında pencereden dışarı baktığınızda, dünyanın yuvarlaklığını ve uzayın karanlığını görmeniz mümkün oluyordu.
Uçuş sırasında yolcular uçağın hızını ve irtifayı, kabin içerisine yerleştirilmiş olan ekranlardan takip edebiliyordu. O dönemki diğer yolcu uçaklarında böyle bir imkân bulunmuyordu.
Her bir Concorde’un maliyeti, gelişmiş savaş uçaklarından dahi daha fazlaydı. Bugünkü değere göre hesaplandığında bir Concorde’un maliyeti neredeyse 200 milyon USD’ye denk geliyor.
Concorde, “fly-by-wire” olarak tâbir edilen seyrüsefer sistemleriyle kumanda edilen ilk yolcu uçağıdır.
Concorde, İngilizce’de başında “The” olmadan telaffuz edilen nadir uçaklardandır.
Concorde’u sevenler olduğu kadar, sevmeyenler de vardı. Özellikle ses hızını aşarken meydana getirdiği sonik patlamalar, Concorde’un bir çok ülkede kara üzerinde ses üstü hızlarla uçmasının yasaklanmasına sebep olmuştur.
Concorde’un kanatlarının şekline, geç Orta Çağ dönemi mimarisinde çok popüler olan “”deveboynu kemer” adı verilmişti.
Concorde’un azami süratini sınırlayan şey motor gücü değil; sıcaklıktı. Zira ses hızının iki katına ulaşıldığında, uçağın özellikle burun kısmındaki sıcaklık neredeyse, alüminyum kaplamanın yumuşamaya başlayacağı seviyeye kadar yükseliyordu.
Concorde’ların gövdesinin beyaza boyanmasının sebebi, sıcaklığı düşük tutabilmekti.
Uçağın burnu, iniş ve kalkış esnasında pilotlara daha iyi bir görüş sağlayabilmek amacıyla aşağıya indiriliyordu.
Bir hayli dik olan inme açısı sebebiyle, tekerleklerden önce motorların yere değme riski vardı. Bunu önlemek için uçağın kuyruğuna ilave bir tekerlek eklenmiştir.
Dunlop firması Concorde için özel bir karbon fren sistemi üretmişti. Concorde’un iniş hızının neredeyse 300 km/s olduğu düşünüldüğünde, neden özel bir üretim yapıldığı daha kolay anlaşılacaktır.
Concorde adı, uçağı üreten İngiltere ve Fransa’nın yaptığı işbirliğini simgeliyordu. Zira “concord” kelimesi anlaşma, bağdaşma, ahenk gibi anlamlara sahiptir.
Concorde’un ABD içerisinde tarifeli sefer yaptığı ilk havalimanı Dallas Fort-Worth’tur.
Concorde, 25 Temmuz 2000 tarihindeki ilk ve tek kazasından sonra yere çekilmiştir. Pek iyi; bu kazanın ardından Concorde ilk yolculu uçuşunu ne zaman yapmıştı dersiniz?
11 Eylül 2001!
11 Eylül saldırılarının yarattığı sansasyon sebebiyle, Concorde’un geri dönüşü gölgede kalmıştır.
Concorde son uçuşunu, 26 Kasım 2003 tarihinde gerçekleştirmiştir.