Hatırlanabilir Olmak

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
Bu yaşıma kadar hatırlanabilir bir insan olmadım. İnsanların akıllarına genellikle bir şeye ihtiyaçları oldukları zaman gelirim ve sonra giderim. Bir daha da hatırlayan olmaz. Doğum günümde hatırlanmam ya da bir davet, bir buluşma düzenleneceği zaman akıllara hiç gelmem. Çocukluğumda da arkadaşlarım mahalleye oynamaya ya da bisiklet sürmeye çıktıkları zaman beni çağırmaz, beni aralarında görmek istemezlerdi.

Beni kimse pek sevmez. Daha doğrusu görmezler yani. Ben öylece bir kenarda dururum, kimsenin hayatına, yüreğine yük olmam. Kendi başımın çaresine bakmayı bilirim. Bu yüzden midir bilinmez çevremdekiler beni hayatlarında pek istemezler. Öyle vefasız ya da nankör birisi de değilim. Aranmadığım halde ararım, sorarım, merak edilmediğim halde merak eder, fedakârlık yapmaktan hiç çekincem olmaz. Telefonumu kapatsam ve aylarca açmasam, bankalardan atılan mesajlar dışında tek bir mesaj ve arama olmayacağından eminim. Hatta borçlarına sadık biri olduğumdan, bankadan bile mesaj gelmeyebilirdi.

Bu durum yıllardır içimde taşıdığım bir yara olarak geliyor benimle. Çevreme dönüp baktığımda özel günleri unutulmayan, doğum günlerinde sürpriz üstüne sürpriz yapılan, grip olduğunu söylese dahi geçmiş olsun mesajı yağmuruna ve aramalarına tutulan o kadar çok tanıdığım var ki onlara imrenmeden edemiyorum.

Böyle insanları farklı kılan şey neydi? Güzel veya yakışıklı olmaları mı yoksa samimi, sıcakkanlı ve eğlenceli olmaları mı? Ya da şöyle sorayım, beni hatırlanmaya değmeyecek biri olmaya iten şey neydi? Yakışıklı, güzel gülüşlü ve uzun boylu olmadığımdan mı yoksa herkese gereğinden fazla değer vermemden mi?

Tüm bu sorularım hep cevapsız kalıyordu. Çünkü karşımda bunları anlatacak bir muhatap bulamıyordum. Anne ve babama da üzülmesinler diye anlatmazdım. Bu halime üzülüp, canları sıkılsın istemezdim. Gece olur başımı yastığa koyup sessiz sessiz ağlardım. Çünkü her canlının olduğu gibi benim de duygularım var. Ben de isterdim hatırlanmaya değecek biri olmayı. Doğum günümde sürprizi geçtim, iki kelimelik mesaj almayı ya da bir buluşma fotoğrafında yer almayı çok isterdim.

Her şeye seyirci kalıp, hayatı, gençliğimi yaşayamadan çekip gitmek istemiyorum bu dünyadan. Ben de sevilmek, sevmek, hatırlanmak, bir parça da olsa önemsenmek istiyorum. Sevgilerimin karşılıksız, emeklerimin boşa olmasından oldukça yoruldu kalbim. Her insan hayatını sevip, sevilip, önemsenerek yaşamayı hak ediyorken bana hak etmiyormuşum gibi davranılmasını istemiyorum artık. Ben de bir insanım. Benim de duygularım var. Olmasını her şeyden çok istediğim hayallerim var. Ben artık kendi hayatımın izleyicisi değil, oyuncusu olmak istiyorum. Fakat görünen o ki sonum Nilgün Marmara’nın dediği gibi olacak; “Biliyorum, bir gün dayanamayacak küçük kalbim; Arkamı dönüp inandığım ve güvendiğim her şeye veda edeceğim.”

kaynak
 
İnsanları olduğu gibi kabul etmek ve kendinize yakın bulmadıklarınızdan ya da güven hissetmediklerinizden uzak durmak gerekiyor çünkü yorucu olan hiçbir noktada uzlaşma şansınız olmayan insanlarla zaman harcamaktır oysaki çok daha fazla insan tanıma ve kendi zihin yapınıza uygun olanlara denk gelme şansınız her zaman vardır.

Ne kadar çok kendinizden ödün verirseniz, o oranda birileri tarafından kullanılır hale gelirsiniz. Bazı insanların yoğun ilgisi her zaman samimiyet barındırmaz ve bu görüntüye de aldanmamak gerekiyor. Ayrıca her yüceltilen nitelikli midir yoksa birilerinin o kişiden menfaati mi vardır?

İnsanları en zor zamanlarda verdikleri tepkilerle tanırsınız ve sözler, davranışlar içten gelmiyorsa bir anlamı olmayacaktır.
 
Hayat direncli olmayi gerektiriyor.Veda etmek en basiti.Devayi surette degil de,sirette aramak bazen cozum olabiliyor.
 
Bosanabileceginiz insanlarla evlenin diye bi söz var ya..
Önemli yani bı insanin hayatına dokunmak..
Kahve sevmiyodur belki kahve sevdirmek gibi basit seyler bile olabilir..
Ama bilirsin ya ayrılınca sana zarar vermeyecegini hep güzel hatirlayacagini öyle insanlar değerli aslında.
 
Ben bana yapılan, hissettirilen hiçbir şeyi unutmam…
Yakın arkadaşımı ilk konuştuğumuz yerden üzerindeki sweatin rengine kadar hatırlıyorum. Aşık olduğum ilk kişiyi gördüğüm yerden üzerindeki beyaz bluz ve taktığı kolyeye ve bana yaptığı bir şeye kadar hatırlıyorum. Unutmam yani özetle hiçbir şeyi…
 
günden güne hala daha yaşıyorum bu durumu
pek tabi çok mutlu ediyor
felsefem insanlar üzerinde güzel izler bırakmak
 
Gerekliliği nedir.. Tarihe geçmediyseniz, eninde sonunda unutulacaksınız zaten. ha birkaç sevdiğiniz insan hatırlar bikaç on sene. Sonra birinin duvarında fotoğraf olarak kalır, ondan sonra gelenler içinse anlamsızlaşır ve son anınız çöpe atılmak olur.
 
  • Beğen
Tepkiler: ne
bir söz okumuştum dünyada hatırlayan en son kişi öldüğünde aslında yok oluyorsunuz diye çok etkilemişti
 
özel günlerde hatırlanıyor olmak güzel bir şey, evet, ama bu kadar da anlam yüklemenin gereksiz olduğunu düşünüyorum. eskiden belki ben de fazla anlam yüklüyordum ama yaş aldıkça bunların pek de bir öneminin olmadığını anlıyorsunuz. bana gelen 2-3 cümlelik mesajın ya da hediyenin yanında, çevremdekilerin kötü günümde yanımda olması, ağlayacak bir omuz bulabilmek, başarılarımdan, mutluluklarımdan onların da mutlu olabilmeleri çok daha değerli. dediğim gibi, hatırlanıyor olmak güzel, ama aksi hiçbir durumun sizin öz değerinizi düşürmesine izin vermeyin.
 
özel günlerde hatırlanıyor olmak güzel bir şey, evet, ama bu kadar da anlam yüklemenin gereksiz olduğunu düşünüyorum. eskiden belki ben de fazla anlam yüklüyordum ama yaş aldıkça bunların pek de bir öneminin olmadığını anlıyorsunuz. bana gelen 2-3 cümlelik mesajın ya da hediyenin yanında, çevremdekilerin kötü günümde yanımda olması, ağlayacak bir omuz bulabilmek, başarılarımdan, mutluluklarımdan mutlu olabilmeleri çok daha değerli. dediğim gibi, hatırlanıyor olmak güzel, ama aksi hiçbir durumun sizin öz değerinizi düşürmesine izin vermeyin.
Geniş omuzlarım var asko ^.^
 
Hepsinin Allah'ı var, sağolsunlar bana en az 2-3 kere yazıp hâl hatır sorarlar, sordular. Ben bu kadar kıymete mücbir değildim aslında. Sanırım zoraki hissettiler, yoksa, ben, ben - ben, kapıya konulacak it miyim?

İt, benim avatarımdakidir, kaldı ki onun da bir adı var. Adı neydi onun? Bilene helal olsun ve ona nude şov, ay geceleyin başka ne atayım para mı atayım, nudem daha değerli...
 
Ayy içim şişti okurken. Kurbanım da kurbanım. Öff...

Önce kendine değer vereceksin, sonra zaten saygıyı da değeri de görüyorsun. Onu yaptım bunu yaptım olmadılarla hiçbir yere gelinmiyor. Sen bi düzgün bakmayı bil etrafına, bak nasıl güzelleşiyor her şey.
 
Geri