Susuyorum Duy Beni
Ruhumu bir ceset gibi sırtına atıp gidişin umurumda mı sanıyorsun?
Bende bu kalışımın korkusu olduktan sonra.
Kaldı ki; beni sevip sevmediğin bile çoğu kez bir önem arz etmiyordu
Sürekli içimde bir kala kalma korkusu tetiklenirken.
Dudağımın kıyısına bir dalga gibi vururken bile nefesin;
İçimde;
Ne yaparım ne ederim sensiz,
Hangi ayna beni gösterebilir ben gibi, senden başka,
Bu çaresizliğimi kime ihbar ederim,
Hangi güzellik beni büyüleyebilir sen kadar,
Gibi korkular vardı içimde.
Zaten yanı başımdayken bile kilometrelerce uzaktın bana.
İçime attıklarımın rahatsızlığındayım ve
Yüreğimde yaşadığım travmalarımın dışa vurumundayım bu aralar.
Anlayacağın sen gittin;
Gittiğini fırsat bilen korktuğum başıma geldi.
Sanki gururu sökülmüş tam orta yerinden hayallerimin,
Dirseği ezilmiş bir önlük gibiyim bir köy okulunda,
Aklı ermeyen her çocuğa bir alay konusu olsam da
Üstüm başım temiz, tertemiz sevdim, tertemiz terk edildim sayende.
Onurum yanı başımda, temiz bir ilişkim var şimdi
O kadar temiz ki; kimse yok.
Artık her aşk ulaşamadığım bir ciğer olacak
Kedinin gözünden bakıldığında dünyama.
İçime çekilip susuyorum sadece belki birileri duyar diye,
Bir intihar gibi atlıyorum bazen
Yüreğini senin sandığım dipsiz kuyulara.
Başka yüreklerde arıyorum kendimi...
Bulamıyorum.
Kendime ayak üstü uğruyorum,
Nezaketen söylenen sözler var işte ,
Hal hatır soruyorum,
Gözlerimdeki mahrumiyet...
"-Yaşıyoruz işte.." kargaşası içinde.
Ağlamak istiyorum en çok sensizken,
Başımı bir omuza yaslayıp;
Hıçkırıklara boğulmak istiyorum bir darağacındaymış gibi..
Bir erkek gibi işte,
Sadece kadını yanında.
Seni arıyorum..
Meşgule atıyorsun, sanki hiç bir şey yaşanmamış gibi.
Bekliyorum sürekli ne beklediğimi bilmeden,
Başım kalabalık, ziyaretindeyim yalnızlıklarımın.
İlk okul sıralarına yazdığım cümlelerimi basıyorum yaralarıma;
"Hiç kimse yalnız değildir, her insanın bir yalnızlığı vardır."
Bir apranax gibi etkili oluyor bazen bu cümleler ağrıyan sen yanlarıma.
Bazense kendimi avuttuğumu düşünüyorum sadece,
Seni arıyorum...
Açmıyorsun, sanki gözlerine hiç cennetim dememişim gibi.
Yabancı bir iklim telaşı içerisinde doğamdaki bütün canlılarım,
Yağmur bulutları artık ağlamıyor,
Sonbahar daha kırmızı,
Diğer mevsimlerden haber yok.
Uzuvlarımı koparıp atasım geliyor mahallenin köpeklerine,
Ve şehvetli bir dramı oynuyorum, konusu sensizlik olan hayat sahnemde.
Doğup büyüdüğüm viranenin kapısına dayanıp anneme sesleniyorum:
Dün parktaki bir bankta gördüm sevgilimi,
"Boy veriyordu" başka bir aşkın derinliğinde.
Hayaller suya düştüğünde boğulur mu anne?
Bağırıyorum, bağırıyorum,
Annem ses vermiyor..
Yığılıp kalmak kalıyor işte,
Dahasını sormayın!