Haşhaş'ın Demirel, Ecevit Ve Hatta Darbe İle Ne İlgisi Var ?

Konu sahibi son olarak 1277 gün önce görüldü

Türkiye'nin halen dünyadaki haşhaş'ın yaklaşık %54'ünü ürettiğini biliyor musunuz?

qolyp3caspx.jpg


Haşhaş an itibariyle belli amaçlarla sınırlı kalmak şartıyla Toprak Mahsülleri Ekibinin kontrolü ile üretiliyor.

Bir zamanlar ise ABD ile Türkiye arasındaki en ciddi sorunlardan birisiydi.

abdden-turkiyeye-ticari-kisitlama-gelebilir-15339.jpg


Amerika'da çiçek çocukların güzel kafalarla dolaştığı o yıllarda Türkiye'den giden uyuşturucu maddenin haddi hesabı yoktu. Türk Malı dediğinde de akan sular dururdu.

ABD Başkanı Nixon, o zaman iktidarda olan Süleyman Demirel ve Türkiye'ye haşhaş ekiminin yasaklanması konusunda baskı yapıyordu.

Corbis-U1626879.jpg


Türkiye tarımının en büyük kazanç kaynaklarından biri olduğundan dolayı, çeşitli sınırlamalar yapacağına dair sözler verse de haşhaş ekimini tamamen durdurmayı asla planlamıyordu.

12 Mart Darbesi ile 1971'de yerine gelen Nihat Erim ABD'nin hassas olduğu bu konuyu çözmeye çalışır ve haşhaş yasağı başlar.

nihat-erim.jpg


Darbe sonrası iktidara gelen Ecevit ise 1974'ün Temmuz'unda haşhaş ekimini tekrar yasallaştırdı.

bulent-ecevit-ozgurluk-2946.jpg


Amerika'nın çeşitli örgütlerle uyguladığı baskı ve ekonomik ambargolarına rağmen Ecevit, ekimde baskıyı arttırsa da asla yasaklamaz. Sonrasında Kıbrıs'a da Barış Harekatı yapacak olan Karaoğlan, ABD ile ilişkiler zora girse de ulus için bu hareketlerin faydalı olacağını düşünmüştür.

nine1.jpg
 
Haşhaş darbe sebebidir dersek eksik olmuş olur. Ancak gerilimi arttıran, tırmandıran bir gerekçedir. Bir yapbozun bir parçasıdır diyebiliriz.

İlk olarak haşhaş yasağı 1970'in başlarında gündeme gelmişti. ABD Adalet Bakanı'nın ''Amerikan gençliğini zehirleyen uyuşturucunun %80'i Türkiye'den geliyor'' açıklaması gündeme oturmuştu. Ve Türkiye'nin bu üretimi yasaklamasını istiyordu. O dönemin ABD başkanı Nixon'un Amerikan gençliğini umursadığından değil, siyasi geleceği tehlikede olduğundan ve geleceğini de uyuşturucuyla mücadeleye bağladığından ötürü bunun üzerine gidiyordu. ABD kamuoyunda ''uyuşturucu karşıtı'' bir kimlik, o dönem ABD iç siyasetinde epey prim yapacak bir olaydı...

Demirel ise''Bizim yıllık üretimimiz 120 bin ton civarında ve bu sizin Amerikan gençliğine 1 hafta yetmez, sizi zehirleyen başka ülkeler'' cevabını vermiş ve devamında ''bunu eğer yasaklarsak sizin ülkedeki gençleri bizim zehirlediğimizi kabul etmiş oluruz. Ama biz değiliz. Kaldı ki bizim adı Afyon olan, adını bundan alan bir şehrimiz bile var'' demiştir.

Türkiye'nin o zaman 3 milyon dolar civarında haşhaş ihracatı ve bu alanda istihdam edilen onbinlerce yurttaşı vardı... Demirel'in bunu yasaklayamama sebeplerinden biri de bu ve ülkede ve dünyada yükselen sol rüzgardı.

Demirel'in bu kararı haliyle ABD'nin baskısına sebep olmuş ve ülkede ekonomik bunalımın başlamasına, Türk parasının devalüasyona gitmesine, zamlara ve darboğaza sebep oldu... Zaten ardından ABD gazeteleri ''ordu Demirel'den rahatsız'' manşetleri attı...

Nihat Erim ve sonrasındaki Ecevit ise daha başka bir yazının konusu...
 
Geri