Hasan Sabbah Gerçeği-Faik Bulut

Konu sahibi son olarak 4810 gün önce görüldü
Kitap Özet

Eşitlikçi Dervişan Cumhuriyetleri ve Hasan Sabbah Gerçeği

Alamut Piri Hasan Sabbah’ın gerçek öyküsü. Hasan Sabbah Ömer Hayyam ve Nizamülmülk ile hiç okul arkadaşı olmadı. Cennet Fedaileri diye bir örgüt hiç kurulmadı. Haşhaşiler (afyonkeş) Alamut Kalesi’nde asla barınmadılar. Sahte Cennet kesinlikle yaşanmadı. Marco Polo Alamut Kalesi’ni hiç görmeden yazdı. Gerçek Hasan Sabbah kimdir ne yapmıştır? Alamut Kalesi ile sahte cennet efsanesinin aslı astarı nedir? Alamut Kalesi tüm dünyanın nefretini nasıl topladı? “Afyonkeş katiller” (Haşaşiler) deyimi niçin günümüzdeki insanları bile yanılgıya düşürüyor? Bu soruları yanıtlayan eser Hassan Sabbah hakkında uydurulmuş efsaneleri içeren piyasa malı tüm kitaplara bilimsel bir alternatif niteliğinde. Haçlılar ve Ortodoks İslamcıların Hasan Sabbah yandaşları hakkındaki karalama ve iftiralarını belgeleriyle ortaya çıkaran bu kitap Türkiye’de çok az bilinen İsmaili mezhebinin gizemli tarihini açıklıyor. Batınilik ile tasavvufa giden ilk kapıyı aralıyor.


Yazar: Faik Bulut
Yayınevi: Berfin Yayınları
Sayfa sayısı: 351
ISBN: 9789757354734
Basım tarihi: Şubat 2010
Kategori: Ezoterik / Gizli Örgütler
 
hasan-sabbah.jpg


Cennet vaadiyle mürit toplayan üstün zekalı, hırslı ve öngörülü sıra dışı bir lider! Hasan Sabbah denildiğinde akla gelenler, tarihteki ilk suikast ve intihar örgütünün kurucusu, Alamut Kalesi’nin arka bahçesindeki sahte cennetin yaratıcısı ve afyon vererek kandırdığı korkutucu müritlerin öncüsü gibi şeyler olsa da gerçeklerin çok daha farklı olduğu yönündeki yorumlar da epey dikkat çekici. Evet, bazıları afyon kullanımı, sahte düzenekler, gösteri amaçlı intiharlar ve acımasız kiralık katiller gibi olgularla Hasan Sabbah’ın ve İsmaililik mezhebinin karalanmaya çalışıldığına inanıyor.

Anlayacağınız; Hasan Sabbah kimdir sorusuna verilen cevaplara baktığımızda ortada büyük bir fikir ayrılığı olduğunu görüyoruz. Çünkü efsane niteliğindeki bilgilere inananlar için Hasan Sabbah; dini kötüye kullanmış bir sapkınken, diğerleri içinse adaletli, eşitlikçi ve hayran olunası bir Ortaçağ lideri. Ve aşağıdaki bilgilerden sonra ne düşünürsünüz bilemem ama Hasan Sabbah, her halükarda hakkında bilinmesi gereken bir dehadır diyebilirim.

Bu içerikte okumuştum: https://paratic.com/hasan-sabbah-kimdir/ Gerçekten fazlasıyla ilgmi çekti diyebilirim.
 
Kitabın özetini okudum . Yeterlidir . Demek ki kafadan belgeleri çarpıtıp çarpıtım . Hasan sabahı tertemiz . Melek gibi adam yapmış
 
Hasan Sabbah ve Şeyh Bedrettin




Sual: Abduhcu bir yazar, "Aslında bizim olan Hasan Sabbah ve Şeyh Bedrettine yabancılar sahip çıkmıştır" diyor. Yabancılar niçin sahip çıkıyor?
CEVAP
Şeyh Bedrettin, Samavne kadısının oğludur. Mısır’da okudu. Bir müddet sonra sapıtıp, müridleri halkın imanlarını bozmaya başladı. Üzerlerine Bayezid paşa gönderilip dağıtıldı. Kendisi Bosna’ya kaçtı. Müridler topladı. Yine sapık yol tuttular. Üzerlerine yine asker gönderildi. Tevbe eden müridleri tarafından yakalanıp teslim edildi. Mevlana Haydar Hirevi’nin başkanlığındaki ilim heyeti tarafından muhakeme olunarak, ölümüne fetva verildi. 1415 senesinde idam edildi. Görüldüğü gibi, ölümüne fetva verilecek kadar küfründe zararlı olan bir mülhid idi.

Hasan Sabbah, İsmailiye Devletinin kurucusu ve Bâtıniliğin bir kolu olan Haşşaşin fırkasının başkanı idi. Hasan Sabbah’ın fikirleri, Asr-ı saadetten önce, Sasaniler zamanında Mejdek’in sapık fikirlerine çok benziyordu. Pek çok haramları mubah sayıp, ahireti, Cenneti ve Cehennemi inkâr ediyordu. Kandırdığı cahilleri afyonkeş yaparak, cinayetler işletiyor, kurduğu terör teşkilatıyla pek çok İslam âlimini, devlet adamlarını ve Ehl-i sünnet müslümanları şehit ettiriyordu. Hind, Türkistan ve Horasan hacılarının, Rey şehri yakınında, yollarını kestirip öldürttü. Hasan Sabbah’ın 1124 senesinde ölümü üzerine eski güçlerini kaybeden Alamut Bâtınileri de 1256 yılında Moğollar tarafından imha edilerek büyük bir fitne önlenmiş ve Bâtıni sapıklarından temizlenmiş oldu.

Yabancıların neden sahip çıktığı şimdi anlaşılmıştır inşallah.
 
Geri