Harf Harf Kanıyorum Aşk'a..

Konu sahibi son olarak 3635 gün önce görüldü
Sonra vazgeçtim.
Satır satır, cümle cümle,
Yazmadım artık ellerini.
Benzetemedim hiçbir çiçeğe.

Oysa en çok da, gelincik kokusunda bekledim avuç içini.
Ve kırıldım zamanla,
Mevsimsiz yağmurlar biriktirdiğim kirpiklerine.
Oysa bilmiyorsun!

Ayrılık değil bu denli içimi burkan.
Kaç ömür pişmanlığım var sana dair.
Sakın ola sitem sanma bunu.
Senden uzakta ölürsem gücenirim.
KumSaati
 
Esip nice yellerde,
Güz kaldım,
Güldüm,
Gülüşünden utandım.

Bir dil bulup yollarına,
Nice kıyılar dolandım,
Mavi bir denizdim,
Dönüp kendi içim de,

Dönüp herseferin de,
Senin çölüne ağladım.
En çok da ben,
En kırılgan,
Ve en zamansız,
Sana dillendim...

Şimdi;
Sarısındayım bir papatyanın,
Dokunsan döküleceğim toprağına.
Dokunsan filiz filiz,
Yaprak yaprak öleceğim yurdunda.

Gri bir gecenin düşündeyim, gölgeni görsem sarılacağım...
Dokunsa yangınıma,
Dokunsa rüzgarın,
Kül olup savrulacağım.

Gelmezsin oysa,
Ben senden uzak.
Uzak zamanlar içinde...
Gelmezsin.

Ben bir ayrılık şiirinde kaybolacağım,
Sonra ben,
Söküp bağrımdan sesimi hiç bilmediğim bir türküye bağışlayacağım.
Ağlasam,

Kirpiklerimi kıracağım,
Gülsem yüzümü...
Yüzümü yargılayacağım.
Yaşasam ömrümü..
KumSaati
 
İçimdeki hüzünler hiç yok olmadı.
Kabuk bağlamadı yaralarım varlığınla.
Acımın hafifleyip geçtiği de yok.
Kim desede inanma Kadın.

Senin bana ilaç olduğun yalan.
Ben zaten hep üşürdüm.
Avuçlarımın soğukluğu hep bakiydi.
Ne var yani elimi cebine usulca sokuyorsam,

Yalnız hissetmemen telaşıydı bendeki.
Seni yaz bilip çiçekler açtığım yalan..
Olmadığında sitemler ediyorsam.
Yerini yadırgarsın telaşı sadece benimki.

Nefesin olmadanda uyurum bir başıma.
Yoksa göğsüne özlemim konu bahis değil.
Seni yurt bilip sevdiğim yalan...
Kim demiş ilk can ateşi olduğunu.

Ben hep cehennemde yanardım zaten.
Küle dönerdim de ah eylemezdim kıvılcıma.
Yüreğime su olduğun lafına itibar etme.
Seni deniz görüp sevdiysem yalan.

Hep gidenler oldu bu kadından.
Kimi candı, kimi candan öte.
Nolmus yani hep kalkmadımı ayağa arsızca.
Şimdi senmi yıkarsın yokluğunla bu yüreği.
Susarak ölür derlerse inanma yalan..
 
Tut ki.!
Körü körüne bağlandı yüreğin birine.
Uzak tüm hayaller yakın göründü.
En çorak umutlar yeşermeye başladı içinde.
Serap olan gerçeğe dönüştü birdenbire.
Çölü sevdin bir leyla bekleyişinde.

Gelmez dediğin girdi kapı eşiğinden.
Bitti pencere önündeki hüzünlü bekleyişin.
Toprak yeniden açtı bağrını tohuma.
Filizlendi kurumaya yüz tutmuş tüm kökler.
Gök en güzel mavi rengini giydi üstüne.
Yeniden cemre değdi gülüşüne.

Olmadı apansız bıraktı seni tuttuğun el.
Vazgeçtin insanlara güvenip sevmekten.
Yoruldun devamlı aynı yerden incitilmekten.
Gitmez sandıklarını yolculayınca ellerinlen.
Uyandın bir olmaz düşün en güzel yerinden.

Tut ki.!
Zamansız karlar yağdı düşlerine.
Üşüyorsun belkide kendi kışında.
Sahte yüreklerin ışığı degsede yaprağına.
Unutma ki yalancı baharlar zarar veremez.
Kökleri sağlam olan ağaca..

KumSaati
 
Birgün sızlarsa yüreğin ve üşürse bedenin,
Bilki gögsümün yoksunlugudur hissettiğin bu sancı.
Ve yoklugumdur sol yanından vuran bu acı...
Seni seviyorken böyle sınırsızca, hadsizce ve sahipsizce,

Belki birgün lanet olsun diycem.!
Sövücem tüm özlemlere ve gördüğüm tüm düşlere...
Kırık bir sazın bozuk sesi gibi,hep eksik çalacak bir notam.
Ve eski bir şarkı olacaksın dilimde,

Bir mısrası hep unutulan.
Bildiğin ama nedense çalmadıkça, baştan sona bitürlü hatırlanmayan....
Senden sonra ..
Yarım ve yamalı kalacak, aşk diye yaşıyor saydıklarım.

Ne garip yaşıyor sanıyorlar beni..
Ama bilmezler.!
Nasıl eksik, nasıl yarım kaldığımı ve Yokluğunda hiç tam olamadığımı...

Ve sen hiç görmüyceksin...
Yüreğimin dağlarına kar yağdığını.
Ve hiç bilmiyceksin ...
Zambakların umutsuz kalıp asla açmayacağını....

KumSaati
 
Birgün sızlarsa yüreğin ve üşürse bedenin,
Bilki gögsümün yoksunlugudur hissettiğin bu sancı.
Ve yoklugumdur sol yanından vuran bu acı.
Seni seviyorken böyle sınırsızca, hadsizce ve sahipsizce,
Belki birgün lanet olsun diycem.!

Sövücem tüm özlemlere ve gördüğüm tüm düşlere...
Kırık bir sazın bozuk sesi gibi,hep eksik çalacak bir notam.
Ve eski bir şarkı olacaksın dilimde,
Bir mısrası hep unutulan.

Bildiğin ama nedense çalmadıkça, baştan sona bitürlü hatırlanmayan....
Senden sonra ..
Yarım ve yamalı kalacak, aşk diye yaşıyor saydıklarım.
Ne garip yaşıyor sanıyorlar beni..

Ama bilmezler.!
Nasıl eksik, nasıl yarım kaldığımı ve Yokluğunda hiç tam olamadığımı...
Ve sen hiç görmüyceksin...
Yüreğimin dağlarına kar yağdığını.
Ve hiç bilmiyceksin.
Zambakların umutsuz kalıp asla açmayacağını.

KumSaati
 
Sen benim gülüşümsün dudağımın kenarına konan .
Varlığıyla yüreğimi ısıtıp kahkalar attıran.
Sen benim içimdeki masum çocuk yanımsın.
Bu kadar seviyorum deyip kollarımı kocaman açtıran.

Sen benim hüzünlü gözlerimin huzur limanısın.
Ellerini ellerime sarınca tüm özlem gemilerini yakan.
Sen aşkın tek tarifisin sevdiğim yüreğimde.
Anlatılamayan ama küçücük kalbimde dopdolu yer tutan.

Sen benim yüreğimin evisin, çırasısın, duamsın.
Sevgi nedir sorusuna verdiğim tek cevapsın.
Sen benim yurdumsun, kimligimsin sılamsın.
Ateşler sarsada yanmaya razı olduğum tek yürek yangınımsın..

KumSaati
 
Seni sevmek ..
İçimdeki grilerin mavileşmesi,
Üşüyen yüreğimin senle alevlenmesi,
Hüzünlü gözlerimin tebessüm etmesi demek..

Bazen çocuk çocuk küsmek sana.
Bazende yüzünü asıp oturmak inadına.
Ama sen gelip sevgiyle dokununca,
Boynuna sarılıp sığınmaktir koynuna..

Seni sevmek...
Tüm fırtınalara rağmen bir yaprak gibi,
Sonbahara inat tutunmakdır dalına.
Ve bir kardelen gibi direnip karakışlara,
Baharı beklemektir göğsünün kuytusunda..

KumSaati
 
Yokluğunda kaç kez küstüm hayata.
Kaç kez intihar etti düşlerim biliyormusun.?
Ve tutunmak isterken yaşamaya,
Kaç kez düştüm yokluğunun kıyısından uçuruma.!

Şimdi sen diye sığındığım ne varsa,
Tutundugum dal,
Uzandığım el.
Kayıp gitti avuçlarımdan..

Şimdilerde hangi vakit seni ansam, gecenin sisi çöker üzerime.
Yıldızlar saklanır ay yüzünü düşürür gözlerime.
Sinsice sızar yüreğime unutulmuş bir anı,
Ve bir düş yarası olur seni özlemek içimde.

KumSaati
 
Tenimde özlediğim kokun,
Ellerimde sıcaklığın var hala.
Özlemimi taze tutan anılar,
İcimde sen dolu bir aşk var hala..

Birazda bu aşka geç kalmışlığım,
Yada senin çabuk gidişin var.
Belkide yanlış zaman diliminde çarpıştı yüreğimiz,
Bunca vakitsiz kanayışımız ondanmıdır yoksa.

Öyle bir zamansız gidişin vardıki bizden.
Suskunluk diyarını kendine mesken tutupta.
Farkettimki dil seslensede çığlık çığlığa.
Duymak istemeyen yürek sana sağır olur daima..

Yinede aymayan her gün doğumunda,
Bir yaralı günaydın bırakıyorum koynuna.
Görmesem de sarıl bana sımsıkı sevdiğim,
Çünkü hala üşüyorum senin yokluğunda..

KumSaati
 
BEN SENİN EN ÇOK

Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili

Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil

Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman

Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini

Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...

KumSaati
 
Hg Melih aramıza :) Burda görmek güzel seni.Sayfan da hyırlı olsun.
 
Yıldızlar takılı kalıp geceden gözlerinde,
Ay ışığı bulaşmış üstüne.
Yakamozlar yüzüne düşmüş sevgilim,
Deniz kokusu ellerine...

Vurulmuş bir şarkının en,
Can alıcı noktası sanki hasretin.
Çokça kara sevda serpilip,
Birazda özlemle harmanlanan.
Ve bir yalnızlık melodisidir yokluğun,
Usanmadan başa sarılıp tekrar tekrar çalınan.

KumSaati
 
Herşey aynımı yokluğumda ?
Bıraktığım gibi hüzünlümü gözlerin?
Halen karanfil kokuyormu sevdiğim,
Tutarken içimi yakan ellerin...

Saçların raksediyormu yine rüzgarda,
Savruluyormu göğsüme dağıttığın gibi..
Kokunu alıyormu, bahar çiçekleri kıskanmadan,
Benim gibi koklayarak öpüyormu,esen yel boynundan.

Bir benmi değiştim vazgeçtim herseyden.
Bir benmi nefes alamıyorum buralarda.
Hayallerim sonu belli olmayan bir yolculukta
Düşlerim, gülüşlerim kırık dökük,
Can yanım paramparça..

KumSaati
 
Kim demiş seni unutamam diye?
Üşüyen ellerimin,
Öptüğün avuç içi mi?
Boşluğa bakan gözlerimin,

Islak kirpik dipleri mi?
Çiçek açmayan gamzemin
Unutulan tebessümü,
Yada her gece alnıma değen dudaklarının,

Tenimi yakan öpüşü mü?
Kim demiş seni unutamam diye?
Tüm mavi düşleri gidişinle yakan,
Bu kendini bilmez yüreğim mi?

KumSaati
 
Saklamak düşüyor bazen yüreğe,
Yarım kalmış duyguları,
Kirpiği yakan tuzlu deryayı,
Yaralı düşleri,

Sızlayan hayalleri,
Dönmeyecek olanın hasretini.
Saklamak düşüyor işte bazen,
Cebimizde taşıdığımız sargı bezlerini.

Yarasını alan geliyor yoksa,
Bilmeden hala oluk oluk kanadığımızı..

Yalnızken bile çok,
Kalabalıktır benim dünyam.
Çünkü arkasında mutlaka,
Kendine ait bir anı bıraktı her giden.
Etrafa dağılmış kırgınlıklar da cabası..

KumSaati
 
Bir serçenin sevdası gibi,
Coşkulu bir mavisin bana.
Umudumun kanadı,
Ve en güzel şarkısın dudağımda.

Birgün bu aşka göç mevsimi düşürse eğer,
Kararır gökyüzüm.
Toprak kokar düşlerim.
Lal olur dilim.
Bilmezmisin ki eyy sevgili.
Kırılgandır benim yüreğim gitmelere.

KumSaati
 
Nasılda vurulduk bir gurbet dönüşü.
Ne sıla kalmış bizi bekleyen,
Ne yüreği yangın yeri bir yar.
Herkes gittiği an unutulmuş.

Yok sayılmış.
Silinmiş anılar.

Yurdum dediğim bana yad el,
Özlemini cektiklerim yabancı olmuş.
Keskin bir bıçak sırtı keşkelerim.
Kını kendi elimde kalan..

KumSaati
 
Geri