Painfully
Üye
-
- Katılım
- Mart 23, 2019
-
- Mesajlar
- 1,860
-
- Tepkime puanı
- 436
-
- Puanları
- 123
-
- Konum
- Yalnızlık.
Hansel ve Gretel
Tek vakitler Hansel ve Gretel isminde iki kardeş varmış.
Anneleri onlar henüz bebekken can vermiş.
Odunca olan babaları, anneleri öldükten birkaç sene ardından yeniden izdivaç etmiş.
Oduncunun yeni karısı durumu zamanı yerinde tek aileden geliyormuş.
Ormanın kıyısında virane tek kulübede oturmaktan ve kıt kanı yaşamaktan nefret ediyormuş.
Üstelik üvey çocuklarını da hiç sevmiyormuş.
Hansel ve Gretel defa soğuk tek kış gecesi, yataklarına yatmış uykuya hazırlanırken, üvey annelerinin babalarına, “Çok az yiyeceğimiz kaldı.
Eğer bu çocuklardan kurtulmazsak, hepimiz açlıktan can vereceğiz,†dediğini duymuşlar.
Babaları bağırarak karşı çıkmış.
“Tartışmaya lüzum yok,†demiş karısı.
“Ben kararımı verdim.
Yarın onları ormana götürüp bırakacağız.â€
“Endişe etme,†diyerek kardeşini avuntu etmiş Hansel.
“Evin yolunu buluruz.†O gece Hansel geç saatlerde saklıca aut çıkmış ve cebine bir ton çakıl doldurmuş.
Sabah olunca, ailece ormana doğru yürümeye başlamışlar.
Yürürlerken Hansel cebindeki çakılları kimseye fark ettirmeden atıp, geçtikleri yolu işaretlemiş.
Öğle üzeri babalarıyla üvey anneleri onlar için tek ateş yakmışlar ve derhal geri döneceklerini söyleyip ormanın içerisinde yok olmuşlar.
Tabii geri dönmemişler.
Kurtlar etraflarında ulurken tir tir titreyen Hansel ve Gretel ay doğana kadar ateşin yanından ayrılmamış.
Sonra ay dahilinde parlayan çakılları izleyerek derhal odanın yolunu bulmuşlar.
Babaları onları görünce sevinçten havalar uçmuş.
Üvey anneleri de defa sevinmiş gibi davranmış fakat gerçekte kararını değiştirmemiş.
Üç gün ardından onlardan kurtulmayı yeniden tecrübe etmek istemiş.
Gece, çocukların odasının kapısını kilitlemiş.
Bu kez Hansel’in çakıl toplamasına destur vermemiş.
Ama Hansel zeki tek çocukmuş.
Sabah ormana doğru yürürlerken, akşam yemeğinde cebine sakladığı kuru ekmeğin kırıntılarını yere saçıp arkasında tek iz bırakmış.
Öğleye doğru üvey anneleriyle babaları çocukları yeniden bırakıp gitmişler.
Onların geri dönmediklerini görünce, Hanse ve Gretel sabırla ayın doğup yollarını aydınlatmasını beklemişler.
Ama bu kez geride bıraktıkları izi bulamamışlar.
Çünkü kuşlar tüm ekmek kırıntılarını yiyip bitirmişler.
Bu kez çocuklar harbiden de kaybolmuşlar.
Ormanda, üç gün üç gece, aç açına ve korkudan titreyerek dolanıp durmuşlar.
Üçüncü gün, tek ağacın dalında kar beyazı tek kuş görmüşler.
Kuş onlara güzel sesiyle şarkılar söylemiş.
Onlar da açlıklarını unutup kuşun peşine düşmüşler.
Kuş onları acayip tek odanın önüne getirmiş.
Bu odanın duvarları ekmekten, çatısı pastadan ve penceleri şekerdenmiş.
Çocuklar bütün sıkıntılarını unutmuşlar ve haneye doğru koşmuşlar.
Tam Hansel çatıdan, Gretel de pencereden tek parça yiyecekken içeriden tek ses duyulmuş: “Evimi kim kemiriyor bakiim?†Tek bakmışlar kapıda dünya tatlısı ihtiyar tek teyze.
“Zavallıcıklarım benim,†demiş bayan, “girin içeri.†İçeri girmişler ve hayatlarında hiç yemedikleri yiyecekleri yemişler.
O gece kuş tüyü yataklarda yatmışlar.
Fakat sabah her şey değişmiş.
Yaşlı bayan dikkatsiz çocukları tuzağa düşürmek için evini ekmek ve pastadan yapan tek cadıymış oysa.
Hansel’i saçlarından tuttuğu gibi yataktan kaldırmış ve onu tek ahıra kilitlemiş.
Sonra da Gretel’i sürüye sürüye mutfağa götürmüş.
“Kardeşin tek deri tek kemik!†demiş cırtlak tek sesle.
“Ona yemekler pişir! Onu şişmanlat! Eti budu adına gelince ağzıma layık tek yemek olacak! Fakat sen hiçbir şey yemeyeceksin! Tüm yemekleri o yiyecek.†Gretel ağlamış, ağlamış, fakat çaresiz cadının söylediklerini yapan.
Neyse ki Hansel’in aklı hâlâ başındaymış.
Gözleri tek iyi görmeyen cadıyı kandırmaya hüküm vermiş.
Cadı şişmanlayıp şişmanlamadığını kavramak için her gün Hansel’in parmağını yokluyormuş.
Hansel de parmağı adına tek tavuk kemiği uzatıyormuş ona.
“Yok, olmaz.
Yeterince kilolu değil!†diye bağırıyormuş cadı.
Sonra da mutafa gidip Gretel’e daha çok yemek yapmasını söylüyormuş.
Bu bu tür tek ay sürmüş.
Bir gün bundan sonra cadının sabrı taşmış.
“Şişman, zayaf fark etmez.
Bugün Hansel böreği yapacağım!†diye haykırmış Gretel’e.
“Fırına bak bakalım hamur kıvama gelmiş mi!†Korku içerisinde yaşamasına karşın Gretel’in de Hansel gibi hâlâ aklı yerindeymiş.
Cadının onu fırına iteceğini anlamış.
“Başımı fırına sokamıyorum! Hamuru göremiyorum!†diye sızlanmış.
Cadı elinin tersiyle Gretel’i süratle kıyıya itmiş ve kafasını fırına sokmuş.
Gretel tüm gücünü toplayıp ihtiyar cadıyı fırının içerisine itmiş, ardından da arkasından kapağı kapamış.
Hansel böylelikle kurtulmuş, fakat hâlâ haneye sebep gideceklerini bilmiyorlarmış.
Tekrar ormana dalmışlar.
Bir müddet ardından karşılarına tek dere çıkmış.
Bir ördek evvel Hansel’i ardından da Gretel’i karşı kenara geçirmiş.
Çocuklar ansızın bulundukları yeri tanımışlar.
Hızla hanelerine doğru koşmuşlar.
Onları karşısında gören babaları defa neşeli olmuş.
Sevinç gözyaşları içerisinde, onları ormanda bıraktıktan kısa bir müddet ardından o merhametsiz üvey annelerinin ailesinin yanına gittiğini söylemiş.
Yaptıkları için elemden sebep kahrolduğunu anlatmış.
Babalarını tek sürpriz henüz bekliyormuş.
Hansel ceplerinden, Gretel de önlüğünün cebinden cadının evinde buldukları altın ve elmasları çıkartmışlar.
Ailenin bütün sıkıntıları sona ermiş böylelikle.
O günden ardından da ömürlerini sevinç içerisinde sürdürmüşler.
Tek vakitler Hansel ve Gretel isminde iki kardeş varmış.
Anneleri onlar henüz bebekken can vermiş.
Odunca olan babaları, anneleri öldükten birkaç sene ardından yeniden izdivaç etmiş.
Oduncunun yeni karısı durumu zamanı yerinde tek aileden geliyormuş.
Ormanın kıyısında virane tek kulübede oturmaktan ve kıt kanı yaşamaktan nefret ediyormuş.
Üstelik üvey çocuklarını da hiç sevmiyormuş.
Hansel ve Gretel defa soğuk tek kış gecesi, yataklarına yatmış uykuya hazırlanırken, üvey annelerinin babalarına, “Çok az yiyeceğimiz kaldı.
Eğer bu çocuklardan kurtulmazsak, hepimiz açlıktan can vereceğiz,†dediğini duymuşlar.
Babaları bağırarak karşı çıkmış.
“Tartışmaya lüzum yok,†demiş karısı.
“Ben kararımı verdim.
Yarın onları ormana götürüp bırakacağız.â€
“Endişe etme,†diyerek kardeşini avuntu etmiş Hansel.
“Evin yolunu buluruz.†O gece Hansel geç saatlerde saklıca aut çıkmış ve cebine bir ton çakıl doldurmuş.
Sabah olunca, ailece ormana doğru yürümeye başlamışlar.
Yürürlerken Hansel cebindeki çakılları kimseye fark ettirmeden atıp, geçtikleri yolu işaretlemiş.
Öğle üzeri babalarıyla üvey anneleri onlar için tek ateş yakmışlar ve derhal geri döneceklerini söyleyip ormanın içerisinde yok olmuşlar.
Tabii geri dönmemişler.
Kurtlar etraflarında ulurken tir tir titreyen Hansel ve Gretel ay doğana kadar ateşin yanından ayrılmamış.
Sonra ay dahilinde parlayan çakılları izleyerek derhal odanın yolunu bulmuşlar.
Babaları onları görünce sevinçten havalar uçmuş.
Üvey anneleri de defa sevinmiş gibi davranmış fakat gerçekte kararını değiştirmemiş.
Üç gün ardından onlardan kurtulmayı yeniden tecrübe etmek istemiş.
Gece, çocukların odasının kapısını kilitlemiş.
Bu kez Hansel’in çakıl toplamasına destur vermemiş.
Ama Hansel zeki tek çocukmuş.
Sabah ormana doğru yürürlerken, akşam yemeğinde cebine sakladığı kuru ekmeğin kırıntılarını yere saçıp arkasında tek iz bırakmış.
Öğleye doğru üvey anneleriyle babaları çocukları yeniden bırakıp gitmişler.
Onların geri dönmediklerini görünce, Hanse ve Gretel sabırla ayın doğup yollarını aydınlatmasını beklemişler.
Ama bu kez geride bıraktıkları izi bulamamışlar.
Çünkü kuşlar tüm ekmek kırıntılarını yiyip bitirmişler.
Bu kez çocuklar harbiden de kaybolmuşlar.
Ormanda, üç gün üç gece, aç açına ve korkudan titreyerek dolanıp durmuşlar.
Üçüncü gün, tek ağacın dalında kar beyazı tek kuş görmüşler.
Kuş onlara güzel sesiyle şarkılar söylemiş.
Onlar da açlıklarını unutup kuşun peşine düşmüşler.
Kuş onları acayip tek odanın önüne getirmiş.
Bu odanın duvarları ekmekten, çatısı pastadan ve penceleri şekerdenmiş.
Çocuklar bütün sıkıntılarını unutmuşlar ve haneye doğru koşmuşlar.
Tam Hansel çatıdan, Gretel de pencereden tek parça yiyecekken içeriden tek ses duyulmuş: “Evimi kim kemiriyor bakiim?†Tek bakmışlar kapıda dünya tatlısı ihtiyar tek teyze.
“Zavallıcıklarım benim,†demiş bayan, “girin içeri.†İçeri girmişler ve hayatlarında hiç yemedikleri yiyecekleri yemişler.
O gece kuş tüyü yataklarda yatmışlar.
Fakat sabah her şey değişmiş.
Yaşlı bayan dikkatsiz çocukları tuzağa düşürmek için evini ekmek ve pastadan yapan tek cadıymış oysa.
Hansel’i saçlarından tuttuğu gibi yataktan kaldırmış ve onu tek ahıra kilitlemiş.
Sonra da Gretel’i sürüye sürüye mutfağa götürmüş.
“Kardeşin tek deri tek kemik!†demiş cırtlak tek sesle.
“Ona yemekler pişir! Onu şişmanlat! Eti budu adına gelince ağzıma layık tek yemek olacak! Fakat sen hiçbir şey yemeyeceksin! Tüm yemekleri o yiyecek.†Gretel ağlamış, ağlamış, fakat çaresiz cadının söylediklerini yapan.
Neyse ki Hansel’in aklı hâlâ başındaymış.
Gözleri tek iyi görmeyen cadıyı kandırmaya hüküm vermiş.
Cadı şişmanlayıp şişmanlamadığını kavramak için her gün Hansel’in parmağını yokluyormuş.
Hansel de parmağı adına tek tavuk kemiği uzatıyormuş ona.
“Yok, olmaz.
Yeterince kilolu değil!†diye bağırıyormuş cadı.
Sonra da mutafa gidip Gretel’e daha çok yemek yapmasını söylüyormuş.
Bu bu tür tek ay sürmüş.
Bir gün bundan sonra cadının sabrı taşmış.
“Şişman, zayaf fark etmez.
Bugün Hansel böreği yapacağım!†diye haykırmış Gretel’e.
“Fırına bak bakalım hamur kıvama gelmiş mi!†Korku içerisinde yaşamasına karşın Gretel’in de Hansel gibi hâlâ aklı yerindeymiş.
Cadının onu fırına iteceğini anlamış.
“Başımı fırına sokamıyorum! Hamuru göremiyorum!†diye sızlanmış.
Cadı elinin tersiyle Gretel’i süratle kıyıya itmiş ve kafasını fırına sokmuş.
Gretel tüm gücünü toplayıp ihtiyar cadıyı fırının içerisine itmiş, ardından da arkasından kapağı kapamış.
Hansel böylelikle kurtulmuş, fakat hâlâ haneye sebep gideceklerini bilmiyorlarmış.
Tekrar ormana dalmışlar.
Bir müddet ardından karşılarına tek dere çıkmış.
Bir ördek evvel Hansel’i ardından da Gretel’i karşı kenara geçirmiş.
Çocuklar ansızın bulundukları yeri tanımışlar.
Hızla hanelerine doğru koşmuşlar.
Onları karşısında gören babaları defa neşeli olmuş.
Sevinç gözyaşları içerisinde, onları ormanda bıraktıktan kısa bir müddet ardından o merhametsiz üvey annelerinin ailesinin yanına gittiğini söylemiş.
Yaptıkları için elemden sebep kahrolduğunu anlatmış.
Babalarını tek sürpriz henüz bekliyormuş.
Hansel ceplerinden, Gretel de önlüğünün cebinden cadının evinde buldukları altın ve elmasları çıkartmışlar.
Ailenin bütün sıkıntıları sona ermiş böylelikle.
O günden ardından da ömürlerini sevinç içerisinde sürdürmüşler.
Moderatör tarafında düzenlendi: