Hani herkese yetecek yurt vardı?

🕒 Konu sahibi 22 saat önce aktifti
Bazısı cimrilikten bazısı fakirlikten çocuklarını tarikat hücre evlerine emanet ediyor aileler hala. "Aman canım noolcak sıcak yatak, iki kap yemek de verirler. İki rekat namaz kılmış kötü mü, imanla kuranla okur okulunu işte" diyerek yakıyorlar çocukların başını.

Gencecik tıp öğrencisi dayanamamış psikolojik baskıya ve intihar etmiş Elazığ'da. Kim verecek bunun hesabını?

Haberi;
Elazığ'da sabah saatlerinde intihar eden 20 yaşındaki Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Enes Kara’nın intihar etmeden önce paylaştığı videoda uğradığı yoğun aile baskısı ve kaldığı cemaat evindeki baskıları anlattığı ortaya çıktı.

 
hocam daha önce bu konuyla ilgili bir yerde daha basit bir paragraf geçmiştim, aileler tarafından değil aslında insanlar devlet eliyle bu tarikat yivalarina yönlendiriliyor.
bunların içinde vakıf yurtlari da var ancak onlar da tarikat kurumları gibi. yani adında din geçen her kuruma yurt açma şansı vermisler ve onlar da kayıt ettikleri öğrenci başına devletten yardım alıyorlar.

ülkenin yurt durumu içler acısı bir durumda ne yazık.
 
Son düzenleme:
Yeterli sayıda yurt olsa da , o zihniyet yine cocuklarını tarikat yurtlarına yerleştirecektir .
 
Şu forumda güzel güzel takılıyoruz da böyle konular için ayrı bir bölüm açılsa da rahat rahat yazsak.
Bu çocuk gibi milyonlar bu ülkede, zorla namaz kıldırılan, zorla tesettüre sokulan. Ve bunlara mecbur bırakan bir sistem var. Bunları yapmaları konusunda baskı kuran aileler var, toplumsal normlar var.
Küçücük yaşta tesettür giydirmeyi, küçücük yaşta kuran kursuna göndermeyi bir şey sanıyorlar. Bırakın insanlar seçim şanslarını kullansın, istediği kişi olsun, istediği rolünü alsın hayattan.
Başkalarının istediği kişi olmak kadar kötü bir şey yok bu yaşamda. Buna mecbur hissetmek, bırakılmak..
Geçen hafta yazdım yine burada, bu cemaat, tarikat işleri ülkede korkunç boyutlara ulaşmış durumda. Her mahallenin tarikat evleri var, toplantı yapıyorlar düzenli olarak. Özellikle maddi gücü zayıf aileleri ve çocuklarını manipüle ediyorlar.
Konu dışı gibi görünebilir ama bağlantılı olduğu için söylüyorum, olası bir seçim kaybında böyle çocukları, gençleri, mecbur aileleri. Aklı yıkanmış, kandırılmış kişileri sokağa dökecekler..
Yazık gerçekten çok yazık, kurtarılmayı bekleyen o kadar çok kişi var ki..
Din adı altında insanlara nasıl psikolojik şiddet uyguluyorlar sadece bir örneği. Çok üzücü bir durum, sabaha kadar yazsak da hikaye.
Bu toplum yüzyıllar da geçse eğitilmesi mümkün değil.
 
Lanet olsun yarattığınız bu düzene. Yıllardır bile isteye, göz göre göre karanlık hem de zifiri karanlık bir dünya meydana getiriyorlar. Attıkları her adımla karanlığın yoğunluğunu arttırıyor, bu ülke insanını o karanlığın en kuytu köşelerine hapsediyorlar ve günün sonununda da şükür telkin ediyorlar.

Siz bu ülke gençlerinin ahını aldınız ahını. Cebinde 1 tl ile yarı aç intihar eden Sibel Ünli’nin, katledilen Rabia Naz’ın, Oğuz Arda’nın ve daha nicelerinin. Lanet olsun yarattığınız bu karanlığa.
 
yeterince kaos olursa toplumsal hafıza diye bir şey kalmaz. bu döngü gelecek sene kırılmazsa daha çok okur, izleriz böyle haberleri.
 
Ulan bu ülke gencinin yüzündeki gülüşü, kalbindeki heyecanı, zihnindeki umudu çaldınız. Bu ülke gençlerini dipsiz karanlığınıza hapsettiniz. Yazık ulan bu insanlara yazık.
 
Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi 20 yaşındaki Enes Kara, cemaat yurdunda yaşadığı baskılardan ve gelecek kaygısından dolayı intihar etti. 20 yaşındaki gencin dün sabah arkadaşlarıyla birlikte kaldığı dairenin bulunduğu apartmanın 7. katından atladığı öğrenildi. Kara yaşamına son vermeden önce Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi 20 yaşındaki Enes Kara, cemaat yurdunda yaşadığı baskılardan ve gelecek kaygısından dolayı intihar etti. 20 yaşındaki gencin dün sabah arkadaşlarıyla birlikte kaldığı dairenin bulunduğu apartmanın 7. katından atladığı öğrenildi. Kara yaşamına son vermeden önce yayınladığı videoda istememesine rağmen ailesinin zoruyla cemaat yurdunda kaldığını söyledi.
BURADA KALMAYA ZORLADILAR

– Şu an bir cemaat yurdunda kalıyorum. Hiç kalmak istememe ve bunu aileme defalarca söylemiş olmama rağmen ilk üniversite kazandığım zaman tekrar buraya geleceğim zaman böyle söyledim ama burada kalmaya zorladılar. Buradaki görevli abi benimle biraz konuştu. “Ailenin zoruyla mı kalıyorsun?” diye sordu “Evet” dedim. Babamla konuştu, babamın beni arayıp söylediği şey şu oldu: Oranın kurallarını aksatma, namazlarını kıl, orada aç kitabını oku.
PSİKOLOJİK OLARAK ÇOK YORULUYORSUNUZ
– Böyle bir durumun içerisindeyim. Size bir günümü anlatmak istiyorum. Sabah 06.30’da sabah namazı için kalkıyoruz, sonra okula gidiyorum, sonra 16.30-17.30’a kadar okuldayım. Zaten 17.00 gibi yemek yeniliyor. Sonra akşam namazı var. Ondan sonra bir saat burada kitapları okumak zorundasınız. Ondan sonra yatsı var. Bunları yapınca saat yaklaşık 8 oluyor ve psikolojik olarak çok yoruluyorsunuz.
TÜM YAŞAMA SEVİNCİMİ VE HEVESİMİ KAYBETTİM
– Zaten tüm gün okuldasınız üstüne bir de istemeye istemeye bunları yapınca özgürlüğünüz elinizden gitmiş gibi hissediyorsunuz ve çok kötü bir durum. Bir yerden sonra dayanılmıyor gerçekten. 23.00 gibi zaten yatıyorum yoksa ertesi gün uykusuz kalıyorum. Pazartesileri burada cemaat dersleri var. 20.00'de geliyor cemaat 22.00'a kadar buradalar ve ona da katılmak zorundasınız.

– Hafta sonu yine dersmiş, kitap okuma ve temizlik var ve yine size 3-4 saat gibi belki o da kalmıyor şu an. Tam zaman söylemek değişebiliyor. İçinde bulunduğum durumdan gerçekten tüm yaşama hevesimi, sevincimi kaybettim. Aileme de bunu açıkça söyleyemiyorum korkuyorum ne yapacaklarını hiç bilemiyorum her şey yapma potansiyelini taşıyorlar.
TIP ÖĞRENCİLERİ: YAŞAMAK VE YAŞATMAK İSTİYORUZ
Tıp öğrencisi Enes Kara'nın yaşamına son vermesi sonrasında Türk Tabipleri Birliği Tıp Öğrencileri Kolu, sosyal medya hesabından yayınladığı mesajda şunları paylaştı:
“Cemaat yurdunda kalan Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi, sıra arkadaşımız, yaşadığı gelecek kaygısına ve cemaatin kurduğu baskıya dayanamadığını ifade ederet yaşamına son verdi. Arkadaşımızın intihar etmesinin sebebi; bizlere baskından mobbingden, gelecek kaygısından, yoksulluktan, güvencesiz ve kölece çalışma koşullarından başka verecek şeyi kalmayan bu düzendir. Artık bizler geleceksizleştirilmek istemiyoruz, ölmek istemiyoruz, yaşamak ve yaşatmak istiyoruz!”

ÇOCUKLARINIZI CEMAATLERİN, TARİKATLARIN ELİNE BIRAKMAYIN!

Kara’nın ölümü ülkedeki cemaat yurtları sorununu yeniden gündeme getirirken yaşanan olay sosyal medyada da tepkilere neden oldu.
 
Konuştuk bunları.

 
Üniversite çağına gelmiş çocuklarınızın üzerinden ellerinizi çekin artık. Bırakın nerede kalmak, nerede okumak istiyorlarsa orada kalsın, orada okusunlar.
 
Zorla güzellik olmuyor _ maalesef sulbunden çıkan çocuk isteğim gibi düşündüğün gibi olmuyor _ zorlamicaksin_ bir işe sokacaksin _ para kazansın istediği gibi yaşasın _ uzaktan yardım et_ hayatına devam et_ayri eve çıksın _ istediği gibi yaşasın. Benim maaşımdan yeyip artistlik yapmasın_ not tarikatci değilim
 
Son düzenleme:
Konuştuk bunları.

Kusura bakmayın hocam..
 
Hala mı yapabiliyorlar. Devletin gözü açık olmalı :emoji_spy:
 
Çocuğun babası ben 25 yıldır cemaatteyim, kimsenin bir zararını görmedim demiş. Manevi olarak ahiretine faydası olsun istedim demiş. Demiş de sormamış oğluna sen istiyo musun diye.
Çocuk kaç kere istemiyorum demiş. Ya ben gitmek istemediğim bir yere mecburen gittiğimde bile 2-3 saatim zehir oluyor. Aylardır orda kalıyor nasıl ıstırap yaşamış..
Yazık oldu, çok yazık.
 
Eskiden çoğu devlet okulu gizlice Hizbullahçılar tarafından ele geçirilmişti ve din öğretmenleri, öğretmenler, müdür ve müdür yardımcılarının örgüt elemanı olduğu, yine üst düzey liderleri Hacı İnan yakalanınca ortaya çıkmıştı ki kendisi de din öğretmenliği yapıyordu. Bazı öğretmenlerin ortadan kaybolması sonucu yapılan araştırmalarda, örgüt tarafından, ahlaksızca davrandıkları gerekçesi ile infaz edildikleri anlaşıldı.

Yıllardır bu sorun devam ediyor ancak örgütlerin ismi değişiyor sadece.

***
1998 yılına ait haber

İçel'in Tarsus İlçesi'nde, geçen yıl ekim ayında bir gün arayla öldürülen 2 öğretmenden Oktay Bulun'un katili Hizbullah örgütü üyesi çıktı. Öğretmen Mustafa Özkan'ın da bu örgüt tarafından öldürüldüğü sanılıyor. Tarsus'ta 10 Ekim'de öldürülen Turgut İçgören İlköğretim Okulu Türkçe Öğretmeni, 2 çocuk babası 45 yaşındaki Oktay Bulun'un katili, yasadışı köktendinci Hizbullah örgütü üyesi ‘Yakup’ kod adlı 23 yaşındaki Mustafa Eroğlu yakalandı.

Katil, Hizbullahçı çıktı

images


images


BvhYqdICYAAZwHv.jpg
 
Geri