çok değişik sesler geliyor. belediyelere vs. yerleştirilen alevilerin de tasfiyesinin sinyali verildi sanırım.
küçük bir hatırlatma halk partisinin kurucu dinamiği ittihat ve terakki'nin de çıkış noktası olan vatan ve hürriyet kavramıdır. bu iki kavram aynı zamanda atatürk'ün şam'da kurduğu örgütün adıdır. o dönemin ve sonraki dönemlerin şartlarına en uygun fikir olması nedeniyle de halk partisinin tüzüğünde farklı isimlerle yer edinmiştir.
halk partisi değişen dünya şartlarına karşı kurucu dinamiklerini revize ederek, çoğunluğun demokrasisine uygun hareket edip, kendini savunmasız kılmıştır hep.
80 yıl önce dönemin başbakanı saraçoğlu iktidarında halk partisinde nasyonal sosyalizm sempatisi yaygındı mesela. faşist ideoloji suç sayılmaya başlandığı dönemde de bu düşünce bastırıldı.
70'lerde karaoğlan fırtınasıyla yine kendini revize eden halk partisi, değişen dünyaya ayak uydurmak için sosyal demokrat çizgiye büründü bu sefer. darbeyle bu düşünce de bastırıldı.
2009 yılında, oslo görüşmeleri sırasında türkiye'nin öteki'siyle barışma sürecinin fitili ateşlendi. sadece bir sene sonra bir öteki sayılan kk, halk partisinin genel başkanı oldu. kürtlere, alevilere, bu ülkedeki öteki olarak tanımlanabilecek etnik kimliklere parti içinde de yakınlaşma süreci başladı. çünkü halk partisi herkesin partisiydi.
ancak kk bu treni kaçırdı. belki de o trene binmeye hiç niyeti de yoktu. ancak bu hizipçiliğin hesabı daha sonra emin olun sorulur. çünkü her şey varoluş meselesine dönmüş durumda. artık kimsenin öteki siyasetini, izm'leri önemsediği yok.
halk partisi artık ülkenin freni boşalmış bir kamyon gibi uçuruma sürüklendiği daha net görebiliyor. kendini yeniden revize ediyor ve karşısına çıkacak her şeyin karşıtı olmaya hazır durumda.