Halk Şiirinin Türleri

Konu sahibi son olarak 2618 gün önce görüldü
HALK ŞİİRİNİN TÜRLERİ


Divan şiirinde nazım biçimleri
smiliv.gif
şekilleri belirlidir. Bu kurallar hiç değişmez. Halk şiirimizde ise nazım biçiminden çok türler vardır. Halk şiirinin türlerini oluşturan koşma
smiliv.gif
semai
smiliv.gif
dudak değmez
smiliv.gif
destan ve türküler için nazım şekilleri açısından uygulanacak bir kural yoktur. Yani yukarıda saydığımız türleri birbirinden ayıracak belli kurallara oturtulmuş nazım biçimleri yoktur. Pertev Naili Boratav'a göre halk şiirimizdeki tür'leri biçimleriyle değil; ezgileri ve okunuşlarıyla birbirinden ayırabiliriz. Fuat Köprülü de
smiliv.gif
halk şiirindeki türlerin arasındaki fark
smiliv.gif
kısmen şekillerinden ve daha ziyade bestelerinden ortaya çıkar
smiliv.gif
demektedir. İsmail Habip Sevük de
smiliv.gif
halk şiiri türlerinin yalnız şekilleriyle değil
smiliv.gif
nağmeleri ve makamlarıyla ayrılır derken aynı gerçeğe parmak basar.

Hikmet İlaydın'ın Türk Edebiyatı 'nda Nazım adlı eserinde vurguladığı gibi
smiliv.gif
halk şiirinde tip olarak gerçekte iki tür vardır: Mani ve Koşma. Öteki türler yani Türkü
smiliv.gif
Semai
smiliv.gif
Destan
smiliv.gif
Varsağı
smiliv.gif
İlahi ve Nefes ise bu iki tipin türevleridir.
 
MANİ:
Mani'ler tek dörtlükten oluşan ve kafiye düzeni değişik halk şiiri türleri ne uymayan
smiliv.gif
bir bütünlük arzeden
smiliv.gif
içerdiği manayı veya verdiği mesajı bu dörtlük içinde tamamlıyan
smiliv.gif
genellikle yedi heceli bir halk şiiri türüdür. Anonim halk şiiri içinde önemli bir yer bulmuştur.

Türk Halk Edebiyatı konusunda araştırma yapmış ve bu alanda eserler vermiş yazarlardan Fuat Köprülü
smiliv.gif
Ata Terzibaşı
smiliv.gif
Veled Çelebi mani kelimesinin ''mana'' kelimesiyle eş anlamlı olduğunu söylemektedir. Demek oluyor ki (Mani) kelimesi (Mana) kelimesinde ortaya çıkmıştır. Niyazi Esat ise kimi şiir türlerinin çeşitli Türk boy ve kabile adlarından esinlendiğini öne sürerek mani kelimesinin de (Türkmani) yani Türkmen kelimesinden ortaya çıktığı görüşündedir.

Mani'lerin çoğunlukla dört mısradan oluştuğunu söylemiştik. Bu tür manilerde birinci
smiliv.gif
ikinci ve dördüncü mısralar birbirleriyle kafiyeli
smiliv.gif
üçüncü mısra ise serbesttir. Maniler genellikle dört mısradan kurulu İse de bazan 5
smiliv.gif
6
smiliv.gif
7
smiliv.gif
8
smiliv.gif
10
smiliv.gif
14 mısralı manilerle de karşılaşmaktayız. Fahrettin Kırzıoğlu'nun bildirdiğine göre oyunlar sırasında karşılıklı söylenen sorulu-cevaplı manilere Kars çevrelerinde Akışta adı verilmektedir.

Mani'leri konularına göre Pertev Naili Boratav on hölümde toplar: 1-Niyet manileri 2-Atışma manileri 3-Tarlada ve İşte çalışırken gelip geçenlere söylenen maniler 4-Bekçi ve davulcu manileri 5-Satıcıların söyledikleri maniler 6-Semai kahvelerinde söylenen cinaslı maniler 7-Aşık-Hikayecilerin söyledikleri maniler 8-Mektup manileri 9-Düğünlerde söylenen maniler 10-Mani kıtalarından oluşmuş
smiliv.gif
mani özelliğini yitirmemiş ''basit makamlı'' veya konuşma üslubundaki maniler.

Manilerin bazıları da türkülerin içinde
smiliv.gif
destan ve ağıtların sonlarında da yerleştirilmiştir. Ancak mani söyleme geleneğinin aşıklarca pek benimsenmediği ve onlarca uygulandığı pek söylenemez. Maniler çoğunlukla kadınlarca yaratılmış ve kadınlar tarafından söylenegelmiştir.
 
KOŞMA:
Halk edebiyatı yazarları
smiliv.gif
Halk edebiyatı nazım biçimleri içinde en çok işlenen ve en çok sevilen türün koşma olduğunu belirtirler. Aşık edebiyatında aşkı
smiliv.gif
acıları
smiliv.gif
üzüntüleri
smiliv.gif
özlemi
smiliv.gif
gurbetİ
smiliv.gif
doğayla ilgili duygulanmaları anlatmak için hep koşma türünden yararlanılmıştır. Hikmet Dizdaroğlu ''Koşma söz koşmak mastarının türevidir'' der.

Koşmalar hece vezniyle (6+ 5) ve hece vezninin (4+4+ 3) duraklı kalıbıyla yazılır. Dörtlükler ise 3 ve 5 arasında değişir. Son dörtlükte aşık kendi mahlasını mısralardan birine yerleştirir. Buna Tapşırmak denir. Onbir heceli olmak koşmanın en büyük özelliğidir. Duraklı kalıbıyla Türk dilinin güzelliğini şiire uygulayan saz şairleri
smiliv.gif
bu doku içinde duygularım daha bir kolay
smiliv.gif
daha bir güzel aktarabilmektedirler. Koşmalara uygulanan bestelerin de görkemi
smiliv.gif
etkinliği onbir heceli şiirler olması nedeniyle daha belirginleşir ve büyüleyici ve çekici olur. İşte halk arasında ve saz şairlerince kullanılan ''ezgi'' kelimesi de bu uyumun özüdür.

Koşmaların ezgiyle söyleııme8i için de iki mısra arasına terennümler yerleştirilir.
Hikmet Dizdaroğlu koşmaları ezgilerine ve yapılarına göre iki bölüme ayırır. Özel ezgiyle okunan koşmalar şunlardır: Acem Koşması
smiliv.gif
Kerem
smiliv.gif
Kesik Kerem
smiliv.gif
Gevheri
smiliv.gif
Ankara Koşması
smiliv.gif
Elpük Koşması
smiliv.gif
Yelpük Koşması
smiliv.gif
Bayındır Koşması
smiliv.gif
Sivrihisar Koşması
smiliv.gif
Sümmani
smiliv.gif
Cem Koşması
smiliv.gif
Bülbül Koşması
smiliv.gif
ve Topal Koşma. Yapılarına göre koşma çeşitleri ise şunlardır: Düz Koşma
smiliv.gif
Yedekli Koşma
smiliv.gif
Musammat Koşma
smiliv.gif
Ayaklı Koşma
smiliv.gif
Zincirbend Ayaklı Koşma
smiliv.gif
Zincirleme
smiliv.gif
Koşma-Şarkı.

Koşma ezgiyle söylendiği için onun söyleniş şekli koşmayı varsağı ve türkülerden ayırır. Yoksa bu saydığımız türler yapı olarak birbirlerine çok yakın olup bunları birbirinden ayıran tek özellik besteleridir.
 
VARSAĞI:
Güney Anadolu'da Maraş'tan Mersin'e kadar uzayan bölgede yaşayan Varsak Türkleri
smiliv.gif
Selçuklular zamanında Anadolu'ya yerleşmişlerdi. İşte varsağı
smiliv.gif
Varsak Türkülerinin kendilerine özgü bir ezgiyle söyledikleri türkü biçimidir. Fuat Köprülü 'nün bildirdiğine göre varsağılarda yiğitçe seslenişler de vardır. Bunu sağlamak için de ''behey''
smiliv.gif
''bre''
smiliv.gif
''hey'' gibi ünlemler kullanılır. Hece vezninin sekizli kalıbıyla yazılır. Ancak on birli olanlarına da rastlamaktayız.

Halk edebiyatımızda en çok varsağı söyleyen aşık
smiliv.gif
Karacaoğlan'dır.
 
DESTAN:
Türk Halk Edebiyatında destanlar uzun bir örgü içinde bir olayı hikaye
etme
smiliv.gif
anlatma sanatıdır. Destan kelimesi Far8çadır. En uzun nazım biçimi olan destan hece vezninin genellikle onbirli kalıbıyla yazılır. Bazı destanlarda dörtlük sayısının yüzü geçtiği görülmüştür. Cem Dilçin
smiliv.gif
Örneklerle Türk Şiiri Bilgisi adlı eserinde destanları konularına göre şöyle tasnif etmiştir: Savaş Destanları
smiliv.gif
Deprem
smiliv.gif
Yangın
smiliv.gif
Salgılı Hastalık gibi Olaylarla ilgili Destanlar
smiliv.gif
Eşkiya ve Ünlü Kişilerin Serüvenlerini Anlatan Destanlar
smiliv.gif
Toplumsal Taşlama ya da Eleştiri Niteliğindeki Destanlar
smiliv.gif
Atasözleri Destanları
smiliv.gif
Hayvan Destanları
smiliv.gif
Yaş Destanları (insanın doğumundan ölümüne kadar geçirdiği hayat dönemlerini anlatan destanlar). Hikmet Dizdaroğlu ise bu tasnife Güldürücü Destanlar ve Davulcu Destanlarını da eklemektedir. Bu sıralamaya biz de Yemek Destanlarını ilave ediyoruz. Halk Şairlerinden Yemek Destanları adlı bir Güldeste'yi yeni yayınladık.

Destanlarda ele alınan olay hikayeleştirilir. Öğretici ve gösterici olmaya çalışılır. Duygusal öğeler şiirde bulunmaz
smiliv.gif
ancak bu ögeler destanı dinleyenin yüreğinde doğar. Destanlar özel bir ezgiyle okunur
smiliv.gif
''taganni'' ve ''terennüm'' esastır.

Koşma biçimli destanların yanı sıra mani biçimli destanlar da vardır. Mani tipi destanların en eski yazarı Bahşi adlı bir saz şairidir.
 
SEMAi:
Semailer halk şiiri içinde aruz vezniyle de yazılmıştır. Hece vezniyle yazılan semailer koşma tarzındadır. Saz şairleri aruzu da heceyi de denemişlerdir. Semaileri koşmadan ayıran özelliği hecenin sekizli kalıbıyla yazılmış olmasıdır. Dörtlük sayısı ise 3-5'tir. Konu olarak doğa sevgi ve güzellik işlenir. Semailerin de ezgili olanları vardır. En güzel semai yazanlar arasında Karacaoğlan Dadaloğlu ve Erzurumlu Emrah'ı sayabiliriz.

TÜRKÜ:
Kendine özgü ve değişik ezgilerle söylenen türkü zamanla anonimleşen bir nazım biçimidir. Türküler ana dörtlüklerle onu izleyen nakaratlardan oluşur. Türkülerdeki dörtlüklere Bent adı verilir. Nakaratlar halk dilinde bağlama ve kavuştak olarak adlandırılır. Türküler yukarıda saydığımız nazım biçimlerinin aksine hece vezninin her kalıbıyla söylenir. Yani hece sayısı itibariyle bir sınırlama olmaz. Mahmut Ragıp Gazimihal ezgilere göre usulsüz ve usullü türküler olarak iki ayırım yapar. Usulsüz olanlar; divan bozlak koşma hoyrat ve Çukurova'yı içine alan uzun havalardır. Usullü olan türküler grubunda ise genellikle oyun havaları yer alır ki bunlara Konya'da oturak havası Urfa'da kırık hava adı verilmektedir.

Türklerde işlenen konulara göre de sınıflama yapan yazarlarımız vardır. Bu sınıflama şöyledir: Ninniler Çocuk Türküleri Doğa Türküleri Aşk Türküleri Kahramanlık ve Askerlik Türküleri Tören Türküleri İş Türküleri Karşılıklı Türküler Ölüm Türküleri Oyun Türküleri Tabiat ve Hayvan Türküleri Zeybek ve Derebeyi Türküleri Cinayetler ve Acıklı Olaylarla ilgili Türküler Güldürücü Türküler Yemek ve yiyecekle ilgili Türküler.

Yapılarına göre türküleri sınıflandıran yazarlar da türkülerin bent kavuştaklarını göz önünde bulundurmuşlardır. Bu tür sınıflama şöyledir: Bentleri mani dörtlükleriyle kurulan türküler Bentleri dörtlüklerle kurulan türküler Bentleri üçlüklerle kurulan türküler Bentleri beyitlerle kurulan türküler.
 
DUDAK DEĞMEZ (Leb Değmez):
Halk edebiyatımızda saz şairleri arasında atışmalar
smiliv.gif
taşlamalar gibi karşılaşmaların yapıldığını belirtmiştik. Bu karşılaşmalardan birisi de dudak değmez'dir. Bu türde aşıklar söyleyecekleri dörtlüklerde dudak seslerinden (b
smiliv.gif
f
smiliv.gif
m
smiliv.gif
p
smiliv.gif
v) harflerini kullanamazlar. Dudak-değmez saz şairleri arasında karşılaşmalı yapıldığı gibi verilecek bir ayağa göre tek bir saz şairi de kendi başına Dudak-değmez dalında hünerini gösterebilir. Bunun için de iki dudak arasına bir iğne konur. Yanılma halinde iğne dudağa batarak kan çıkmasına yol açacağında
smiliv.gif
hakemlik yapanlara karşı bir itiraza mahal kalmaz.
 
GÜZELLEME:
Halk edebiyatımızda saz şairleri güzelleme de
smiliv.gif
söylerler. Genellikle geçimlerini sağlamak için köy köy gezen ve her yerde saygı gören ve konuk edilen saz şairleri
smiliv.gif
gördükleri ilgi ve ikram karşısında gerek ev veya kahvehane sahibine ve kendisini dinleyen topluluğa o anda birer dörtlük söyleyerek hoşamedide bulunurlar. Aynı kural saz şairlerinin davet edildikleri sünnet törenleri ile düğünlerde de uygulanır. Ayrıca doğa güzelliklerini dile getirmek
smiliv.gif
kadın
smiliv.gif
at
smiliv.gif
silah ve benzeri şeyler için de güzellemelerin yazıldığı görülmüştür. Konya Aşıklar Bayramı'nda her yıl sazlı güzellemeler
smiliv.gif
ayrıca sazsız
smiliv.gif
sözlü güzelle meler söylenmektedir.
 
KOÇAKLAMA:
Savaş ve dövüşleri anlatan
smiliv.gif
mertlik ve yiğitlik duygularını işleyen şiirlerdir. Koçaklama dalında en güzel şiirleri Köroğlu yazmıştır.
 
ARUZLU TÜRKÜLER:
Halk şairleri
smiliv.gif
şiirle olan ünsiyetleri nedeniyle dinledikleri veya okudukları divan şiirinden etkilenmişlerdir. Saz şairleri arasında da daha üstün olmak veya divan şairlerince hor görülmek gibi etkenlerin bu eğilimde rol oynadığı inancındayız. Aruz kalıpları hu şiirlerde ustaca kullanılmaz. Saz şairleri aruzla yazdıkları şiirlerde çoğu zaman yanlışlıklar yapmışlardır.

Halk şiirimizin yarattığı aruzlu türlerin adları şöyledir: Divan
smiliv.gif
Selis
smiliv.gif
Semai
smiliv.gif
Kalenderi
smiliv.gif
Satranç ve Vezn-i aher.
 
DİVAN :
Aruzun (fi'ilitün
smiliv.gif
fi'ilatün
smiliv.gif
fi'ilatün
smiliv.gif
fiilün) kalıbından olan şiirlere Divan adı verilir. Divan'lar gazel
smiliv.gif
murabba
smiliv.gif
muhammes
smiliv.gif
müseddes biçimlerinde yürür. Vu divanlar özel bir ezgi ile okunur.
 
SEMAİ:
Aruzun (mefi'ilün
smiliv.gif
mefi'ilün
smiliv.gif
mefi'ilün
smiliv.gif
mefi'ilün) kalıbındaki şiirlere Semai adı verilir. Kafiye düzeni Divan'da olduğu gibidir. Semai'nin de ayrı bir ezgi ile okunması gerekir. Semailer üç bölüm oluşturur: 1-Gazel
smiliv.gif
murabba
smiliv.gif
muhammes ve müseddes biçiminde olanlar 2-Musammat semailer 3-Ayaklı (yedekli) semailer.
 
SELİS:
Aruzun (fe'ilitün
smiliv.gif
fe'ilatün
smiliv.gif
fe'ilatün
smiliv.gif
fe'ilün) kalıbıyla yazılan şiirlere Selis denir. Selis de murabba
smiliv.gif
muhammes
smiliv.gif
müseddes biçimiyle yazılır. Kafiye düzeni divan
smiliv.gif
semai ve kalenderi'de olduğu gibidir.
 
KALENDERİ:
Aruzun (merulü
smiliv.gif
mefa'ilü
smiliv.gif
mefa'ilü
smiliv.gif
fa'ulün) kalıbıyla murabba
smiliv.gif
muhammes
smiliv.gif
müseddes ve gazel biçiminde yazılan şiirlerdir. Kafiye düzeni divan ve semai'ye benzer. Özel bir ezgiyle okunur. Divan edebiyatındaki müstezad biçiminde yazılan şiirlere de Ayaklı kalenderi veya Yedekli kalenderi adı verilmiştir.
 
SATRANÇ:
Aruzun (müfte'ilün
smiliv.gif
müfte'ilün
smiliv.gif
müfte'ilün
smiliv.gif
müfte'ilün) kalıbıyla ve musammat gazel biçiminde yazılan şiirlere Satranç denir. Mısraların kafiyeli parçaları alt alta dizilirse dörtlüklerden oluşan bir biçim ortaya çıkar.
 
VEZN-İ AHER:
Aruzun (müsterilitün
smiliv.gif
müstef'ilitün
smiliv.gif
müstef'ilitün
smiliv.gif
müstef'ilitün) kalıbıyla ve murabba biçiminde yazılan şiirlere halk şiirimizde Vezn-i Aher adı verilir. Vezn-i Aher'de her mısra ilk üçü birbiriyle kafiyeli
smiliv.gif
dört eşit parçaya bölünmüştür. Her parça ardından gelen mısraların başında tekrarlandığı gibi
smiliv.gif
öteki parçalar da aynı mısrada birbirini izler.


Aşıklık Geleneği Ve Günümüz Halk Şairleri
Feyzi Halıcı
Atatürk Kültür Dil Ve Tarih Yüksek Kurumu
Ankara 1992
 
Geri