BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,599
-
- Tepkime puanı
- 3,179
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
Ağız kokusu
tıbbi ifadeyle HALİTOSİS erişkin bireylerin yarısının hayat boyu en az bir defada olsa karşılaştıkları tatsız bir durumdur.
Çoğu kez kişinin kendisi veya etrafındakiler tarafından farkedilen ve pisikolojik olarak sıkıntı yaratan halitosis
ağız içi nedenlere; düşük oranda ise bazı sistemik vücut hastalıklarına bağlı olarak karşımıza çıkmaktadır.
AĞIZ KOKUSUNUN SEBEPLERİ:
Alt solunum yolu enfeksiyonları
açlık
diabet
radyoterapi ve yaşlanmaya bağlı olarak tükrük miktarında azalma
böbrek ve karaciğer rahatsızlıkları
mide-barsak kanserleri ve bazı ilaçların alınımı ile ağız dışı kaynaklı halitosis meydana gelmektedir. Bu arada alınan gıdaların etkisini de unutmamak gerekir. Soğan
sarımsak
alkol ve baharatlı gıdalar vücut sıvılarına ve tükrüğe karışırken
nefes yoluyla da ağız kokusuna neden olabilmektedir.
LOKAL FAKTÖRLER:• Dişeti iltihabı
diş çürükleri ve bu bölgelerde biriken gıdaların kokuşması
• Bademcik ve tükrük bezi iltihapları
ağız içi kanserler
• Ağız kuruluğuna neden olan tükrük azlığı ve kalitesindeki düşüş
Yapılan araştırmalar göstermiştir ki dil kökü ve dilin üst yüzeyindeki yarıklar kötü kokuya sebep olan sülfür bileşiklerini üreten bakterileri barındırmaktadır. Yani dilimizi de ağız kokusunun en büyük etkenlerinden biri olarak saymamız gerekmektedir.
AĞIZ KOKUSUNUN TEDAVİSİ:
Tedavide ilk aşama ağız kokusunun kaynağının tesbit edilmesidir. Ayrıntılı bir ağız içi muayenesi ile çürük dişler
eskimiş ve bakımsız protezler
dişeti iltihabı ve diştaşlarının varlığı tesbit edilir. Halitosis etkeni olduğu düşünülen diş ve dişeti hastalıkları tedavi edilir.
Bu aşamada hastaya düşen en önemli görev ağız hijyenini en üst seviyede tutmasıdır. Günde 2 kere ve en az 2 şer dakika dişleri dikkatli bir biçimde fırçalamak
yatmadan önce dişler fırçalandıktan sonra diş ipi kullanarak mekanik temizliği tamamlamak gerekmektedir. Yine her fırçalama sonunda dilin üst yüzeyinin ve dil köküne yakın olan kısmın fırçalanması ağız kokusunun % 75 oranda azalmasını sağlayacaktır. Gerekli görüldüğü taktirde diş hekiminizin vereceği antibakteriyel gargaraların kullanımı da bakteri florasını kontrol altına alacaktır. Ayrıca kullanılan protezlerin bakımı kesinlikle ihmal edilmemelidir. Eski ve bakım yapılamayacak düzeyde olan protezler ise mutlaka yenilenmelidir.
Tüm bu uygulamalara rağmen ağız kokusu halen devamlılık arzediyorsa genele yönelerek KBB ve dahiliye uzmanlarının konsultasyonu ile gerekli kan tahlilleri ve laboratuar tetkikleri yapılmalı ve alınan sonuca yönelik tedaviye başlanmalıdır.
Çoğu kez kişinin kendisi veya etrafındakiler tarafından farkedilen ve pisikolojik olarak sıkıntı yaratan halitosis
AĞIZ KOKUSUNUN SEBEPLERİ:
Alt solunum yolu enfeksiyonları
LOKAL FAKTÖRLER:• Dişeti iltihabı
• Bademcik ve tükrük bezi iltihapları
• Ağız kuruluğuna neden olan tükrük azlığı ve kalitesindeki düşüş
Yapılan araştırmalar göstermiştir ki dil kökü ve dilin üst yüzeyindeki yarıklar kötü kokuya sebep olan sülfür bileşiklerini üreten bakterileri barındırmaktadır. Yani dilimizi de ağız kokusunun en büyük etkenlerinden biri olarak saymamız gerekmektedir.
AĞIZ KOKUSUNUN TEDAVİSİ:
Tedavide ilk aşama ağız kokusunun kaynağının tesbit edilmesidir. Ayrıntılı bir ağız içi muayenesi ile çürük dişler
Bu aşamada hastaya düşen en önemli görev ağız hijyenini en üst seviyede tutmasıdır. Günde 2 kere ve en az 2 şer dakika dişleri dikkatli bir biçimde fırçalamak
Tüm bu uygulamalara rağmen ağız kokusu halen devamlılık arzediyorsa genele yönelerek KBB ve dahiliye uzmanlarının konsultasyonu ile gerekli kan tahlilleri ve laboratuar tetkikleri yapılmalı ve alınan sonuca yönelik tedaviye başlanmalıdır.