HÂLÂ YOKSUN
Susacaktım bir süre daha, sessizliğin hazzını çekmek için kalbime, yazmayacaktım, artık karar vermiştim kendi kendime. Ama o sabah yine elim kaleme gitti.
Çünkü yine senin aşkın çarptırmıştı kalbimi, içtiğim biralar değil. Çünkü yine seni düşünmüştüm bütün gece, yine sen dolmuştu kalbim ve ben boşaltmıştı.
Ben boşaltıyordum yine o kıvrımlarını beynimin.
Şu güzelim beyaz kağıtları yine ben kirletiyordum, o saf ve temiz aşkımla. Kelimeler sürekli bana meydan okuyor, kafamın karışıklığı onlara dost oluyordu.
Müttefik oluyorlar, sırf beni bertaraf etmek maksatları.
Kelimelerin ihaneti yıldırmıyor beni, daha sıkı sarılıyorum kaleme, daha çok seviyorum, değer veriyorum. Bir tek o var çünkü yanımda, çünkü sevgimin şahidi kelimeler yok artık.
Sadece ama sadece kalemim var yanımda, sırlarımı paylaşacağım, aşkımı açacağım, seni seviyorum diyebileceğim…
Düşler hiçbir şey getirmiyor, sadece uçup gidişlerini izliyorum, tadı damağımda kalan eski bir aşk gibi.
Ve uçarken bana son bir kez dönüp sadece bir parça umut atıyorlar, ta yukarılardan.
Benim erişemeyeceğim, erişsem bile yakalayıp yaşayamayacağım, mutluluktan bir mektup gibi…
Sonsuz kararsızlık yoruyor en sonunda beni ama bu benim değil, birinin. Yoruyor, çünkü bu kararsızlık benim içimde yaşatılıyor, ruhumu kirletiyor adeta.
Kalbimin bu kiri temizlemek için daha hızlı, daha kuvvetli çarptığını hissediyorum.
Kalbim bir an tekliyor, donuyor vücudum, yine de kaybetmiyor o eski duygulu heyecanını, yitirmiyor beni, hissediyor hala. Çözemiyorum bu Tanrısal kudretin kaynağını. Ama bir şey biliyorum; seni hala çok seviyorum.