Hadisler

Konu sahibi son olarak 1735 gün önce görüldü
Rasûlullah (sav) buyurdular: “Benim ümmetimin misâli, yağmurun misâli gibidir. Evveli mi daha hayırlıdır, sonu mu daha hayırlıdır bilinmez! (Evveli de hayırlıdır, sonu da hayırlıdır.)” (Tirmizî, Edeb, 81/2869; Ahmed, III, 130)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Kalbi dürüst olmadıkça kulun imanı doğru olmaz. Dili doğru olmadıkça da kalbi doğru olmaz“

(Ahmed b. Hanbel, Müsned III, 198)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular: “Âlimin âbide üstünlüğü, benim sizin en aşağı derecede olanınıza üstünlüğüm gibidir. Şüphesiz ki Allah, melekleri, gök ve yer ehli, hatta yuvasındaki karınca ve balıklar bile insanlara hayrı öğretenlere dua ederler.“ (Tirmizî, İlim 19)



 
Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Eğer kalbinin yumuşamasını istiyorsan fakiri doyur, yetimin başını okşa!”

(Ahmed b. Hanbel, II, 263, 387)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular: “Ey insanlar! Kimin üzerine geçmiş bir hak varsa onu hemen ödesin, dünyada rezil rüsvâ olurum diye düşünmesin! İyi biliniz ki, dünya rüsvâlığı, âhirettekinin yanında pek hafif kalır.”

(İbn-i Esîr, el-Kâmil, II, 319)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Senden alâkayı kesenle sen ilgilen; iletişim ve irtibat ol. Sana haksızlık edeni affet. Sana kötülük edene iyilik et.” *(Ahmed, Müsned, 16999.)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Birbiriyle karşılaşan iki mümin, birbirini yıkayan iki ele benzer. Birbiriyle karşılaşan iki müminden mutlaka biri diğerinden istifade eder.”

(Deylemî, hadis no: 6411)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Her kim insanlarla muâmelede bulunur haksızlık etmez, onlarla konuşur yalan söylemez, onlara vaatte bulunur sözünden dönmezse işte o, insanlığı kemâle ermiş, âdaleti ortaya çıkmış ve kendisiyle kardeş olunması vâcip olmuş kişidir.”

(Deylemî, Hadis No: 5546)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular: “Kıyâmet günü Allâh Teâlâ şöyle buyurur: Celâlim hakkı için, bana itaat maksadıyla birbirlerini sevenler nerede? Hiçbir gölgenin bulunmadığı bugün, onları gölgemde gölgelendireceğim, onları muhâfaza edeceğim.”
(Müslim, Birr, 37)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Nerede yumuşaklık ve kolaylık varsa, orada güzellik vardır. Kolaylığın bulunmadığı her şey çirkindir.”

(Müslim, Birr, 78; Ebû Dâvûd, Edeb, 10)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular: “İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır.” (Aclûnî, II, 305)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular: “Kul, mahzurlu şeylere düşme endişesiyle mahzûru olmayan bâzı şeyleri de terk etmedikçe gerçek müttakîlerin derecesine ulaşamaz.” (Tirmizî, Kıyâme, 19/2451; İbn-i Mâce, Zühd, 24)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular: “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır...“ (Tirmizî, Kıyâmet 25. İbni Mace, 31.)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular:



“Ne güzel bir beldesin, bana ne kadar da sevimli geliyorsun. Şâyet kavmim beni senden çıkarmasaydı senden başka bir yeri yurt tutmaz, yuva kurmazdım.”



(Tirmizî, Menâkıb, 68/3926)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular:


“Ben ancak peygamberim. Hidâyet benim elimde değildir. Hidâyet elimde olsaydı yeryüzündeki herkes îmân ederdi. İblis de ancak kötülüğün süsleyicisidir. Dalâlet onun elinde değildir. Dalâlet onun elinde olsaydı yeryüzündeki herkes dalâlete düşerdi…”


(Münâvî, II, 571)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular: “İçinizde, benim Kur’ân’ın nüzûlü ve tebliği husûsunda gayret ve titizlik gösterdiğim gibi, onun tefsîr edilip anlaşılmasında da aynı tavrı sergileyecek kimseler vardır!” (Ahmed, III, 82)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular: “Size iyilik yapanlara karşı iyilik yapmak, fenâlık yapanlara da fenâlık yapmak meziyet değildir. Asıl meziyet, size fenâlık yapanlara karşı aynı şekilde mukabelede bulunmayıp iyilik yapabilmektir.” (Tirmizî, Birr, 63)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular:


“Yapılan günahlardan pişmanlık, tevbedir. Günahlarına tevbe eden kimse sanki o günâhı işlememiş gibi olur.”


(İbn-i Mâce, Zühd, 30/4252; Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, II, 161)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Bir mü’minin diğer bir mü’mine gıyâbında yaptığı duâdan daha çabuk kabûl edilen hiçbir duâ yoktur.”


(Tirmizî, Birr, 50/1980)
 
Rasûlullah (sav) buyurdular: “…Cimrilik, dalları dünyaya uzanmış Cehennem ağaçlarından bir ağaçtır. Kim, onun dallarından birine tutunursa, bu onu Cehennemʼe kadar çekip sürükler!..” (Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, VII, 435)
 
Geri