Hac

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü
Hac

Tarihin en büyük hadisesi İSLAM’ın doğuşu, Muhammedi irfanın kol kol ışık ışık, nur nur dünyaya yayılmasıdır. Bu muazzam hadise çektiği fikir çilesi ve getirdiği üstün iman, ibadet, ahlak ve nizam ölçüleriyle insanlığın malı olmuş, onun kaderine el koymuşltur.

Kelime-i tevhidle kendi kulluğunu idrak eden insan, bu vicdan çilesi ile başkalarının vazgeçilmez, devredilmez haklarının varlığını da kabul eder. Günde beş defa zenginle fakiri, amirle memuru, patronla işciyi yan yana getiren ve inandığı, bağlandığı ALLAH’a aynı safta el açtıran, ruku ettiren, “O ruku olmasa eğilmez başlar” dercesine,” senin huzurunda eğildim, küçüldüm, büküldüm, un ufak oldum daha küçülecek yer olsa oralara yüzümü gözümü sürerim” anlamında secde ettiren saik(namaz), şüphesiz İSLAMın cemiyet ve cemaat fikrinden daha açığı, imanın aksiyon halinde tecellisinden başka bir şey değildir. İşte Oruç, işte Zekat; Sadece fikirde, teoride değil, fiilde tatbikatta eşitliğin, hürriyetin müsamahanın fakirlik ve yoksulluğun, kimsesizliğin, yetimliğin yalnızlığın, kaynaşma, paylaşma, karışma, katışmanın evrensel kurallarını, çıkan proplemlerin çözüm yollarını yaşatarak öğreten İslamın ve imananın şartları. Bütün bunlar yüce dinimizin insanlığa armağanıdır.

HAC MÜESSESESİ; İnsanın bütün varlığını ilgilendiren bütüncül bir ibadettir. İnsan merkezli, insana ve bütün Müslümanlara kendilerini yeniden İslam-İman temellerinde inşa imkanı veren tam bir teslimiyettir.

Dış görünüşü ile sembolleri andıran, gerçekte çok yönlü ruhi eğilimleri sağlığa kavuşturan bir ibadet olan HACda bazıları için şeytan taşlama çok şey ifade ederken, bazılarına tavaf, bazılarına Arafat ve kurulan insani ilişkiler daha anlamlı gelebilir.

Kelime anlamı kast ve yönelme olan HAC ibadetini Müslümanlar, ömürleri boyu yöneldikleri KA’BE’yi tavaf ederek, ARAFAT’ta vakfe yaparak… eda ederler. Bilhassa tasavvufta hacca hazırlık safhası bir yönüyle ölüme hazırlığa benzetilir, şu farkla ki, hac iradeye bağlı iken ölüm beklenmedik anda gelebilir.

Hacda Hz.Peygamber ve arkadaşlarının doğduğu kaldığı yerleri görmek, o dönemin manevi ruhundan nasib almak demektir.

İhram dünya dışı bir düzene ayak uydurmak , bu duyguyu hissetmektir Kabe ve çevresinin haram bölge(Ağaçları kesilmez, otlarıı yolunmaz….özel hukuki statüye sahip) ilan edilmesi bütün varlıkların ilahi koruma altına alındığını ifade eder. İnsana “keşke bütün dünya haram bölge olsa da ağaçlar kesilmese, insanlar öldürülmese” dedirtir.

Tavaf; kişiye her şeyin bir başka şey etrafında belli bir düzen içinde döndüğünü hatırlatır. 7 dönüş devamlılık ve sonsuzluğu ifade eder. Zaman ölçüsü için haftanın 7 günü seçilmiştir.

Say;
Sırf Allah istediği için yapılan bir yürüyüştür.

Arafat; haşr ve hesabın verildiği anın temsili bir şeklidir.

KA’BE; Hadislerden özetleyebildiğimiz bilgi şudur: Arşın altında “Beytu’l-Mamur” denen bir cami vardır.Melekler bunun etrafında dönerek ibadetlerini yaparlar.Allah Teala Hz. Adem’in duasını kabul ettikten sonra ona “sen de meleklerin camisi gibi yer yüzünde bir cami inşa et ve melekler gibi ibadetini yap” diye emreder. Hacer-i Esved bu ibadetin(tavaf) başlangıç noktasıdır. Peki Hz. Adem’den sonra ne oldu ? Bunu kesinlikle bilemiyoruz. Farklı rivayetlere göre: 1-Ka’be göğe çekildi 2-Tufan esnasında yıkıldı. Allah Teala Hz.İbrahim’e Ka’be’yi yeniden inşa etmesini emretti.

Makam-ı İbrahim; Hz. Ömer zamanında Ka’Be duvarından uzaklaştırıldı. Bu taş bugün büyük bir camaken ile korunmaktadır.

Niçin tavaf ? Niçin Vakfe ….Bütün bunlar, Allah emrettiği , Hz.Peygamber yaptığı için. Diğer hikmetler alimlerin konu ile ilgili görüşleridir.

Hac; eşitliğin, kardeşliğin ve insanlık anlayışının en beliğ bir hutbesidir. Otsuz ekinsiz vadilerde, çıplak nebatsız dağlarda bir insan meşceri haline gelen bu ruhani topluluğu, hangi beşeri kuvvet, hangi teknik güç çöl ortasında toplayabilirdi ? Allah’ın emri olmasaydı insanlığa Dünyada dünyanın beklediği en son dinin heybetli çalkantısını kim duyurabilirdi ? Bu topraklar ilahi vahyin haclegahı olmasaydı beşeriyete bu cavidani lezzeti kim taddıracak ve onun esrarla kaplı ruh mahzenini kim aydınlatacaktı ?

Öyleyse şartlarını taşıyan herkes yeryüzünün bu ilk tevhid mabedini ziyaret edecek, 23 yıl Cibrilin kanat çırptığı bu topraklara yüz sürecek, Başta Efendimiz olmak üzere İslam için çırpınan ilk Müslümanların gezdiği toprakları görüp gelecek, harameynin hariminde hac farizasını eda edeceklerdir. Hac esnasında hiçbir kimseye, hiçbir şeye zarar vermemek Allah’ın emri olduğu için, kişiye hayatı boyunca sevgi, incelik, şefkat, merhamet duyarlılık kazandıracak, onun kendi kendisinin farkına varmasını sağlayacaktır.Böyle olması için dua ediyoruz. Yüce ALLAH şöyle buyurur:

“Duanız olmasa ne öneminiz var……”(Furkan(25), 77

Hoşca kalınız. Prof.Dr. Mehmet ERKAL
 
Geri