'' H/üzüntü ... ''

Konu sahibi son olarak 977 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
[YOUTUBE]CPrl0kjFO_A[/YOUTUBE]

Gidenler bizden hep bir parça götürürler
O parçanın yerinde de derin izler kalır
Herkesin bir yara izi vardır
İnsanlardan gizlemeye çalıştığı saklamak için çok uğraştığı bir yara izi
Herkesin bir yara izi vardır
Kimseye dokundurtmayacak kadar güzel olan
Baktıkça nefes alabiliyor olmanın kıymetini anlamanı sağlayacak bir yara izi
Bu izlerle yaşamaya alışırsın
Bir sabah belki gün doğarken baktığında dışarı yaşamayı yeniden sevebilirsin
Ve bir gün elbet birileri o yara izlerine dokunur
Acın da biraz olsun hafiflemeye başlar...
 
600889_387871047942343_782195353_n.jpg
 
Sensizlik sokağında yine döndüm köşeyi,
Bir cigara sardım kendime.
Tütününe hasret kattım;
Bir tutam kırık düşle sıkıladım geçmişi.
Çektim dumanını ciğerimin en kuytu köşesine,
Kalanını sensizliğin ufkuna saldım...
 
Özlüyorum seni ;
Takvim yaprakları savrulup giderken,
Bu şehrin kasvetli kışlarında hüküm süren rüzgarlar gibi.
Kendime bir yalnızlık inşa ediyorum ki
Sorma...
 
Annemi özledim
 
Tek pişmanlığım ; kelimelerimi bile hak etmeyen insanlara saatlerce cümleler kurmamdı
 
Sen ezmeyi seviyorsun. Neye bastığına bakmadan
 
İçimde şefini kaybetmiş bir orkestranın hüznü, yüzümde Charlie Chaplin' in gülüşü var..
 
[YOUTUBE]j8dKYX4UzXI[/YOUTUBE]
 
Sakın pes etme dayı !
 
En sonunda beni ağlatmayıda başardın
 
Aslında bir kibrit kafi gündüzleri tutuşturup
Gecenin gerdanına dizi dizi yıldızlar yapmaya.
Hani sabahın boyu yetişse uzanıp öpecek alnından Ay’ı
Bir de hep geç kalınmış ömrün son deminde gelmese ölüm
Belki böylesi dar gelmez giyindiğimiz mutluluklar

Mevsimlerin peşine takılıp ta
Hüznü oradan oraya taşıyan yağmurlar gibiyim
Sıcak avuçlarda buhar olup göğe karışan
Soğuk bakışlarda buz kesip anlamdan alabildiğine uzaklaşan
Seni bekleyişimin adı yok
Hasreti çeke çeke uzaklara götüren çok vagonlu trenlerin de.
Hani giden gider de geçmişi kalırya geride
Onu hep yaşlı gözlerle bekleyen.
Zamanla dilindeki özlemi kırıverir zaman en hassas yerinden
Çok geçmeden çok geçiyor yokluğunun üzerinden
Haram saatler diziliyor boğazıma uzadıkça sensizlik
Tenhasına sere serpe uzandığım düşler de yetmiyor
Yorgun arzularımı kışkırtmaya
Verdiğim sözlere saklanmış militan kılıklı yalanlar yakayı ele veriyor bir bir
Tutuklayıp aynalara hapsediyorum
Sonra vicdanım delil yetersizliğinden serbest bırakıyor
Seni bekleyişimin adı yok
Dursun diye duvarlara çivilediğim zamanın da
Payıma düşen yalnızlığın zirvesinde
Saçlarımla gizlice siyahını paylaşıyor gece.
O zaman bu şehir bir kez daha düşüyor gözümden
Kalabalık kaldırımlarında adım adım eziliyor günahlarımın gölgesi
Sanki ben değildim külçe külçe acıların sahibi
Ağır korkuların ezip yel değirmelerine verdiği
Savrulmuş bedenimin rüzgarında ölmeden dirildiği
Sanki sen değildin bırakıp giden
Üstüne üstlük hiç gelmemişken
Seni bekleyişimin adı yok
Kurulmamış köprülerden geçmeye çalışan benliğimin de
Şiirlerim şahit olsun ki
İki satır arasına sığmıyor yalnızlığım
Ne nokta anlatabiliyor kararsızlığımı
Ne de virgül koyabiliyorum yılların ardına
Yenik düştü keşkelerim oynadığım oyunlara
Yine de teslim olmadım
Ama sen namluda hüzün
Beni tam on ikiden vurdun
Seni bekleyişimin adı yok
Gelmeyişinin de…!

 
Ne yani sahiden böyle mi gidiyorsun?
Ama ben hazır değilim ki sensizliğe
Beslediğim kuşlara ne derim?
Gitmesen ben belki bekleyemem
Özlediğim iç çekişleri
Beklediğim cevapsız telefonları
Ve dünden ağır bugünleri
Yalnız yalnızlıklarla nasıl taşırım ben?
Sigaramdan duman çıkmazsa birgün
Ben dünden de üzgünüm...
Bilme diye bulutlara aşık gibi bakıyorum gökyüzüne
Sen sev diye nerde başka sevda görsem
Elimle kapatıyorum yüzümü
Sen hiç sormuyorsun hüznümü
Seni seviyorum hep sen bilmiyorsun
Güneş varken ısınmaz her sevginin içi
Soğukta ayırırsın gülümseyişimi
Hüzünden gözleri yağmur rengi bu aşkın
Ağladığında görünmez bu yüzden
Anlamıştım zaten durmazdın baktığım yerde
Biliyorum olmazdı kirpiklerin yüzüme değmezdi!
Bile bile sevdim heyecanlanmayı
Güzeldi sevgim çok güzeldi
Yüreğimin seni sevmesini sevdim
Sen bana niye kızdın ki? ...
 
Bazen ölüyorum ve o görmüyor !​
 
Hakkım varsa helal olsun.

Sende hakkını helal et dayı
Rahat uyu orada​
 
31.07.2012
Kalede' ki son bayrakta yıkıldı.
07:58
Yapmış olduğun herşey için sana minnettarım dayı. Hayatım boyunca hafızamdaki en güzel karelerin içinde olacaksın.
Bugün seni annemlerin yanına yatırdık. Şimdi hepiniz orda kalabalık bir aile oluşturdunuz. Bir ben eksiğim şimdi. Bilmiyorum ne kadar kalırım siz orda ben burda ne kadar daha yaşarım ama. Şunu bilki artık hiç bir gayem ve amacım kalmadı. Hayata dair, geleceğe dair bir takım umutlarımı seninle birlikte kaybettim artık. Bir şekilde ayakta kalabilmeliyim biliyorum ama nasıl başaracağımı bilemiyorum. Artık telefonu açar açmaz nasılsın koçum diyen birisi olmayacakmı yani bana şimdi liverpool forması getiren olmayacakmı ya da sabahın köründe arayıp kalksana ben istanbuldayım kahvaltı hazırla geliyorum diyen olmayacakmı. Yani sen şimdi yoksun ve bir daha sonsuza kadar olmayacakmısın. Yani benim kalemin en tepesindeki bayrakta indimi artık aşağıya. Yani kısaca şu köhne dünyada tek başıma kaldım desene...
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri