Güpegündüz

Konu sahibi son olarak 1005 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
güneş görmeyen topraklarda..

iddia o ki; gelecek sabah güneş tam 6 gün boyunca doğacakmış ve bu topraklar güneş görecekmiş.

6 rakamı bana israil'in mısır ve beraberindeki bedevi devletçiklerini 6 günde tokatlamasını hatırlattı. sanırım mikail subliminal bir mesaj veriyor.
bu bilgiye ulaştıktan sonra ne yaptım? tabiki gidip bir tane şundan aldım.

şu
şu
şu
e hani diyecek olursanız işte ahanda şu yaa
palmera-cg520-1-9-hp-benzinli-yan-z.jpg

neyse yarın büyük aksiyon var. turuncu şortum ve ben, dün keserken her tarafımızı ısıran ısırganların anasını belleyeceğiz.
güneş görmeyen topraklara hem güneş hemde vahşet gelecek.

bugün sigaram bittiği için götüm götüm ilçeye yürüdüm (3km) hazır ilçeye gitmişken kendimi şımartmak için kıyma, kıvırcık, kola, domates, patates, hindi füme ve daha büsürü şey aldım.

yakarsa dünya'yı gurbetçiler yakar be anam diyerek hamburger yapmaya koyuldum. tabi koyulmadan önce bir kaç milyar, milyon sen ne yaptın kadar video izledim.
sonuç; rezalet.

neyse allahtan mısırlı ton balığı almıştımda salata bari güzel oldu demek isterdim ama o da rezalet oldu.
sanırım beni çok kıskanıyorlar ya da turuncu şortum göze çok battı da nazara geldim.
ulan ben en temiz hislerimle ekmek bile kızartmıştım zalımmm.

sonra bir şey olmadı, çay demledim ıscah ıscah içiyorum.
bu ıscah çıkışı bana sivasta konser dinlediğim zaman "çaylar sıcahh, sıcah çay sıcah" diye bağıran çaycıyı anımsattı. ne güzel günlerdi yaa, istasyon caddesinde sevgilimle el ele tutuşarak gezerken babasına rastlamıştık da adam bana tam istanbullusun haaa demişti.

çünkü yine üzerimde şortum vardı slslsji

neyse maziyi anımsayınca beni bir gülme aldı, daha fazla yazamicim.


r00t çaylar sıcahh msg..
 
- güneş görmeyen topraklara güneş doğduğunda..

sabah 6:küsürde uyandım, aaa bir de ne göreyim güneş doğmuş ay ben şok demek isterdim ama doğacağından haberim vardı.
neyse kalkıp yine çok keyifliymişçesine bir keyif sigarası yaktıktan sonra kahvaltı hazırlamaya koyuldum.
sucuklu yumurta ve ıvır zıvır ile karnımı doyurduktan sonra dünya'yı ben mi kurtaracağım diyerek geri yattım. iyiki de yatmışım canım kendim.

bir ara uyandım ama saat kaçtı anımsamıyorum, dünya'yı kurtarmak için gidip otları biçmeye başladım. olm ne kadar zormuş ya, şeytanın müridi olup gayretullah'a savaş açsam bu kadar yorulmazdım. mola verdiğimde ne kollarım tutuyordu ne de bacaklarım; bunu nereden bildiğimize gelecek olursak, annemi görüntülü aradığımda ya benim telefonu tutacak takatim yok hadi kapatalım deyişimden biliyoruz.

güneş görmeyen topraklara güneş doğmuştu ama yine sular kesikti.
iki gündür bulaşıklar birikmiş deyim yerindeyse mutfak mülteci kampına dönmüştü. anasının halası kadar tabak çanağı 2 leğenle köy çeşmesine götürüp yıkadım, eve dönünce de tezgahı yıkadım, sildim, arıttım yapmadığım şey kalmadı adeta içinden geçtim.

neyse öylesine acıkmışmışım ki bir an gözüm karardı ama düşüp bayılamazdım çünkü açtım. yemek hazırlayıp afiyetle yedim, sonra çay demledim onu da bir güzel içtim.
arada çok şeyler oldu ama başım ağrıyıp, kulaklarımdaki basınç beni taciz ettiği için değinmiyorum.
az önce keyif kahvesi yaptım hiç güzel olmadı. kahve makinesi bile benden güzel kahve yapıyor, yazıklar olsun yaa.

hassiktir keyif kahvesinden önce ortada hiç bir sebep yokken yoğurt yediğimi atlamışım.
neyse kahveyi hiç güzel olmamasına rağmen büyük keyifle içtim. çünkü keyifpezevengi olmak bunu gerektirir.

kral'ı güneşlenmeye çıkardığımı da atlamışım ama olsun, benden bu kadar.
hiç bir şey yanlış gitmeyip, her şey yolunda giderse sabah fındık toplamaya başlayacağım.
yani sadece uyanacağım. inş. bu gece ölmem, önce işler bitsin sonra gönül rahatlığıyla ölürüm slslsji

son olarak otları biçerken bir tane yılanıda kazara biçtiğimi belirteyim de kayıtlara geçsin.

başım çok ağrıyor..

r00t kral ve ben msg..
 
güneş görmeyen topraklar..
son 4 gündür anasının halası kadar şey oldu ama yorgunum yazamayacağım.

valla çok şey oldu ama dediğim gibi yorgunum yazamayacağım.

haa bir de çok mutluyum.
bir de alfası burada betası yok, içimi biraz buruk tabii.

şuraya dişi bir at çizecektim.
bkz. yörük kısrak

r00t adını karaağaca kazıdım msg..
 
güneş görmeyen topraklar..

dün akşam üzeri saat kaçtı unuttum ama bahçedeyken yağmur başladı, koştur koştur eve gidip fındıkların üzerini örttüm.
sonra hava durumunu kontrol ettim ki ne göreyim, bu sabah için yağmur öngörülüyor.
epey bitkin düştüğüm için aman öğlene kadar yatarım nolcak ayol diye aklımdam geçirirken sahidende 11'e kadar uyumuşum.

sonra yine bahçeye giderek işe koyuldum, biraz zaman geçince yine yağmur ataladı ama bastırmadı. ocakların içine düşen fındıkları almaya çalışırken, ısırganlar ellerimi ısırıyor olsa da bağışıklığım artmış artık ellerim acımıyor fakat geceleri yangısı sürüyor.

telefondan yazmak şevkimi tamamen kırıyor, al işte kırdı!

neyse akşam eve gelince canım sulu yemek istedi, youtube'dan sulu türlü tarifi izledim.
malzemeleri tariften daha bol koydum ve yarın öğlen yemeği yapmaktan kurtuldum.
yalnız bu hususa dikkat çekmek isterim; olm çok iyi oldu ya, yeminle çok mutlu oldum.
sanki düşman eline esir düşmüştüm de hürriyetimi tekrar kazanmış kadar sevinçliyim.
mutlu olmak bu kadar kolay mı lan!

süt kaynattım ıscah ıscah içiyorum, o meşhur "çaylar sıcah, sıcah çay sıcah" çığırtkanlığındaki gibi aynı.

aklıma ryhmet'in admini geldi, durduk yere güldüm.

sobayı yakacaktım ama pencereyi kapayınca soğuk kırıldı, kararsızlık içerisindeyim. komşudan ıhlamur dalı aldım; daha doğrusu ekmek almaya gitmişken çayımda bittiği için çay istedim, hem çay hem de ıhlamur dalı verdi.
çaktırmadan bir tabağa yemek koyuyordu; görüp teşeka, yemiş kadar oldum, allahu ekber diyerek olay yerinden ayrıldım.

çünkü seksi bir beden ve yıkıcı bir zekaya sahip olmak bunu gerektirirdi.
şaka şaka ileride laf söz olmasın diye yemedim, asla da başkasının verdiği yemeği yemem. geçen hafta kendi öz kuzenim oğluyla yemek göndermişti onu da iade ettim. yalnız baya bozuldu keşke köpeğe verseydin de geri getirmeseydin dedi.
ama bu durum işimize geldi, çünkü tekrardan aynı cüreti gösteremedi.

gerçi halk arasında bu davranışıma "götlük yapmak" deniyor ama olsun. biz yeri geldiğinde sadece kötülerin değil götlerin de kısık sesiyiz. slslsji

allah izin verirse ki verir, belkide vermez. 4 gün içerisinde tüm fındık işlerini bitirip mabadımı yaya yaya ve gevrek gevrek oturarak güneşlenmek istiyorum.
olm tamamen bitkin düştüm yaa, hem bağ bahçe işleri, hem yemek işleri, hem temizlik işleri, hem diğer yaprak kürek işler üstümden geçiyor.
halam akşamdan akşama yalandan arayıp halimi hatrımı soruyor, bende her şey yolunda müthiş gidiyor diyerek avutuyorum.
bir de yetmezmiş gibi yeni kocaya varmış gelin misali annemle en az 45 dakika telefonla konuşuyorum. lan bırak demesem daha da uzar.

neyse benim canım, biricik canım hatta güzeller güzeli canım bir bardak daha süt istedi. kaynatmaya gidiyorum görüşürüz, selametle ve bir de yolum ve bahtım açık olsun..

r00t dinimiz amin msg..
 
canım yıllığım, son 624 mega ve baytım kaldı, şortum ve ben gidiyoruz.
umarım beni özlersin ve ler.

r00t trt belgesel msg..
 
iyice moralim düştü, anlaşılamamak yıprattıcı.
29 gündür köydeyim ancak 46 sayfa okumuşum, oysa ki iki tane balkonumuz var, gayet okurken içim geçebilirdi.

yüzünü görmediğim sesini işitmediğim kişilerle iletişim kuramıyorum, deniyorum ama olmuyor.
sesi işittik tamam da görüntü hala eksik bir de meydan okuyor şapşik slslsji

yazmak için şevkim yok, 500 sec ve o yolu görmek yüreğimi dağladı ağlayasım geldi ama onu da beceremiyorum.

dünya basit bir yer bu denli sır olmamak gerek, bugüne dek yolda karşılaştığı kişilerden biri olabilirdim.
anlayamadığım o kimselerin özel olan yanları ne? sanırım hiç bir şey.
onlar tesadüflerin kahramanları biz ise cesaretimiz ve özverimizin esiriyiz.

bugün hiç bir şey olmadı, aylak aylak bahçeleri dolaştım hepsi bu kadar.
alt katın salon tavanında eskiden kalma yayıklar için çengel var, göz göze geliyorum ve bir an cazipleşiyor.

iyi geceler ve yolun açık olsun ve bahtın da aydınlık olsun.
ve yüzün de gülsün ve zaten bolca gülüyor.
ve ve ve.
elf gözlerin kor baksın.

son birkaç gün'ümüz, kral ve ben yolcuyuz.


r00t betası eğlek alfası şuh msg..
 
- yaver'im doyça'da, müthiş bir sevinç..

yaklaşık 100 dekarlık bir alanı gezdiğim halde yine dönüp dolaşıp sadece kendi bahçemizde tirmit mantarı bularak eve dönmüştüm.

mantar sotelemek üzere ılık ılık diğer malzemeleri hazırlarken, "yani sadece soğan ve yeşil biber" rehberimde kayıtlı olmayan bir doyça numarasından görüntülü çağrı geldi.

dedim ki bulgar'lardan sonra doyça'lılar da mı "ben seni beğendi, türkiye gelecek ama para yok" akımına kapıldılar. neyse koy götüne rahvan gitsin hazır fındığıda satmışım parasını yollayayım da fakir fukara bayram etsin diyerek çağrıyı yanıtladım.

ay bir de ne göreyim;
ercan a. elazığ! emir ve görüşlerinize hazırdır komutanım! diyerek tekmil veriyor zıpır.

size biraz yaver'imden bahsedeyim; 47 yaşında elazığ peyda, kürt alevisi bir vatan evladı. 165 cm boyunda, kavruk tenli ve yapılı tam bir komando.
yat dediğimde yatar, koş dediğimde koşar, vur dediğimde vurur. öyle sever ve hürmet gösterir.
bkz. doğrusu hörmet

benden 17 yaş büyük olmasına rağmen babası gibi severek, konutanım siz benim babamsınız der. çünkü emir komuta bunu gerektirir, normalde kimsenin gözünün yaşına bakmazdım ama valla bende kendi oğlummuş gibi severim, sevinciyle sevinir kederiyle kederlenirim.

bu yaz türkiye'de idi, görüştük hasret giderdik. koca adam hiç gocunmuyor çayımı dolduruyor, komutanım susadınız mı? komutanım acıktınız mı? diye diye pervane oluyor.
ulan ben senin için can alır can veririm zıpır.

neyse dal yaprak yaver'imin dayısının garaj kapısının aç-kapa düğmesi bozulmuşta, kablo bağlantısını nasıl yapacağını tarif etmem için aramış. boşuna cümlenin başında dal yaprak diye bahsetmedim slslsji
doyça'da adam mı kalmadı da beni arıyon lavuk slslsji

neyse garaj kapısı bahane, hal hatır sorma şahane.
yaver'imin eski karısı kısır idi, türlü türlü tedaviler denediler ama çocukları olmadı.
bizimki evlat edinelim dese de olga hanım kabul etmeyerek ben doğuracağım diye diretti. gel gör ki doğuramayınca bizimkine tıpkı filmlerdeki gibi aşık aşık yol verdi.
ben senin neslini köreltemem, sana bunu yapamam diyerek boşandı.
yaver'im yahu olmuyorsa olmuyor ben çocuksuz da seninle mutluyum dese de kadın bu fedakarlığı yaptı.
bizimkiler olsa üstüme kuma getir aşkımmmm derdi slslsji

neyse tekrar görüşmeye başlamışlar, poliş kökenli olga hanım birbirimize zaman verelim ve birbirimiz için hazır olalım demiş.
yanisi gönlüm hep sende demiş işte..

akabinde bu yaz trafik kazası geçirip komaya girmişti, sağlığıda yerine gelmiş.
ulan o gün çok kötüydü haa, yaver'im biraz uzağımda telefonla konuşuyordu, kapatınca dizlerinin üzerine çöküp ağlamaya başladı.
ay ben şok! ne yapacağımı, ne diyeceğimi bilemeyerek bağrıma basıp teselli etmiştim.
kayıtlara geçsin; yaver'im karısını çok seviyor.

hiç bir aksilik çıkmayıp, her şey yolunda giderse ve benimde enerjim yerinde olursa bu kış doyça'ya göçebilirim ya da kısa ziyaret edip yine kürkçü dükkanına dönerim.

bu arada tirmit mantarını soteledim veeeeee rezalet. hiç bir sözüne itimat etmediğim köylüler, tam olarak tirmit mantarından şöyle bahsediyorlardı; bu mantarı yersen bir daha et yemezsin ve hep bunu ararsın.
allah'sızlar..

a101'den aldığım "çıt kırıldım - çubuk kraker"i çayın yanında kemiriyorum. normalde bira içerken meze olarak tercih ederim ama bira'm yok.

yarın köylüden merdiven isteyeceğim, eğer verirse ve bacayı tamir edebilirsem ve de cevizleri dökebilirsem ardıma bakmadan istanbul'a döneceğim.
yıldım..


r00t
- yaver
- gel!
msg..
 
yaver'imin eski karısı kısır idi, türlü türlü tedaviler denediler ama çocukları olmadı. bizimki evlat edinelim dese de olga hanım kabul etmeyerek ben doğuracağım diye diretti. gel gör ki doğuramayınca bizimkine tıpkı filmlerdeki gibi aşık aşık yol verdi. ben senin neslini köreltemem, sana bunu yapamam diyerek boşandı. yaver'im yahu olmuyorsa olmuyor ben çocuksuz da seninle mutluyum dese de kadın bu fedakarlığı yaptı.
bizimkiler olsa üstüme kuma getir aşkımmmm derdi slslsji
neyse tekrar görüşmeye başlamışlar, poliş kökenli olga hanım birbirimize zaman verelim ve birbirimiz için hazır olalım demiş.
yanisi gönlüm hep sende demiş işte..
akabinde bu yaz trafik kazası geçirip komaya girmişti, sağlığıda yerine gelmiş. ulan o gün çok kötüydü haa, yaver'im biraz uzağımda telefonla konuşuyordu, kapatınca dizlerinin üzerine çöküp ağlamaya başladı. ay ben şok! ne yapacağımı, ne diyeceğimi bilemeyerek bağrıma basıp teselli etmiştim. kayıtlara geçsin; yaver'im karısını çok seviyor.
Çocuk baskısı ile nice birbirini seven çifti ayırıyorlar çünkü çocuğu olmayan tarafa hem aile hem de akrabalar bu gerçeği sürekli hatırlatıyorlar. Yaverinin eşi de bu yüzden ayrılmak istemiştir muhtemelen.
Benim de yakın arkadaşım ( erkek) asla çocuk istemiyor ve eşi de aynı görüşte fakat aile baskısı yüzünden eşi artık pes etti ve ayrılmak istediğini söyledi çünkü arkadaşımın ailesi "çocuk olmayacaksa niye evlendiniz?" diye kızı bunaltmışlar fakat aslında arkadaşım da istemiyor. Sonuç olarak iki seven insanın ayrılmasına sebep oldular ve halen eşini bu karardan döndürmeye çalışıyor çünkü çok seviyor. Eşi de haklı çünkü bazı akrabaları ileri gidip ağır konuşmuşlar ve o da kırılmış.
Neyse ki sizinkiler kavuşmuş ve dilerim bizde de böyle bir sürpriz olur.
 
umarım seni engellemem.. kAlp
 
çatıyı tamir etmek için merdiven bulamadım. stop
yağmurda ıslandım. stop
çamaşırları katladım. stop
pılımı pırtımı topladım. stop
yarın balyozla ceviz ağacına dalıcam. stop
biletimi aldım. stop
çok sıkıldım. stop
canım ağzıma sığmayacak kadar büyük hamburger istiyor. stop
pazartesi günü yerim inş. stop
gidiyorum. stop
beni özle. stop ve kAlp
 
verdiğim sözleri daima tutarım, tuttumda..
cevize balyozla daldım! 7 kilo dökülmüş, gerisi dalında duruyor.

hamburger yapmak için aldığım çedar'a 18 lira verdim diye gelip geçip bir dilim yiyorum. ben bunu istanbul'ada götürürdüm de yolda erir işte!
az önce artan hamburger ekmeğinin arasına 3 dilim daha koyup, tavada kızarttım slslsji

her yeri dip köşe temizledim, alt katı temizlemek biraz belimi büktü ama olsun. nihayetinde dost baş'a düşman halı altına bakarmış..
bugün 12:00'da otobüsüm kalkıyor, heyecanlıyım çünkü canım istanbul'uma kavuşacağım.

komşudan 2 bidon üzüm yaprağı almıştım, fiyat sorduğumda 120'den verdik ama size farklı olur diyerek yanında pekmez ve ıhlamurda hediye etmişti. ay dün öğle civarı bize kaçtan veriyorsun yarın gitmeden parasını vereyim dedim; demez mi 160-170'den verirsin! ay ben bi şok, hatta şokella : ss
annemi aradım dedim bunlar fıraktı'dan atlamış heralde, yoksa böyle çılgınca bir fiyat söylemezlerdi, o da dedi delirmiş bunlar alma iade et.
ayıp olur edemem yaaa desemde et et dedi.
edicem..

neyse süt kaynattım, biraz karnım ağrıyor.
"barbar türklerin laktoza alerjisi var" söylevini ilkokul 4. sınıfta işitmiştim, o gün bu gündür süt içtiğimde hep karnım ağrır ama içmesinide seviyorum.
katiline vurgun, yangın ayşe gibiyim.. sAd

neyse 3 gündür ya da 4 gündür sular kesik, yıkanmak için güğümle soba üzerinde su ısıttım. odam da ıscah oldu, ayırdım bacaklarımı yatıyorum.

yalan söylemek karakterim değildir, çünkü koy götüne rahvan gitsinci bir yapım var ve insanları yitirmekten çekinmem.
halamın yanına vedalaşmak için gittiğimde kesin sorar, mezar üstüne gittin mi?
ben de derim ki "şimdi 15 saat otobüs yolculuğu da çekilmez ki yaa" böylece konu değişir.

halamdan bahsedince aklıma geldi; babannemden kalan tabak çanaklar vardı, kızlar almak istiyorsanız alın yoksa atacağım dedim. onlar da yok istemiyoruz ama sende atma evde dursun dediler.
daha sonra en büyük halam, keza beni kendi doğurmuşçasına sever ve sarılmalara doyamaz, akabinde tam bir diktatördür şöyle dedi; oğlum sana yalvarıyorum benim annemin bir şeylerini atma.. sAd

peki ben ne yaptım?
eve gelir gelmez ne var ne yok attım, set üstü ocağı söktüm adeta mutfağın içinden geçtim.
neden? çünkü ben saltanatıma ortak istemem!
bir kaç yıl önce de küçük halama "bubamızın yeri" dedi diye kolunu kanadını kırar ırmağa atarım demiştim.
istanbul'a döndüğümde işitmiştim, konu komşuya ağlayarak anlatmış, yeğenim bana böyle böyle dedi diye.
aman neyse bu yıl 1 kova fındık verdim çocuk gibi sevindi slslsji
bir de beni arayıp şey demişti, oğlum cuma günü gelde bizde kal. çalışıyorum yanına pek gelemedim kusura bakma.

ben de dedim ki; burası baba ocağı, buradan adam çağırılmaz buraya gelinir!
tamamen çelişkili tavırlar sergiliyorum ki zalimliğimden ürktüklerinde merhametim lütuf olsun.


evlatları özledim, ufaklık içeri git dediğin de şey diyor; ya amcaaaağğ ben seninle takılmaya geldim.
ulan bu söyleve çok gülüyorum ya : p

"arya haber ajansı - arya ile sıcak gündem" programları çekiyoruz mandalla haber sunuyor. bir de mandal diyemeyip mangal diyor slslsji
bu yıl okula başladı, gelin fotoğrafını göndermiş, çok tatlı yaa..
hee gelin'e de gelin diyorum, bazen aslan gelin dediğimde oluyor seviniyor garibim slslsji

ulan resmen kendi yıllığımda, kendi kendime geyik çeviriyorum ve kıs kıs gülüyorum.
olacak iş değil!

neyse karnım hala ağrıyor ama bik bik bik.


r00t gişeler msg..
 
Ayranın içine karabiber kat.. karın ağrısına iyi geliyor...
 
çok tatlısın, deneyeceğim.
teşekkür ediyoruz.. kAlp
 
güneş gören topraklarda..

biriciğim, canım istanbul'uma vardık. kimle derseniz tabiiki kral ve ben..
allah'ım canım istanbul'umun dağına taşına zeval vermesin, sıcacık yumuş yumuş.

veliaht ve ben kavuştuk, kuduruk zilli'de yanımızda ılık ılık uzanıyoruz.

kimse üzerime attırmadan metro turizm yolculuğumuz sona erdi, mesudum.
niye attırma, ittirme ya da dayama teşebbüsünde bulunmadıklarına gelecek olursak, sanırım takatleri yoktu. sAd

bkz. takatleri yok.

Screenshot_20210919-024850_Gallery.jpg


uykum var, keyfim yerinde şarjımda %25'e yükseldi daha ne isterim ki? yemek isterim ya karnım aç.

neyse içim şişti görüşürüz..


r00t vatandayım msg..
 
vatan'da..

bugün yine bana bana ağlamak düşer, bugün yine bana bana haykırmak düşer..
lan bir anda dilimin ucuna ilişip, istemsizce dökülü verdi..
oysaki bugün yine anasının halası kadar şey oldu yazmak niyetindeydim.

çok yorgunum ve de bitkinim ve de hırpalanığım neden? çünkü seviliyorum..
halkımın bana olan sevdası yoğun mesai harcamama sebep oldu..

101 oynamaya gittik, bilindiği üzere kahpehaneler beni sıkar, ancak kapı önünde çay içer yoluma bakarım.
fakat 3 parti oynamakta bir beis görmedim iyice bilenmişim.

neyse şimdi şevkim kaçtı yarın ya da yakın gelecekte bir gün gelip düzenlerim..

gelecekte düzenlemek üzere..



r00t düzgülü msg..
 
güneş gören topraklarda..

kah hüzünlü kah eğlenceli 38 günü ardımızda bıraktığımıza göre artık yol alma vakti gelmiş gibi görünüyor.
dile kolay 38 gün, vay anasının halası yaa.
harbiden eğlendim ama bu sefer, genelde yaprak kürek insanlarla uğraşıyordum neyse ki çok küçük sürtüşmelerle atlattık.

sana derinlemesine işmarlar ettim ama anlamadın ya da anlamazlıktan geldin.. bilemeyiz..
bir de hergele imişim peh.. ama çok sevimli söylemişsin..
beta'n çok tatlı ama benim savaşım değil, yanlış yorumladınız.. ses etmedim!

sıkıldım ve yoruldum, bunaldım ve hırpalandım, saçım ve sakalım birbirine karışmış yarın traş olacağım. faruğun orada çay içerken berber musti'ye ne zaman müsaitsin diye sordum 20 dk'ya gel dedi. dedim oğlum yarın için diyorum; o zaman bik bik bik ötme yarın ara dedi.. çok haklı.

güneş gören topraklara yahut vatan'a dönmüş olmanın verdiği müthiş bir hissiyat her yanımı kapsıyor. bizim çocukları, esnafı, gece yarısı bahçede oturup laflamayı falan neyin işte hepsini çok özlemişim.. köyde epey bunalmışım ve sevgiye muhtaç kalmışım, vatan'da böylesine sevildiğimi görmek valla gözlerimi dolduracak oldu ama erkeklikten ödün vermedim..
her şey hem iyi hoş iken hem de içimde tanımsız bir burukluk var iken bocalıyorum, 30 yaş bunalımı da değil ama ne?
canım seyahatler çekiyor, yollu olmayı da delicesine özlemişim..
az kalsın allah'ın belası ankara'ya gidecektim iyi ki gitmemişim.. hakkari'ye askerlik arkadaşımın yanına mı gitsem acaba diyorum ama orası da şimdi soğuktur. soğuğa da hiç dayanamaz oldum, oklava yutmuş gibi oluyorum gıbırdayamıyorum..

az önce kola doldurmaya mutfağa gittim; köpüş beni görünce oyuncağını alıp yanıma koştu, neyse odama girip kapıyı kapatacaktım ki oyuncağı ağzında boncuk gözlerle bana bakıyor. annemin yanına gitsin diye oyuncağını salona atıp kapıyı kapattım, içime bir his geldi biraz bekleyip kapıyı açtım üzgün üzgün kapının önünde beni bekliyor..
kaldıramıyorum artık bu hüznü, yaprak kürek gerekçelerle pc başında kalıyorum köpüşe bile ihtiyacı olan şefkati veremiyorum..
bu kuduruk zilli beni insanlığımın en derin yerinden vurdu; ben böyle yufka yürekli, ılık ve minnoş biri değildim..
kadayıfa mı döndüm lan yoksa.. gocadım mı? yoo daha 30 yaşındayım.. aslında 31 de ağzım alışmış 30 demeye..

evde birine lazım olur diye kendimi zapt ediyorum ama bi hışımla pc'yi duvardan duvara vurup parçalayacak gibiyim..
fatsa'ya kuzenimin yanına gittiğimde balkonda oturmuş, kadınlardan mevzu bahis açılınca da uzun uzun laflamıştık. kuzen 35 yaşında kurumlarına 23 yaşında bi öğretmen gelmiş ve bizim oğlana işmar ediyormuş; bizim saf diyor ki küçük değil mi? ya aslında küçük ama siktir et ya, dert etme oğlum hoşlanıyorsan kızı dışarı çıkar yoluna bak. ne lan bu? onu düşün bunu düşün ömür bitti bitiyor..
durduk yere bi sinir geldi, hadi hayırlısı olsun.

kendime çok kızıyorum; evladım, çocuğum sen bu musun? elinde telefon, kucağında pc forum sayfalarında gezip bik bik bik öten bir dallama mısın? söyle korkma! sen bu musun?
tamam hayatın başarısızlıklarla dolu ama bir çoğunun tüm başarılarından bile büyük başarısızlıkların var.. ohh ne güzel övdüm kendimi yürüyeyim bee..

engin lavuğuda kardeşi evleniyor dalgasına memleketten dönmüyor, dön de gezelim esir kaldım pc başında..
en iyisi pc'yi kırmak, var oldukça kaşıyor beni.. yatağın başındaki tabloyu da kıracağım, hatta içinden geçmeyi deneyeceğim en kötü bacağım acır ama hıncımı alırım..

dün gece öyle gevşek gevşek bakınırken gözüme nekşflikş'de sex education'ın yeni sezonu ilişti; açtım daha 1. bölümün ilk dakikasında dünya'nın aslında nasıl bir yer olduğu gayb'dan gelen sille misali yüzüme çarptı. ağlayacak oldum, izlemekten de vazgeçtim.
yine bir kaç satır üstteki gibi kendimle hesaplaşmam gerektiğine kani oldum; evladım sen bu musun? siktir ol git ve bir daha dönme!

ya da sadece lefty için dön slslsji
ulan ya şey demez mi? kimin için gidip kimin için dönüyorsun..

yazdıklarımı anlamıyorsunuz diye 87 iq seviyesinden işlem gördüm, hala anlayamadık derseniz ağzınıza kürekle biri vurur inşallah..

iki tane etek altı oğlanı hariç kimseye kin gütmedim, öfkelenmedim, nefret beslemedim. şu sırnaşık hamam oğlanı da dahil.
he lan he sen işte, başkalarının söylevleri üzerinden tatmin olan yalama sende dahilsin. şaşırma benim gönlüm böyle bol işte..

neyse götlük yapmaya lüzum yok, genel olarak herkesi seviyorum..

emre aydın'ın kim dokunduysa ona git! şarkısını açtım oh ne güzel oldu.. kendim söyleyip foruma atmayı da düşünüyordum ama belki atmam.. ya da atarım : p

baytar hanımın da dediği üzere boş yapmaya başlayacak gibiyim, en iyisi sonlandırmak..

şarkısı yarıda aklı ulaşamadığında kaldı..

edit - yine karnım ağrıyor..


r00t siktir ol git msg..
 
Son düzenleme:
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri