Günün Şiiri ~ 20.06.2019

A
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?
Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar gotürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Söylelemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

Cemal SÜREYYA​
 
Kaybolmuşken içimde bir yerlerde
Neden diye sormaya bile vakit bulamadan
Zamansız bir yaşamın içinden
Umutlarımla gelsem
Hayallerimden bahsetsem
...
Sevgiyi anlatsam
Yılgınlığımı,yorgunluğumu çizsem duvarlara
Anlar mısın?


... .....
 
Haydi çocuk!
Bu gece illegal bir şekilde yaz bu şehrin duvarlarına sevdayı..
Ve anlat bu şehrin zifiri karanlık sokaklarına ayrılıkları..
Sevdayı yaz ki..
taş duvarlar bile sevda ile övünsün, gurur duysun.
ve ayrılıkları anlat..
bu şehrin sokakları da ayrılıklarından utansın..
 
o söylenmemiş söz girmeseydi keşke aramıza,
keşke suskun ve keskin dilimizi, atsaydık dipsiz kuyulara;
o yaşanmamış an yaşanmasaydı keşke,
keşke, birbirimize batan bakışlarımızı gömseydik toprağa,
o ölü dokunuşlar girmeseydi keşke aramıza;
ne olurdu öfkemizi soyunsaydık bir anlık derin bir soluğa,
vahşi atlar gibi şaha kalkan ruhumuzu, bıraksaydık kendi özgür otlağına,
parmak izlerimizin yaraladığı o kadehleri,
keşke parçalasaydık ölü kelimeler sunağı dudağımızda,
o şaraba, o ekmeğe ve ahde vefaya,
o mum aydınlığına bir küfrü sığdırmak yerine,
inansaydık keşke birbirimize;
olmasaydı, yaşanmasaydı keşke o yaşanmamışlık,
gece yalnızlığında küçülen tedirgin sokaklar gibi,
yağmasaydı o kar, gölgemizi soğutan camlara,
o şubat erimeseydi o sokak lambası aydınlığında,
karanlık başını koymasaydı rüya huzuru yastığımıza,
o yorgan, toprak doğurganlığında örtmeseydi keşke günahlarımızı,
buz ölüsü bedenimiz çivilenmeseydi keşke hırsa,
o öfkeli çığlık çaresizliğin suyunu bulandırmasaydı,
parça parça kanatsaydı damağımızı o hıçkırıklar;
olmasaydı, temaslarımız yaralamasaydı keşke bizi,
yanıp kül olsaydı o mütereddit dili bedenimizin
çıkmasaydık insan olmaktan,
o yaşanmamışlığı keşke, yaşamasaydık en baştan,
daha çok kadın, daha çok erkek kalsaydık keşke,
keşke, ilkel yanımız çıkmasaydı günyüzüne;
daha çok insan kalbilseydik keşke!


Ali Uluraspa
 
Gitmeyin lütfen..
Ağrıyan yerlerine
Şiir sürerek yatıştıran.
Kanayan yerlerine kelimeleri tampon yapan
İnsanlar da varmış aramızda bayan.
Yalnız olmadığımı bilmek güzel bir duygu.
Hayata başka nasıl kafa tutabiliriz ki?
Arkamıza bir dize almadan hangi acıya sataşa biliriz?
İmkânsız.
İsmi olmayan yetim bir hüzün çöküyor bazen
Bazen değil aslında siz yokken.
Ne olduğunu bilmeden matem kusuyor parmaklarım
Şiirini bekleyen boş satırlara.
Bazen yazdığıma ağlıyorum
Bazen yazamadığıma.
Bir bulut gibi içtenim size karşı bayan!
Emin olun buharlaşan her ne kadar acı olsada
Ben şiir oluyorum başka yüreklerin kurak topraklarına.
siz bayan!
Şiirimi en güzel gösteren aynasınız
Teniniz sanki ergüvandan alıntı yapılmış
Dudaklarınız bir içim su.
Gözlerinizi betimleyemiyorum
Haddim değil.
Biliyor musunuz?
En çok Göz bebeklerinizi avutmak geliyor içimden
Yaşlarınızı dudaklarınıza varmadan öpmek.
Yokluğunuzdan değilde
Varlığınızın en güzel yerinden bir şiir yazmak.
Teninizi bayan!
Teninizi aşıma katık yapmak.
Siz yoksanız boğazımdan geçmiyor hiç bir mutluluk
Çünkü siz Siz bir bayram şekerisiniz çocukluğuma bayan!
Saçlarınıza dokunsam Ütopya'da şenlikler başlar.
Yüreğimin kıpırtısına düşer ilk çiy
Adı bahar olur bütün mevsimlerin
Adı siz olursunuz bütün mevsimlerimin bayan.
Düşünüyorum da Öyleyse harbiden bende varım.
Düşünüyorum da Tanrının bir mükâfatı olmalısınız
Bu durumda bende en sevdiği kulu.
Sizi yaşamama izin verin bayan Gitmeyin..

Kadir Zorlu
 
- Hiç adil olmasa da, hayatı affetmeği Öğrendim.
- Kırıldığımda, her ne kadar kırmaya değse de önemli değil demeyi Öğrendim.
- Birini ne kadar düşünürsem düşüneyim, ne kadar seversem seveyim; yine de arkasına bakmadan gidebileceğini Öğrendim.
- Kandırmasam da hiç kimseyi, kandırılmayı; Unutmasam da unutulmayı Öğrendim!
- Değer sandığımın aslında Değmediğini Öğrendim...
 
Beni yedi parçalı beyaz bir örtüye sardılar
Sevenlerim gözyaşları dökerken
Ağıt ve feryatlarla bağrımı yaktılar
Sonra beni tahta bir kutuya koydular
Dur yapmayın dostlar demek istiyordum
O sırada Beni dört dostun omzuna aldılar

Tabutumun çivileri paslı, tahtaları sararmıştı
Belliydi ki benden önce de çok ölü taşımıştı
Feryatlar ruhumu acıtıp bağrımı yakarken
Matemli günümde bile gözlerim sonkes seni aramıştı
Arayıp ta bulamamıştı
Gözlerim ruhen bana, sana ve muradımıza ağlamıştı
Oysaki gözlerim toprakta akmadan önce
Son bakışlarını Sana delice bakmak için saklamıştı

Derken dost omuzlarıyla naaşım kabristana vardı
Yeni kazılmış derin bir mezar vardı
O, derin çukurun etrafında
Çamurlu iki kürek, bir de kazma vardı
Ağlamak istedim, haykırmak istedim
Bu mezar hem çok derin ve dardı
Ne çok sevenim vardı ne çok ağlıyorlardı
Gözlerim mezara girmeden önce
Yine feryatlar arasında
Yine son bir umutla seni arardı

Beni mezara koydular,
Artık toprak altındaydım
Artık dünyaya dahil her şeyden
Çok, ama çok uzaktaydım
Annem babam ve hatta senden bile

Ah be vicdansız! ah be vicdansız!
Neden gelmedin?
Neden beni sonkes görmedin?
Neden sende benim için
Bu isyankârın ölüsüne yaş dökmedin
Sonkes bu isyankârın
Ölü ve soğuk anlından neden öpmedin

Eğer Bir gün gelirsen
Mezarımı ziyaret et, bir demet gül ile
Belki kalkıp boynuna sarılamam
Belki dizlerine baş koyup ağlayamam
Belki gözlerim seni göremiyecek
Belki kokunu alamayacağım
Ellerimle, ellerine dokunamayacağım
Ama sen yine de susma
Yanımda otur, şiirlerini oku türküler söyle
Çünkü kulaklarım ebediyen sesini unutmayacak
Ölü olmuş olsam bile..

Yazan: Kemalettin Demirbaş
 
Düşümde gördüm Cahit'i:
Banka gibi bir yer
Aynı servise verilmişiz
Yolumu gözler.

Baktım ki toplamış memurlarını
Nutuk çekmede şefimiz.
El edip geçecektim yerime.
Sessiz.

Cahit bu dayanamadı boynuma atıldı.
Gözyaşlarını duydum yüzümde bir ara.
O düşümde ağladı.
Bense uyandıktan sonra.
 
eyy gözlerimin neminden düş'en yar
neydi seni ömrüme getiren!
bir kader busesi mi . . . . . . . ?
bir alın yazısı hikayesi mi. . . . . ?


eyy sözlerimin ufkunda gün niyetine doğan yar
neydi seni ömrümde büyüten!
bir sevda güncesi mi. . . . . . .?
bir dua iklimi mi. . . . . . ?


eyy ömrüme şifa gibi gelen yar
neydi seni ömrümde ömürsüz eyleyen. . . . . . ?
neydi yüreğimin yokluğunda seni var eden. . . . . . ?
belki çocukluk sevincime saklanmış bir mutluluk tanesi
belki aşk mey'ine damlamış bir su incisi.


eyy ismini üç hecede dilime ezber ettirdiğim yar!
bunca güzelliğinle
sen benim sevda y/aşımsın. . .
 
Evde kalmış kız şiiri
Bir yarim olsun esmer,yakışıklı
çok şey istemem boyu 1.80 olsun
fazla zengin olmasın umurumda değil
yeterki 500-600 milyarı olsun
Mesleğe etikete hiç önem vermem
ister mühendis, ister doktor olsun
düğünümde fazla görkem istemem
yeterki nikahımız hiltonda olsun
Balayımız küçüçük bir tatil
pariste, romada,new-york ta olsun
yüzgörümlüğü önemli değil
ne çıkar, bir kaç taşlı pırlanta olsun
İstedimki olmuşken gönlümce olsun
nerede olursa olsun otururum ben
minicik, üç katlı bir köşküm olsun
Evimde erkeğimin sözü geçerli
yeterki benimde müsadem olsun
Ev işlerimi kendim yaparım
yeterki bana yardımcı üç beş hizmetci olsun
Yemek hazırlamak ayrı bir zevk
yeterki bolulu bir aşçım olsun
midem büyük değildir, kuru ekmek yerim
yeterki katığım siyah havyar olsun
Seyahat etmek en büyük zevkim
yeterki arabam mercedes olsun
Yaz tatili sakin geçmeli
yeterki sidede bir yazlığım olsun
soğuk karlı kış günlerinde
uğrak yerimiz uludağ olsun
Yılbaşında tek eğlencemiz
maksimde bir konser olsun
Yıldönümlerimizi birlikte kutlıyalım
hediyesi bir vila olsun
Çoçuklarımı kendim büyütürüm
bakacak italyan bir dadımız olsun
Bundan ibaret tüm istediğim
nice kısmetlerim çıktıda teptim
benim gibi bir alçak gönülüyü alacak olan
sadece birazcık sabırlı olsun
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri