Günün Şiiri ~ 20.06.2019

A
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Sen yoldan giderken ben yine arkadan bakıyordum .: (
Justin'i seveceğinize şu çocuu sevseniz azcık ergen kızlar .:/
 
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin
Yaşadıklarını kâr sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin
 
tumblr_mmqsd9ggJj1qlgvp6o1_500.jpg


Biz neden hayattan kaçıp kitaplara sığınırız?
dünya sahtekârlarla doludur azizim; insanlar samimi değildir,
herkes birbirini kırar, incitir.
bizim o koca koca kitapları devirmemiz,
iki satır samimiyet bulabilmek içindir.
 
Severim Ben seni...Ney Sesinden...

Bir Damla Gözyaşı
Bir damla da çağlayan ırmakları boğuşu Yakub'un,
Sukut denizinde dalga olan Meryem'in
Fırtınalara sabrı kalkan bilen Eyüb'ün...
Rıza bahçesine bir gül ekebilmek, gözyaşlarını teselli vuslatına mazhar olacak kadar samimiyetle dökmektir...
Dua tadında akan her damla kelamsız rıza dilencisidir...

Ey Zeyd...
Ey sevdalı...
Ardından alemlere rahmet olarak gönderdiğine, en sevdiğine, Hasret gözyaşları döktürdüğü Mevlanın...

Ey Selman...
Ey yüreğindeki aşka harf harf teslim olan...
Hak tarafından sevilen ve sevildiği Aleme ilan edilen...

Aşkla var olabilmek yollarda, hasrete gamzelerde hayat buldurmak, kirlenmemiş gökyüzü, Altında sadık ve vefalı aşıkları, unutulan her heceyi işler cana saadet asrı tadında akan her damla...

Asırlar öncesinden bizlere selam eden Efendim...
Rüzgar saçını dağıtır diye üzülemediğimize üzülerek sevdasına vurulduğumuz...

Hüzün bahçelerindeyiz...
Sensiz..!

Nedametin giydirildiği gecelere aydınlığı, vefasızlıkların asıldığı yıldızlara affı, kırgınlıkların,
Gezdiği sokaklara sevgiyi fısıldar gül tadında akan her damla...

Talan edilmiş sokaklarımı sevdirir, "O"ndandır diye...
Aşk dolu hayatların bir huzmesinin canda hayat bulmasını dillendirir sus olup...
Ahdimi taşır akan her damla ...

Bir damla gözyaşında saklı "can"
Bir damla gözyaşı "can"a hayat bulduran

El-Vehhab ismine sığındım...
Avuçlarımda bir damla gözyaşıyla
kapındayım...
 
21 Yaşında Ölen Eroin Bağımlısı Gencin Defterinden Çıkan Şiir...



Düştüm bir batağa çıkamıyorum ana
Öldürüyor beyaz zehir diyorlar adına
Biliyorum yandığımı ama sönmüyorum ana
Bir tadan bir daha bırakamıyor ana

Beyaz zehir derlerdi aldırmazdım
Rüya görürsün derlerdi uyanamazdım
Şimdi bir kabustayım, Korkmaktayım
Bitirdi beni ana yok olmaktayım

Gençtim ana cahildim hiç ölmem derdim
Bu sefer son bir daha kullanmam derdim
Öyle değilmiş ana, ben beyaza yenildim
Aynada değişen yüzümdü, değişen bendim

Bilseydim düşermiydim bu çıkmaza
Üzermiydim sizi ağlatırmıydım ana
Dost dediklerim itiyor beni uçuruma
Ümidim kalmadı dayanamıyorum ana

Kaçmak istiyorum bu dertten bu meletten
Bırakmak istiyorum olmuyor, be ana
Affedin beni ana son özrüm sizden
Seni düşünüyorum yaşamak istiyorum ana

Pişmanım ana pişmanım, hemde çok pişmanım
Sizi ne kadar üzdüğümün farkındayım
Siz üzülmeyin, derdime kendim yanayım
Kavrulayım bu dertle, kurtulayım ana

Kendimi düşünmüyorum ana yaktım sizi
Çok incittim kırdım tertemiz kalbinizi
Size yakıştıramıyorum şimdi kendimi
Yine de oğlun olarak ölmek isterim ana

Babama söyle ana ne olur beni affetsin
Benimde bir oğlum vardı, adı kemaldi desin
Mezarıma gelipte benim için dua etsin
Ne olur ana babam hakkını helal etsin.

Yakındır ölüm haberim gelir sana
Gelir tabutun konur musalla taşına
Günahım çok ana çıkamam Allah'ın karşısına
Ana dua et sen yinede biricik yavruna...

Hakkını helal eyle ana yaklaşıyorum sona
Bu son sefer çıkıyorum son yolculuğuma
Genç yaşta kavuşuyorum kara toprağa
İbret olsun kaderim ana ardımda kalanlara

alinti
 
tumblr_mn2b2sWRCH1rxjxlno1_400.jpg


Gitmek cesaret ister ufaklık. gideceğin yer neresi olursa olsun sevdiklerinle
arana mesefe girince varış yerinin hiç bir anlamı kalmaz.
Vedalaşmakta zor iştir biliyo musun ?
Oturursun geminin kıçına. bakarsın sevdiklerine gittikçe ufalırlar ufalırlar kaybolurlar.
O zaman anlarsın işte vedalaşmak asıl kalana değil gidene koyar.
100 defa söyledim sana hüzünlü değilim, mizacım böyle.
bak şarabımla beraberim. Çocukluğumdan beri hayaller kuruyorum şarabımdan ayrılmadan hem de.
ben şarabımdan ayrılmıyorum. o da bana bunca gidene rağmen hala hayal kurdurmaya devam ediyor.
Ne olmuş yani büyük adam olamadıksa?
Hayallerimizi satmadık ya ?
 
Sende sadece alêmi gösteriyor gözlerin
Ben, gözlerin olmadan göremeyen bir halde
Sözler senin için anlaşmanın yoluyken

Ben halimi söylemeye dilsizim
Öyle yersiz, öyle yurtsuz, öyle bezginim

Ben mi aşka düştüm yoksa aşk mı bana düşkün
Kaç annenin busesi dindirir sensizliği
Kalbim sana mülteci, aklım beni telkinde

Kimseler anlamıyor, herkes beni tel’inde
Öyle küskün, öyle suskun, öyle dilsizim
Sevdim seni, şahitte failde bir tek sensin
Ele aşikâr etme, rüsva etme adımı
Şu boyuma aldanma, tanısan çocuk dersin


İncilere bürünsem sen yokken değersizim
Öyle fakir, öyle mahcup ve öylece sessizim

M. ERCAN
 
AİLE


Sağ çıkıp günlük savaştan
Evin yolunu tutmuşum
Yemek yedik, çocuklarım uyudu
İniyor üstüme yavaştan
Allah’ın bembeyaz bulutu
Kederlerimi unutmuşum.

Hayatta olduğuma
Seviniyorum şimdi
Kavuştum çoluk çocuğuma
Koltuğuma uzandım, rahatım
Kahvem içime sindi
 
Gün Doğuyor

Dili çözülüyor gecelerine.
Gölgeler kaçışıyor derine
Alıp sihrini bilmecelerin:
Gün doğuyor şehrin üzerine.
Korkarak şeklalıyor bacalar,
Gün doğuyor şehrin üzerine;
Dalıyorlar günün gözlerine
Gözleri uykulu atmacalar.

Sallayarak dallarını kavak
Yükseliyor her günkü yerine,
Gün doğuyor şehrin üzerine
Mavi bir ışıkla ağararak.

Gün doğuyor şehrin üzerine,
Renk hacimle doluyor her yer.
Bakıyor dağınık yüzlü evler
Hala yanan sokak fenerine.
Toprak kımıldıyor yavaş yavaş,
Gün doğuyor şehrin üzerine,
Bembeyaz gece çiçeklerine
Sabahla düşüyor bir damla yas.

Ve bir deniz hücumu halinde
Gün doğuyor şehrin üzerine.


Orhan Veli Kanık
 
bir bakış kalbe ağrı saplarmı,
alelade öyle bir günün vakti...
bıçak saplanır gibi...yüreğe

bulutları sevdanın, gökyüzünü kaplarmı,
sanki şefkatle..başını okşar gibi..
bir söz bu kadar dokunur mu yüreğe..

varım yoğum aşktan ibaret,
avucuna koydum işte!! al canımı,
benim kalbim aşka emanet,
değiştirdin iklimimi
değiştirdin kimyamı,
ilk defa nefes alır gibi..
değiştirdin dünyamı..

bu saatten sonra "ben"
ben değilim..
bu saatten sonra "ben"
ben olamam ..

ateşe attım kendimi..
yok!! gidemem ki,
yok gönlümün gidecek yeri.
terk eyledim ne varsa..
bıraktım kendimi aşka;
yok! dönemem ki,
yok! yüreğinden başka,
yok! gönlümün kalacak yeri..
Sensin ümidimin, sensin yüreğimin evi

Ali Hisler




 
Seni, Seninle Paylaşamayacak Kadar Çok Seviyorum!
Çabalama Anlamak İçin Beni...
Benim Derdim Bendeki Benleri,
Bendeki Senleri Seninle Paylaşmak Değil ki...
Seni Tüm Bencilliğimle Sevdim...

... Sevilme İhtiyacımın Cevabıydın Sen...
Aşk'ın Sendeki Yansımalarıydı Beni Çeken...
Yankılanan Sesimdi, Sesindeki!
Ben, Sevmenin Bana Ait Olan Kısmını Sevdim!

Ben Aşk'ın Tadına Doyasıya Varabilmek Adına Özlemek İstedim Seni...
Gecelerce Uykusuz Kalan Bir Yüreğin
Gözünü Kapatıp Rüyalara Teslim Olmayı Delice İstemesi Gibi...
Özlemeyen, Özlenmeyen Bir Yürekte Aşk Barınabilir mi?
Seviyorum Seni...

Güldüğünde Gülecek... Ağladığında Ağlayacak...
Öldüğünde Ölecek Kadar Seviyorum Seni...
Seni, Seninle Paylaşamayacak Kadar Çok Seviyorum!
Özelsin, Özel Kalacaksın!!


alıntı
 
Anam ilkokul mezunuydu.
Ama, doktordu.
- Başım ağrıyo yav...
- Saçın ıslak ıslak çıktın ondan.
- Başım dönüyo...
- E bi şey yemiyorsun, açlıktan.

Eczacıydı aynı zamanda...
- Gözüm morardı.
- Gel, patates basayım.
...- Kepeklerim çoğaldı.
- Otur, zeytinyağı süreyim.
- Arpacık çıktı galiba.
- Yum, sarımsak değdireyim.

Hemşireydi...
- Öfff, terledim be.
- Dur, sırtına havlu sokayım.

Röntgen mütehassısıydı...
- Öhh-höööaa!
- İçme şu zıkkımı.

Bebekken, anestezi uzmanıydı...
- Dandini dandini dastaaana.

Bi ara sünnetçiydi...
- Çıkar, pansuman yapıcam.

Ürologdu...
- Çişin niye sarı bakiiim?

Fizyoterapistti...
- Dizim ağrıyor.
- Benim de belim ağrıyor, geçer.

Diyetisyendi...
- Mis gibi türlü yaptım, sakın sokakta burger filan yiyip gelme, kola da içme!

Cildiyeciydi...
- Sırtımda sivilce çıktı.
- Çikolata yeme.

Laboranttı...
- Burnum akıyor.
- Ben şimdi sana bi ada çayı kaynatayım, rezene, bal, limon,
tarçınla zencefili de ılık ılık iç, uyu, uyan, sabaha bi şeyin kalmaz.

Psikiyatrdı...
- Nen var oğlum?
- Bi şeyim yok.
- Var var, canın sıkkın.
- Yav bırak, iyiyim.
- Yok yok, bilirim ben.
- Anne delirtme insanı!
- Bak gördün mü?
- Neyi gördüm mü?
- Sinirlerin bozuk senin.

Genetikçiydi...
- Babana çektin sen, o da sinirli, bütün kötü huylarını ondan almışın zaten.

Hastasıydım...
Hastaydım ona.
İyi bakın onlara.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri