Günün Şiiri ~ 20.06.2019

A
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Çok güzel bir şirimiş paylaşım için teşekkürler :)
 
Gözlerini eksik yaşanmış bir bahar gibi kullan
gülüşünü as intihar koğuşlarına
çelimsiz ruhlarda erken yağmurlar biriktir

Nasılsa taşra hep hazırdır aşka

Cezmi Ersöz
 
suların çoğaltığı seslerden ürküyorum
yorgunluk veriyor ürkü¹
alacakaranlık gibi anlamsız bir şey
bir çoban kepeneği gibi ya da
gelip çakılıyor aklıma
sonra hiç bir şeye benzemiyor
bir saat iki saat üç saat gibi şeyler oluyor
ama
hiç bir şeye benzemiyor
tutturduğum türkü

Turgut Uyar
 
Rengi yok bu mevsimin
Bilinmiş bir beyaz olur belki
bütün düşenler
Bilenmiş bir zaman içinde
Evvel zaman içinde
Evler zaman içinde
Çocuk seslerine karışır
Renksiz bir ağıt
Gökler zaman içinde
Gök zaman içinde

Topraklar alınır
Nazar boncuğu
Sararmış beniz kokusu yapraklara
Ödenmez bedel
Gidenler olur yollardan
Sırtlarında yol
Acıyı kalanlar çeker
Kuyular zaman içinde
Evvel zaman içinde
Ahir zaman içinde

Bu hal öldürür beni
Zamanda çekilir birazdan
Kaybolur zaman içinde
Uzak yolcuların dudaklarından
Mızrak gibi düşer hüzzamlar
Gece bağrımda söndürülür
Bilmem ki hangi tohum için ağlarım
Kaybolmuş zaman içinde
zaman evvel içinde
evvel zaman içinde

Az azlara eklenir
Gözlerin kıyısına sabır
Küsmek mi haşa
Beklemek zaman içinde
Beyaz olana palandöken çıkar
Siyahlar bana düşer
Kara kış gurbetiyle gelir
Yanmalar zaman içinde


Birol Çelik
 
Beni Uyutup Git



Belli oldu niyetin
Bana bir gün seni sevmeyeceğim diyeceğin
Ben her gün acaba bugün mü diye mi bekleyeceğim
Belli oldu hevesin
Seni sevmiyorum derken kısılacak mı sesin
O yarın olmasın istemiyorum
Gideceksen bile
Söylemeden git
İçimde umut kalsın döneceksin diye
Silmek zorunda bırakma tüm hatıraları.
Medet kalsın yüreğimde
Derman dizlerimde
Sensizliğe alışırım belki
Zamana ayak uydurup
Git be sevdiğim beni uyutup
Ama söylemeden sevmediğini
Git gözlerime bak susup.

Dizdirme kendini kurşunlara
yüreğimde
Git gözlerime bak, susup
Git bir annenin şefkati ile dizinde uyutup.

Sormam kimselere gelip mahalleye
Dualarımda kal vardığımda secdeye
Umudum olsun ahiret
Sevmediğini söyleyip içimde oluşturma
pişmanlık, kin ve nefret.

Zaman bu elbet siler her şeyi
Bitirebilir nice sevgileri
Ben duymak istemiyorum sadece.
 
Dizdirme kendini kurşunlara
yüreğimde
Git gözlerime bak, susup
Git bir annenin şefkati ile dizinde uyutup.

Ellerine yüreğine sağlık Perii teşekkürler..
 
"Seni seviyorum" ağır cümledir.
Herkese söylenmez.
Bazen yıllarca aranır,
Bazen yıllarca beklenir o bir çift söz için.
Dili yakar, Dudağı yakar,
Bedeni kavurur, lime lime eder.
Velhasıl yürekli işidir.
Bir ömür pahasına,
Bir defa söylenir
Keşke bana günde bin defa söylemeseydin,
Ve sonra her bedene uygun bir hırka gibi
Önüne gelene giydirmeseydin...

Gerçketen öyledir kolay kolay söylenmez söylendiği zamanda insana ilerisini unutturur. Ellerinize yüreğinize sağlık Nevra
 
Ask diyorum ask

Yeni doğmuş bir bebek paklığı
Anne sütü ferahlığı
Baba oğul arkadaşlığı,
Bu bendeki aşk
Bakma öyle yüzüme
Aşk diyorum aşk!

İşsize iş bulma rahatlığı
Son parayla simit alma rahatlığı
Simit peşinden sigara yakma sıcaklığı
Bu bendeki aşk
Bakma öyle yüzüme,
Aşk diyorum aşk!

İlk defa bir baba olma sevinci
Anneye doğum sancısı işkencesi
Mutlu bir sinema gecesi
Bu bendeki aşk
Bakma öyle yüzüme
Aşk diyorum aşk!

alintidir
 
SEVME DEME BANA
Bırak sevebildiğim kadar seveyim seni
Elim ayağım
Birbirine dolansın SESiNi DUYUNCA
Bütün şarkılar seni anlatsın bırak
Umutsuzluğum bende kalsın
Yokluğunda eriyeyim bırak
Yeter ki SEVME DEME BANA
İnadına severim
Sonra kopamam ayrılamam uzaklaşamam
Hasretinle yansada bu yürek
Sevdim bir kere girdin dünyama
SEVME DEME BANA
Artık çok geç
 
Şimdilerde seferler düzenliyorum,
yüreğimle yüreğin arasına..
Bir kez dokunup,
sonra usulca inime dönmek tek istediğim..

Sensizliğimle aramda koca bir boşluk oluşmakta,
Bu yüzdendir seni görmek isteyişim..
Yüzüne yüz,
Eline el,
Yüreğine yürek,
Gözlerine göz,
Aklına meşk ekip,
Sana sensizliğimi hatırlatmayacak anılar bırakmalıyım zihnine..

Kipriklerini ıslatıp,usulca yüreğine dokunan,
Acıları elimin tersiyle itip,
Bu acıları sana köle etmeliyim,
Güldürmeliyim o güzel gözlerini..
Bu yüzdendir seni görmek isteyişim..

Kalbine saplanan hasret mızraklarını,
Acıtmadan yerinden söküp,
Hasreti alnının ortasından vurmalıyım!
Hasret hasrete gebe kalmalı yüzyıllarca,
Azap çekmeli sana ettiklerinden dolayı!
Bu yüzdendir seni görmek isteyişim...

Umutsuzluklarını umuda çevirip,
Etrafını ümitler çemberiyle sarıp sarmalamalıyım,
Yüzünden tebessüm,
Düşlerinden umut dolu hayalleri eksik etmemeliyim..

Bu yüzden seferimi tamamlayıp,
Seni bir kez daha görmeli,
Seni deli gibi seven yüreğimi,
Avuçlarına serpiştirmeliyim!..

Bu yüzdendir seni görmek isteyişlerim!..

FILIZMM



alıntı..
 
Birbirinize kızın,
Birbirinizle kavga edin,
Yumruk yumruğa yüzlerinizi parçalayın,
Gözlerinizi patlatın,
Kulaklarınızı koparın,
Saçlarınızı yolun,
Derinizi parçalayın,
Tekmeyle kemiklerinizi kırın.
Yalnız ananızdan doğduğunuzda olduğunuz gibi kavga edin.
Yalancı, ek bir araç kullanmayın.
Mendil bile olmaz.

Ama ne olur sakın bir insanı Gönülce, Gözce, Dilce, Ruhça kırmayın.

Özdemir ASAF
 
SUSKUNUM SANA

Hangi şiire başlasam suskunum sana
Dag gögsünde bir kaya diliyle suskun
Güneşte kavrulan bir kum tanesi
Çatlayan dudaklarım oluyor her gece
Yagmura suskun yaşamaya suskun
Haykırabilsem
Belki bir nehir köpürebilir sesimde
Silinebilir kurakligin bütün izleri
Upuzun çöller vadileşebilir içimde
Hangi güzelligi özlesem suskunum sana
Yürek boşlugunda bir of kadar suskun
Özlüyorum seni masmavi
Koşuyorum sana bembeyaz
Ve kahroluyorum bir anda kapkara
Ah oluyorum
Of oluyorum
Ve susuyorum
Oysa haykirabilsem
Işik yumagi bir pinar olur solugum
Hangi türküye uzansam suskunum sana
Agit agıt, özlem özlem suskun
Tut ki vurulmuşum
Aşktan ve kandan bir damla olmuşum
Bir saçlarinin rüzgarina
Bir de agzinin kiyilarina konmuşum
Hangi dalga silebilir beni senden
Hangi kasirga koparabilir
Ben saç tellerinde bir ezgi olmuşum
Coşkularin her şahlanişinda
Sana deprem deprem susmuşum
Ve sana susmaktan inan ki yorulmuşum
Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası
Sözlerinde baskı yasası yeter
Hangi kavgayı özlesem suskunum sana
Zafer sabahlarinda gece kadar
Bayram sabahlarında yas kadar suskun
Böyle güzelliklere de
Böyle suskunluklara da lanet olsun
Al bu suskunlugumu al artık
Al ki
Bütün gürültüler kahrolsun

Adnan Yücel
 
Sessiz.. Dipsiz.. Kör sağır geceler..
Derdim çok Dermanım beter.
Gözüm yoktu hiçbir şeyde
Tek dileğim saklıydı sevginde..
Onu da aldın Çektin gittin.
Beni yaban ellerde ezdin geçtin.
Buna hakkın yoktu...Buna hakkın yoktu..
Allahın aşkına bir kez doğru söyle..
Hiç mi hatrım da yok O yalan kalbinde.
Beni öldürsün de Vermesin ellere.. diyen
Sen değil miydin!
Şimdi sen yoksun.. Ben..
Ben çıkmazlardayım.. Yolumu bulsam da..
Kendim karanlıktayım..
Acımasız O hasret sırtımdan vuruyor
AŞKIN ÖLÜM KOKUYOR...
 
Bugün anladım ki aşkı bu kadar büyütmeye gerek yok . O yüzden hiç bişey ifade etmiyo bana böyle şeyler artık
 
HAYAL'DEKİ SEVGİLİYE MERSİYE_____

Ey! Edebiyle ruhumu ruhuna saran Yar!
...
Gülümm... Gülceğizimm... Diyen "efsun"lu dillerin nerede?
Gel de! Sızlayan yaralarımı nefesinle "mestur" eyle...

O nefes ki; mübarek ab-ı hayatın membağı...
Edep makamının "tek bâkir" kalmış cengâver serdarı...

Titreyen sesidir! Kaldırır şaha, sükun eylemiş yürekleri...
Bir edalı gülüşün ölüye can'dır... Kıskandırır melekleri...

Gönül nasıl karanlığa gömülsün, bu sedayı görüpte...

Tam ulaştım sandığı bir anda, bürünsün esarete...

Tek kurtuluş bu mudur, azgın nefsin elinden?
Nasiptir belki muştu! Bir Mürşid-i Kâmil dilinden...

Sende bir gizli iksirdir, İlâhi Aşk'ın cevheri...
Cümle alem hayrandır, Cennet nimetlerinin serveri...

Boşa akıp gelmedi bu Gönül sana...Bil ki; her daim meyyâl!
Senin varolmadığın yokluk zamanları, Canân'a bir Alem-i hayâl...

Kurtuluş yoktur bilirim, ruhlar esaret ebediyete...
Vuslat Hak'tır! Hak! Azimdir, Kerimdir, düşkündür merhamete...

Leyla neden eylesin ızdırap, neden kapılsın ümitsizliğe...
Rahman kadim eyleyecek saadeti birgün, sonsuz merhametiyle...

İşte o gün!
Bugündür aslında...
Yüreği Rabb'ine gönülden nakşeyleyene...



Leyla Arsal
 
Sensiz de denizi seyredebiliyorum.
Hem dalgaların dili seninkinden açık.
Ne kadar hatırlatsan kendini boş.
Sensiz de seni sevebiliyorum.

Hep boş konuşurduk hatırlar mısın, bula bula,
Karşılaştığımız zamanlarda.
Sen, sevgiden şımaran çocuk,
Ben şaşıran budala.

Özdemir ASAF


46933_552639381426344_1921939654_n.jpg
 
Niye hala aklımdasın
Senin ne işin var orada artık?
Çıkıp gittin bu evden
Kapımdan ellerini
Sokağımdan ayak izlerini sökerek
Senin kuralların
Senin kararlarınla bitirdik biz bu aşkı
Peki ama neden hala hayatımdasın?

Neden sabahlıyorsun hala yüreğimde?
Neden geceyi geçiriyorsun kapanana dek gözlerimde?
Bir damla halinde hala akmaya hazır vaziyette
Gözlerimde ki nöbetlerin
Unutma,
Kendi iradenle gittin!

Hala akıl civarlarımda dolaşıyorsun
Ve edilen her yeminin sonunda
Nafile,
U n u t u l m u y o r s u n !

O sahilin önünden geçtim yine
Engel olamadım içimin titremesine
Kimdin sen?
Nereden düşmüştün yüreğime
Böyle kor halinde…

Hadi geçtim gece yarıları nöbetlerimi
Ya gündüzleri neden süslüyorsun hayallerimi?
Sök yüreğinin üzerinden artık yüreğimi
Geri ver o sensizde çok mutlu geçen günlerimi

Yüzüme yansıyor aynalardan her gece günahlarım
Çık düşlerimin bekâretinden azalıyor yarınlarım
Çıkma karşıma daha fazla
Artıyor acılarım
Aşkımızın savaşından çıktım
Y a r a l ı y ı m …




ELIF SEZGIN
 
Öyle Bir Düş Olsun Ki
Öyle Bir Düş Olsun Ki
Yemyeşil bir bahçe düşle hayatında ey sevdiceğim
Rengarenk çiçekler olsun yanında kıyısında köşesinde
Bir de Kevser misali akan derecik olsun olmuşken
Düşle ki gerçek olsun seninle birlikte gezeceğim
Kuşlar en güzel şarkılarını okurken bu bahçede cananlarına
Düşle ki ben can oldum geldim yanına
Ve gökyüzü en güzel parıltısını sunarken ikimize

Lezzetini tadalım kokladığımız havanın
Sen bana ben sana yaslanıp
Düşlere dalalım
Öyle bir düş olsun ki bu sevdiceğim
Seni sevdiğimi söyleyebileyim
 
İsmi tarafından terk edilmiş bir şehir gibi yüreğim.
Her ne kadar adını koymaya çalışsamda ; yokluğunun eş anlamlısı hiç bir imla kitabında geçmiyor…
Sanki Türk Dil Kurumu yasaklamıştı yokluğunu…
Gittiğin günden bu yana bu şehir çok değişti.
Hunharca katledilmiş hayallerim, boyası dökülmüş umutlarım ve dünden kalma yarınlarla ayakta durmaya çalşıyorum…
Gitme diye bütün pabuçlarını dama atmıştım halbuki…
Biliyorum, bir gün bu şehir getirecek seni bana.
Kim bilir belki de bir dolmuşta ‘şuradan bir öğrenci uzatır mısınız?’ diye vurduğum omuz senin ki olacak…
Şimdi hangi şehir alıp basar bağrına bizi ?
Hangi şehir hikayesine kahraman yapar ?
Hangi şehir büyütür çocuksu düşlerimizi ?
Sen gittin… Bu şehiri ayaklar altına alıp kalbimin sokaklarına basa basa gittin…
Ve ben pabucunu kaybetmiş bir çocuk edasıyla seni aradım bomboş sokaklarda…
Kaldırım taşlarında ki ayak izlerini, inzivaya çekilmiş kuytu düşlerini ve doğmayan çocuğumuzu parklarda aradım…
Yalnızlık bir ananın nasıl ilk gözağrıysayokluğunda benim ilk gözağrım…
Hani küçükken kalbine ne koyarsan seninle beraber oda büyürmüş ya ;
Ben büyüttüm seni işte kalbimde annen falan hikaye…
Şimdilerde adın, adım adım sürükleniyor kalbimin bomboş sokaklarında.
Hatırlar mısın bir ara sormuştun ‘beni neden seviyorsun’ diye,
Bende o an heyecanlanıp cevap verememiştim…
Hala geçerliyse o soru’n cevap vermek isterim..
Seni neden seviyorum biliyor musun ?
Gözünün üstünde kaşın varda ondan…
Keşke ‘gidiyorum’ dediğinde ‘gelirken ekmek almayı unutma’ diyecek kadar hafife alabilseydim gidişini..
Olmadı işte…
Ben kahvaltını hazırlayıp senin gelmeni bekledim.
Bir çocuğun babasının yolunu gözlediği gibi…
Periler için bile çocukluk titik bir cennetten ibaretse ben ne yapabilirim ki…
Sen en iyisi gitme…
Hem nereye gidiyorsun bu şehri peşine takıp ?
Yalancı bahara aldanıp nereye gidiyorsun ?
Şimdilerde adın kadar aklımdasın…
Adın ; benim için ‘oku’ emri…
Hadi gel dolaştır kestane rengi saçlarını kılcal damarlarıma…
Kalbime giden her kan pıhtısında saçlarının kokusu olsun…
Yağmurlu havalarda bile kapatmıyorum pencerelerimi..
Sen geldiğinde belki duyamam diye…
İyiyim ben, merak etme…
Ordan burdan bir kaç dal sigara, birisinden kibrit, otlanıyoruz işte…
İyiyim ben, yara’m da çok iyi, çok iyi bakıyorum ona…
Mesela her nefeste biraz daha büyüyor, başkalarının ateşinde…
Parmağına sürecek oje bulamayışın mı hala tek derdin ?
Yada kırmızı ile pembe arasında kalman mı hüzünlendiriyor seni ?
Hani bana bazen her aklına geldiğinde ‘seni seviyorum’ diyordun ya,
O an kendime olan öfkem kızıl bir duman gibi yayılıyordu içime,
Sonra yavaşça soğuyarak küçülüyor küçülüyor ve yerini yine hasrete bırakıyordu..
Şimdilerde o iki kelime kulağıma küpeden ibaret…
‘Gidiyorum’ dediğin günden bu yana yoksun bu şehirde..
Kuru bir ‘gitme’ sözcüğü dökülmüştü o an dudaklarımdan göz yaşlarıyla karışık..
Öyle kuru, öyle ıslak, öyle uzak..
Sahi bu kadar kolay mıydı her şey, bu kadar yakınmıydık bu ayrılığa..
Her neyse…
Özledim be kadın ! Özledim…
Saçlarında ki ‘ben’ kırıklarını özledim…
Gözlerinde boğulmayı özledim…
Dudaklarında haram’ı özledim…
Ellerinde sevabı özledim…
Sorma bana ‘beni özledin mi ?’ diye…
Özledim ulan ! Özledim…

Ama her şeye rağmen başardığımız şeyler vardı..
Mesela sevdik, çok sevdik ; yada öyle sanıyorduk..
Amacım yıldızları göstermek değil ; binlerce yıldıza rağmen ayın güzelliğini göstermek..
Bitti deyişin öylesine değil ölesiyeydi, şakacıktan…
Ve kıyametler koptu, sadece sen öldün…
Sakın ayrıldık diye bana verdiğin sözleri unutma sevgilim…
- Sıkı giyin.
- İlaçlarını aksatma.
- Geceleri üzerini ört.
- Sevgilinle iyi geçin.
- Kendine iyi bak.
- Ve sende ki bana iyi bak…
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri