Günün Şiiri ~ 20.06.2019

A
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Herkes Dalga Geçiyo Benimle
Bu Çoçuk Napıyor Kendi Kendine
Siz Ne Bilirsiniz Hadi Bakın İşinize
Yandı Bu Yüreğim Yıllar Önce
Mazimi Anlatmak İstemiyorum
Anlatınca KEndimi Kaybediyorum
Aradan 3 Yıl Geçmesine Rağmen
O Günü Bugün Gibi Yaşıyordum..

Sebep Oldun Yine DOldu Gözlerim
Kusura Bakma Ama Rahatsız Ettim
Bu Şiirde Yeni Kendimi Kaybettim
Seni Sevdim Bunu Makettim
Herkes Diyoo Bu Cocuk Sacmalıyoo.
Reklam İçin Kendini Parcalıyoo..
Ne İçin Yaptıgımıda Sen Söyle..
Senden Başkası Bişey Bilmiyooo.

Hadi Anlat SÖyle Herkese
Köpeğin Oldum Senin Peşinde
Gözyaşlarınla Geldim Karşına
Elinle Silmedin Zahmet Edipte
Kalbin Elinde Oldu Oyuncak
Kırdın Kalbimi Attın Alçak
Tamiri Yok Bunun Geri Dönüşü Yok
Senin Gönlün Bengibi Yanacak

Gözlerine O Kadar Dalmışımki
Yalan Sölediğini Bile Göremedim
Aşkına O Kadar Yanmışımki
Beni Sattın Bunu Farkedememişim
Bir Umut Kalmadı Aşkına Dair
Çok Bekledim Belki Gelebilir
Bir Umuttu İşte Onuda Aldın
Söyle OGünler Nası Geriye Gelebir..
 
Yine Can yine süper bir şiir :)
Tebrikler kardesimm gayet güzel bir şiir..
 
Leyla ile Mecnun​

Ey Rabbim! Aşk belasıyla beni tanıştır
Beni bir an bile olsa; aşk belasından ayırma!

Detlilerden yardımını uzak tutma.
Yani beni daha çok belalara müptela eyle!

Ben var oldukça, beladan, isteğimi uzaklaştırma!
Ben belayı isterim, çünkü bela da beni ister.

Sevgi belasıyla ağırbaşlılığımı gevşetme!
Ta ki dostlar beni kınayıp vefasız demesinler!

Gidip geldikçe, sevgilimin güzelliğini arttır,
Sevgilimin derdine beni daha çok mübtela et.

Ben nerede, mevki ve itibar kazanma nerede?
Bana yoksulluk ve yokluk ulaşma kabiliyeti ver

Senden ayrıyken, bedenimi öyle zayıf kıl ki,
Bahar yeli beni sana kavuştursun.

Fuzûlî’ nin nasibi gibi beni gururlandırıp,
Ey Rabbim, asla beni bana bağlı kılma!

Sonunda yar, ağlayıp inlememize acıdı ve
Bugün hüzünler evimize ayak bastı.

Gözyaşı yağmurum, demek, öyle tesir etti ki,
Gül bahçemizde taze bir gül dalı düşürdü.

Ah ateşinin bizi yaktığı,
Ayrılık gecesini aydınlatan meş’ aleden bellidir.

Eğer ağlayan gözümüzde uyku olsaydı,
Bu kavuşma uyku halinde görülen bir rüya demek mümkün olurdu.

Gördüğümüz bir hayal mi?
Yoksa sevgilinin yanımıza geleceği aklımıza bile gelmezdi.

Ey can ve gönül! Sevgili, misafirimiz oldu!
Neyimiz varsa, misafirimizin ayaklarına dökelim.

Ey Fuzûlî! Sevgilinin kasdı, canımızı almakmış.
Gel.. Güzel uğruna can vermeyi kendimize bir borç bilelim.

**
Fuzûli’ nin 1535′ te yazdığı
Leylâ ve Mecnûn adlı mesnevîsi.​
 
Altın saçlarını sıkıca tarar
Sonra iki örgü yana bırakır
Ayağında pembe dallı mor şalvar
Taze gelin gibi süzülür Çakır

Beyaz ellerine kına yaraşır
Mavi gözleriyle bir içim sudur
Efeler onu el üstünde taşır
Köyün bir tanecik **Spam/Adversiting**sudur

Çakır'sız olamaz hiç bir eğlence
Herkesingönlünü kaplar çünkü sis
Bazan mal olsa da iki üç gence
Yine Çakır'ını ister her meclis

Geniş meydanlarda yakılır çıra
Çakır nazlı nazlı dokunur def'e
Süt gibi rakıyı sunar Çakır'a
Gür bıyıklı ateş gözlü bir efe

Gitgide açılır sırma cepkenler
Kıllı göğüslerinden süzülür rakı
Bazan birisinin bağrına girer
Elma soymak için alınan çakı

Çakır yılan gibi döner kıvrılır
Sırma saçlarında fildişi tarak
Tabanca çekilir bıçak sıyrılır
O döner elini şıkırdatarak

Yalnız bazı kere taze gelinler
Bize kocamızı ver diye inler
O zaman Çakır'ın gözü doludur

O zaman gözünün önüne gelen
Cepheden şehitlik alıp yükselen
İncecik bıyıklı bir yavukludur

Sabahattin ALİ
 
Babamın Küçük Kızıydım Ben !
Elimden Tutup
virgulll.gif
Bakkala Götürdüğü
virgulll.gif
Şeker Alıp Mutlu Ettiği Küçük Kızı.
Küçücük Bir Kızdım Ben Kanayan Dizleri Olan
virgulll.gif

Pembe Pembe Elbiseler İçinde Saçı İki Yana Örülüp Prenses İlan Edilen.
Yetmedi Bana Bu Mutluluk
virgulll.gif
Büyümek istedim Ve Bir gün Geldi Büyüdüm.
... Babam Artık Elimden Tutmuyor
virgulll.gif
Şekerle Alınacak Bi Gönlüm Bile Yok .
İnsan Kanayan dizlerini Özlermi.?!
Ben Özledim..


alıntı...

Çok şükür babam! yanımdasın hep ALLAhım uzunn ömürler versinn mehmet efendi (:


 
[YOUTUBE]QKCYcjomBlY[/YOUTUBE]

Çok özel bir abimin kendi sesiyle kendisine ait bir şiir.
Dinlemenizi özenle tavsiye ederim Yüreğine Sağlık birkez daha abicim .
 
Daha küçükken, Miladi yılbaşı geldiğinde
Noel Baba, hediye getireceğini, beklediğimde
Noel Babanın hediyesini, özlediğimde
Ortada ne hediye var, ne de Noel Baba var

Noel Baba sahteymiş, iyi ki gerçek bir babam var
Güzel hediyeler ve oyuncaklar, işte bu babamdan var
Sonradan anladım, yıllardan beri, kandırıldığım var
Çocuklarımızı, Noel Babayla, kandırdıklarımız var

Noel Baba diye, gerçek bir baba yok
Hıristiyanlıkta, Noel Babalar daha çok
Artık dostlar, inanın bunlara karnım tok
Noel efsanesine bile, güler balıklardan fok

İşte yine yılbaşı geliyor, Noel Baba çığırtkanlığı ortada
Çocuklarımız, sabaha kadar diyecek, Noel Baba burada
Ama ortada, ne oyuncak var, nede Noel Baba, işte şurada
Ben oyuncak istemem, gerçek babamın sevgisi yanımda

20.12.2009
Fikret Gürsoy
 
Nereye gitmek istesem
Ne yana yürüsem
Sensizlik takıldı ayaklarıma
Sensizlik acısına yuvarlandım
Sensizlik ıstırabını boyladım

Ne zaman aklıma gelsen
Ne vakit seni düşünsem
Sensizlik vurdu beni
Sensizlik yaktı canımı
Sensizlik kanattı yaralarımı

Seni çoktan unuturdum ama
Ah bu sensizlik başıma bela
Sensizlik var ya senden inatçı
Sensizlik bıkmadan çalıyor kapımı
Sensizlik bırakmıyor bir türlü yakamı



Necdet Yağan
 
Sevgi Mevgi Kalmamıştı Körelmişti Duygular
Anlıyan Kanım Siyahtı Sebebim Oldu Beyazlar
Bir Sevende Kalmamıştı Hertarafta Yalanlar
Sitemdolu Bu Sözlerimde Belki Bi İsyanda Var..

SArılmışlar Anne Benim Sevdiğime Başkası
Mutlu Olmak İstemekse Belkide Bir Masaldı
Kaldırın Beni Dostlarım Bu Bir Kabus Olmalı
Şimdilerde Bu Şairin Kolları İse Façalı

Azrail Bekler Oldu Adeta 1 Nöbeti
Bende Yakmak İstemezdim Hakim Abi Bu Şehiri
Kusura Bakma Anlatamaz Oldum Aşkı Sevgiyi
Senden Sonra Bende Oldum Sokakların Şairi

Bende Yazmak İstemezdim Yazdıranlar Utansın
Sahte Maskelerde Düştü Belkide Bİ Yalansın
Zamanında Bende Sevdim AŞık Oldum Allahım
Anlat Hadi Kardeşim Bu Satırlarda Anlasın


KuRaLSıZ-New Şiir 2012- SebebiM Oldu Beyazlar..
 
melankolik adam gelecegin romantiklerinden güzel yazmışsın ellerine emegine sağlık kardeşim (:
 
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
İstanbul,
İstanbul...

Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at;
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare? ..
Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...

O manayı bul da bul!
İlle İstanbul'da bul!
İstanbul,
İstanbul...

Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir ' Katibim'i...

Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul,
İstanbul...

Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler...
Eyüp öksüz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı Sarayından.
Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

Gecesi sünbül kokan
Türkçesi bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul...


Necip Fazıl Kısakürek
 
Yalancı dünyaya konup göçenler,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Üzerinde türlü otlar bitenler,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.

Kiminin başında biter ağaçlar,
Kiminin başında sararır otlar.
Kimi masum, kimi güzel yiğitler,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.

Toprağa gark olmuş nazik tenleri,
Söylemeden kalmış tatlı dilleri.
Gelin duadan unutman bunları,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.

Kimisi dördünde, kimi beşinde,
Kimisinin tacı yoktur başında.
Kimi altı, kimi yedi yaşında,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.

Kimisi bezirgan, kimisi hoca,
Ecel şerbetini içmek de güç a,
Kimi ak sakallı, kimi pir koca,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.

Yunus der ki: Gör takdirin işleri,
Dökülmüştür kirpikleri, kaşları.
Başları ucunda hece taşları,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.

Yunus Emre
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri