~Günün Özü~

Konu sahibi son olarak 68 gün önce görüldü


~~~
...Dedi ki;yıllar avuçlarımızın arasında korusun tazeliğini..dedim ki;ben seninle yıllara imzalar atarım ,avuçlarımda biriktirdiğim mutluluklardan..yeter ki sen hep öznesi ol,eskimeyen yıllarımın...
 
~~~
...Geceler olmasaydı ne zaman umut edecektik?
Her şey bitince yeni bir şeye umut bağlanır.
Gece umut etmenin vaktidir.
 
~~~
...Yüreğinin mevsimi sonbahar ve en değerlisi Eylül olunca;herşey,her an kurumaya mahkum bir yaprak misali tutunur dalına ve gözden düşen düşene dökülür bahar bildiklerimiz...
 
Sadece pazarda satılan zerzevat için kullanılmaz terazi..en cok insanın diline gerek,gönlüne gerek ve aklına gerek;dengede durabilmesi için.."ölçüsü kaçmış tüm fazlalık cümlelerden bıktım..akıl deryası denen o cevherin ;lüzumsuz fikirler birikmiş kısımlarının üzerime sıçramasından korunmak için şemsiye ile dolaşmak istemiyorum..gönlüme değmesini istemiyorum;yalandan burnu uzayan tahtadan kaplı sözcüklerin..yanımda istemiyorum gel git akıllı terazisi bozuk insancıkları..ve duymak istemiyorum bağırıp çağıran yüksek volümlu detone olmuş sesleri..ben kendi kendimeyken meğer ne de zenginlik içinde nefes alırmışım hayallerimle.."az insan,çok huzur"diyen arkadaş meğer ne de haklıymış bu dahiyane fikrinde..kimsenin egolarındandan sarıp sarmaladığı o gösteriş kokulu desteğine ihtiyacım yok..kimsenin dört mevsimi içinde barındıran kalbine de muhtaç degilim..çekin ellerinizi üzerimden,tertemiz bakışaçımı kirletmeyin çamurlu ayaklarınızla"demek istemiyorsanız;yanınızdakileri iyi seçin..terazisi olmayan ,ayarı bozuk et parçalarıyla insanım diye ortalıkta gezen herkesi insan bilmeyin..sonra sizin ayarlarıynız bozulur mazallah...
 
~~~
...Konuşmadan, yalnızca susarak,gözlerinin içine bakarak geçmiş gibi zaman. 1 saniye gibi kısa, öğlen uykusu kadar lezzetli,anne kucağı kadar huzurlu...
 
~~~
...Güzel olan,bir duaya sebep olabilmek mi,bir duanın sahibi olabilmek mi bilinmez
Fakat her elimi açtığımda gönlümden avuçlarıma dökülen isimler hep en özel...
 
~~~
...Hala en güzel şiirleri ikram ediyorsa bize gökyüzü ve hala en samimi hislerle sarılıyorsa yüreklere sonbahar;hüzünleri bir bir yama edip de kapatabiliyorsa sahte neşelerine,bir de gönül, samimiyetsiz gülüşlerdense ,üşümeyi tercih edebiliyorsa;üzülme insanlık ölmedi hala..umut vaadediyor kuruyan ağaç dalları,nice baharlar gizli kurumuşluğuna tutunmayı bil yeterki...
 
~~~
...Bir şarkıyı üst üste dinlemen her zaman o şarkıyı sevdiğinden değildir ki.
O şarkıyı sana dinleten biri vardır.
O şarkıyı sana defalarca dinleten biri…
İşte sen o kişiye, şu an bu satırları okurken aklına gelen kişiye aşıksın..
 
~~~
...İnsan insana benzer de gülüş gülüşe benzemez vesselam...gün doğar,vakit uyanır ,ömrünün kalp atışları başlar,nefes alıp verir senin için hayat,"bugün de birlikteyiz der" bazen kimse farketmez bunları..yaşıyor sanar ve sana sana tüketir vaktini...herkesi sanır ve sonra tanır.tanıdıkça uyanmak istemez bazen;ömür denilen uykusundan...
Bazen de bir tebessüm yakalar...kalbine sürüldüyse bir kere,silinmez bir daha..sen şefkat depolamayı bilir misin..birbirine dokunan iki kalbin his köprüsü o...kimse geçemez üzerinden. Bazı anlar unutulmaz dostum...köprüler inşa eder yüreklere, bazı tebessümler.
 
~~~
...Bazı durumlar görüntü olarak farklı olsada, işleyiş olarak aynıdır. Yani aklımın sende kalması ile senin aklımda kalman arasında bir fark yok. İki durumunda zararı bana… O halde sabahın günü aydın olsun şimdiden… Olur ya, ölürüz haberimiz olmaz, gideriz de yerimiz dolmaz. Durumun zararı bana ama sen yinede aklımda kal,
aklım sende kalmasın… İyi geceler…

Ahmet Batman
 
~~~
...Rabbim çok yorgunum,
bana bütün haberlerin yerini tutacak bir haber gönder. Üzerime bir iyilik ve güzellik kondur.
Avunmalığım olsun, hiç ummadığım sevinç nasip et.
Latifsin, lütfen...

Nazan Bekiroğlu
 
~~~
...Hayatın içinde,hatta hayatı hayat haline getiren;evirip çevirmeden,yalansız,sıcacık cümleler vardır,sıcacık hislerin gölgesi olan...Bazı kokular bazı günlere geri döndürür insanı;"kestane kebaaap,yemesi sevaapp"diye bağıran birini hiç yakın hissettiniz mi mesela. Köz Kestane kokusu yaşı büyüdükçe nasıl da ciğerine dokunuyormuş insanın.."nesliniz tükenmesin noluurr "diye de dua ederim hep...çocukluğumun rengi o,o koku bazı sahtelikleri nasıl da eritir içimden...geceye ne de güzel bir eş,ne de güzel bir duygu süzgeci...kestane eşliğinde insan eliyoruz!!!çıtır çıtır döküyoruz gönlümüzden;kabukları soyulunca meğer ne de işe yaramaz yürekler var bu dünyanın mangalında, kül bile etmeyen...insan derdini çocukça dövmeli,"git burdan,artık seni sevmiyorum tamam mı;bir daha da benim yanıma gelme"diyebilmeli...bunu dedi mi vallahi arkasına bile bakmıyor...silinip gidiyor herşey,acısı tatlısı içinde...he şimdi bunun kestaneyle ne ilgisi var diyosun?anlatayim;"sahi" dediğimiz öyle az şey kaldı ki maalesef,akşamın bi vakti gel sana bi avuç kestane ısmarlıyayım diyen bi dostun tesiri bu...avucumun içi yanınca aklıma geldin,bende üfledim geceye gömdüm seni...
 
~~~
...Gecenin mabedinde ayyuka çıkan ne kerametler gizlidir, bilemezsin hiç birini...
hatta bazen anlayamazsın ey insan... sen susadım sanar uyanır su içersin;oysa susuzluğun başka,yüreğin kurak,dilin kuru...bir lafız damlar da gönlüne kana kana içersin...ikram edene sonsuz şükürle...
 
~~~
...yeni semtler keşfettim,yeni caddeler,yeni sokaklar,yeni ağaçlar,yeni insanlar...
Eskisi gibi nefes aldım,eskisi gibi hissettim,eskisi gibi muhabbet ettim...
cümleler eskiydi ve o şen kahkahalar...
evet bugün yeni bir dost kazandım...
 
~~~
...Ne vakit yağmur yağsa ;yüreğimin kuytu köşelerinde ıslak cümleler biriktiren şairi uyanır...ne vakit pencereme düşse yağmur taneleri ;gönlüme resimler çizerim hayallerimden...bir de buğusu var soğuğun;üzerine umutlar yazdığım,nefes sürüp ısındığım...şimdi ışıkları yanan evlerin göz kırpan renklerine tebessüm biriktiriyorum...caddelerde silecekleriyle birbirine el sallayan arabalar,birde içime sızısı düşen evi barkı olmayanlar...bir ucu hep yukardan bakan tahterevalli gibisin hayat...son model araçlarında yağmur altında keyfe keder gezerken, ıslanmaktan zevk duyanlar...yüksek binaların modern balkonlarından çaylarını yudumlarken yağmur tanelerine dokunanlar...ve maalesef sokakta yaşayan,soğuktan donan çatlak ellerini ovuşturmuş, kalacak yer arayan,çaresizlikleriyle sırılsıklam olmuş, sahipsizleri aynı dünyaya sığdırabiliyorsun...
 
~~~
...suskunluğun siyah okyanusundaki cam fanuslu bir dalgıç gibi yaşıyordu insan, kendisini dış dünyaya bağlayan halatın kopmuş olduğunu ve o sessiz derinlikten hiçbir zaman yukarı çekilmeyeceğini ayrımsayan bir dalgıç gibi hatta. Yapacak, duyacak, görecek hiçbir şey yoktu, her yerde ve sürekli hiçlikle çevriliydi insan, boyuttan ve zamandan tümüyle yoksun boşlukla. Bir aşağı bir yukarı yürürdü insan, düşünceleri de onunla birlikte bir aşağı bir yukarı, bir aşağı bir yukarı yürüyüp dururdu. Ama ne kadar soyut görünürlerse görünsünler, düşünceler de bir dayanak noktasına gereksinim duyarlar, yoksa kendi çevrelerinde anlamsızca dönmeye başlarlar; onlar da hiçliğe katlanamaz. İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır.

Yalnız. Yalnız.
 
~~~

Hayatında pek çok beş para etmez insan olacak.
Seni üzerlerse bil ki bunun nedeni sadece kendi aptallıklarıdır. Onlara tepki verirken sakın onlar gibi olma.Dünyada intikam ve kinden daha kötü bir şey yoktur.Başını daima dik tut ,
kendine karşı da hep dürüst ol..
 
Geri