Herkese merhabalar.
Bu başlık altında her gün izlediğim bir filmi sizlerle paylaşıp yorumlayacağım. Bazen film izlerken seçmekte zorlanırım eminim ki hepimiz yaşıyoruzdur bunu. Bu başlık size faydalı olabilecekse ne mutlu bana.
Bir nevi film eleştirisi olacak ama naçizane sinema/film kültürü olmayan birinin eleştirileri olacak bunlar.
Bu başlık altında kendi izledikleri filmleri tanıtmak eleştirmek (iyi ya da kötü) arkadaşlar ilk mesajdaki şablona uyarlar ise çok daha düzenli bir başlık olabilir.
Not: Her seferinde yeni bir yorum olacağı için aynı film hakkında da şablonlar oluşturulabilir.
Not 2: Başka bir forumda başladığım bu işin ilk 3 örneğini buraya alıp fırsat buldukça burası için yenilerini yazacağım, umarım güzel bir şablon oluşturabiliriz hep beraber.
Filmin Adı: The Usual Suspects/Olağan Şüpheliler
Yapım Yılı: 1995
Tür: Dram - Gizem - Suç
Yönetmen: Bryan Singer
Oyuncular: Gabriel Byrne, Kevin Pollak, Kevin Spacey, Benicio Del Toro, Chazz Palminteri
Film Özeti: Beşi de birbirinden yetenekli ve kendi alanlarında uzman sabıkalı basit bir kaçırma olayından sonra gözaltına alındıklarında hiçbiri olaya bir anlam veremeden boş gözlerle birbirlerine bakmaktadır. Hikayeyi araştıran ajan David Kujan Kaliforniya San Pedro Limanı'nda 27 kişinin ölümü ile sonuçlanan gizemli patlama ile bu beş kişinin bağlantısı olduğunu varsaymaktadır. Elinde kalan tek canlı tanık Verbal Kint hikayeyi baştan sona soğukkanlılıkla kendisine aktarmaktadır fakat tüm soru işaretleri bir kişinin üzerinde yoğunlaşır: "Keizer Soze".
IMDb Puanı: 8.7
Se7en'da hayran kaldığım Kevin Spacey bir kez daha oyunculuğuyla kendini kanıtladı. Filmin asıl hikayesi flashbackler ile anlatılıyor. Görsel açıdan tatmin eden bir film. Oyunculuklar açısından Stephen Baldwin'e ısınamadım sadece çok yapmacık bir "psikopat" olmuş. Oysa en doğal "psikopat"ı Reservoir Dogs'ta Mr. Blonde (Vic Vega) ile tanımıştım. Filmi izleyecekseniz eğer kesinlikle altyazılı izleyin çünkü dublaj ile çoğu duygu ve anlam kaybolmuş. Hatta bazı yanlış çeviriler bile olayın esprisini kaçırıyor. Gabriel Byrne'i izlerken nedense bir Al Pacino havası sezdim ses tonu özellikle bu havayı destekliyordu. Çekim açıları ve yönetmenlik birkaç sahne dışında çok iyi. Filmin senaryosu çok zekice klişelere mahal vermeden ucu açık gizemler çok iyi bağlanıyor. Hani "yok artık daha neler" ile "her filmde böyle" vardır ya bunların arasındaki hassas oranı tutturmuşlar. Polisiye sevenlerin çok beğeneceğini düşündüğüm sahneler var. Beklenmedik yerlerde şaşırtan adeta ters köşe yapan sahneleri de ayrı bir hoşuma gitti. Karmaşık hikayeleri ve bunlar çözülürken siz de buna eşlik etmeyi seviyorsanız mutlaka izleyin derim.
Benim puanım: 7.0
Bu başlık altında her gün izlediğim bir filmi sizlerle paylaşıp yorumlayacağım. Bazen film izlerken seçmekte zorlanırım eminim ki hepimiz yaşıyoruzdur bunu. Bu başlık size faydalı olabilecekse ne mutlu bana.
Bir nevi film eleştirisi olacak ama naçizane sinema/film kültürü olmayan birinin eleştirileri olacak bunlar.
Bu başlık altında kendi izledikleri filmleri tanıtmak eleştirmek (iyi ya da kötü) arkadaşlar ilk mesajdaki şablona uyarlar ise çok daha düzenli bir başlık olabilir.
Not: Her seferinde yeni bir yorum olacağı için aynı film hakkında da şablonlar oluşturulabilir.
Not 2: Başka bir forumda başladığım bu işin ilk 3 örneğini buraya alıp fırsat buldukça burası için yenilerini yazacağım, umarım güzel bir şablon oluşturabiliriz hep beraber.
Filmin Adı: The Usual Suspects/Olağan Şüpheliler
Yapım Yılı: 1995
Tür: Dram - Gizem - Suç
Yönetmen: Bryan Singer
Oyuncular: Gabriel Byrne, Kevin Pollak, Kevin Spacey, Benicio Del Toro, Chazz Palminteri
Film Özeti: Beşi de birbirinden yetenekli ve kendi alanlarında uzman sabıkalı basit bir kaçırma olayından sonra gözaltına alındıklarında hiçbiri olaya bir anlam veremeden boş gözlerle birbirlerine bakmaktadır. Hikayeyi araştıran ajan David Kujan Kaliforniya San Pedro Limanı'nda 27 kişinin ölümü ile sonuçlanan gizemli patlama ile bu beş kişinin bağlantısı olduğunu varsaymaktadır. Elinde kalan tek canlı tanık Verbal Kint hikayeyi baştan sona soğukkanlılıkla kendisine aktarmaktadır fakat tüm soru işaretleri bir kişinin üzerinde yoğunlaşır: "Keizer Soze".
IMDb Puanı: 8.7
Se7en'da hayran kaldığım Kevin Spacey bir kez daha oyunculuğuyla kendini kanıtladı. Filmin asıl hikayesi flashbackler ile anlatılıyor. Görsel açıdan tatmin eden bir film. Oyunculuklar açısından Stephen Baldwin'e ısınamadım sadece çok yapmacık bir "psikopat" olmuş. Oysa en doğal "psikopat"ı Reservoir Dogs'ta Mr. Blonde (Vic Vega) ile tanımıştım. Filmi izleyecekseniz eğer kesinlikle altyazılı izleyin çünkü dublaj ile çoğu duygu ve anlam kaybolmuş. Hatta bazı yanlış çeviriler bile olayın esprisini kaçırıyor. Gabriel Byrne'i izlerken nedense bir Al Pacino havası sezdim ses tonu özellikle bu havayı destekliyordu. Çekim açıları ve yönetmenlik birkaç sahne dışında çok iyi. Filmin senaryosu çok zekice klişelere mahal vermeden ucu açık gizemler çok iyi bağlanıyor. Hani "yok artık daha neler" ile "her filmde böyle" vardır ya bunların arasındaki hassas oranı tutturmuşlar. Polisiye sevenlerin çok beğeneceğini düşündüğüm sahneler var. Beklenmedik yerlerde şaşırtan adeta ters köşe yapan sahneleri de ayrı bir hoşuma gitti. Karmaşık hikayeleri ve bunlar çözülürken siz de buna eşlik etmeyi seviyorsanız mutlaka izleyin derim.
Benim puanım: 7.0