Güneşin Bilinmeyen Bir Renginde Bekliyorum Seni

Konu sahibi son olarak 2629 gün önce görüldü

akdenize seni sana yazıyorum …

ay yarısı

gün sarısı

yüzüne yazıyorum …

canımı hırpalayan özleminden

sevgine terfi edeceğim güne yazıyorum…

sana yazıyorum.

okursun diye

sana yazdığım her cümleye sinersin diye

rüzgara yazıyorum …

ara sıra görüyormuşsun

dolun ayda suretin var

hece hece dizdim onu

şimdi ezber edİyorum

kadınım...

sıcağındayım şu an

anlara sığdırılan yıların tutsaklığından

bir yaz yağmuruyla geldiğinde kapıma

beyaz bir çarşafın buruşukluğunda

bize ait eskimeyen tatlar dizilidi.

unuttuğum sevişmeyi yeniden öğret bana

kalmışsa dudaklarında bir gıdım volkan külü

sür boynuma

depremlerle çatlasın toprak altında tomurcuk

al beni koynuna ve elini çabuk tut

sevdalara yetişmeli rahminde büyüyen çocuk.

kadınım…

güneşe açan çiçeğim!

"bu mülk benim" diyen en ilkel insandan

bu güne dek

kahpeliğin ve ezilmişliğin gölgesinde

vurgun yemiş titrek ezgim

kadınım…

seni dilendim gökyüzünden

buğulu karanlıklar saydamlaşırken çiğ damlalarında

maviyi verdi gözlerine ödünç

ve şimdi sevda

gözlerinde parıldayan son yıldız

çilesine soyunmuş dünyanın

kadınım…

uçan kuşunyedi veren çiçeğin anası.

büyürken bir sabah kollarında

memenden kesilirken şafak

haykırışların fırtına habercisiyken

meydanlarda titreşen yumruklar üzerinde

türküler bağlasın saçlarını.

kadınım…

sararıp düşen yaprak

tohuma gülen toprak

gül artık yeter!

bu aşkın rızkını kesme bahar yüklü memelerinden.

eğer berabersek

kavganın bilmem kaçıncı dirilişinde

güneşin bilinmeyen bir renginde

alışılmadık güzelliklerle beklerim seni…
 
Geri