Güneş de doğar.

  • Kullanıcı Elia
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 1035 gün önce görüldü
Korku, korku, korku, korku, korku...

Bedenimi, ruhumu kaplayan o sinsi duygu.

Geçmişi geride bırakamamaktan korkmak, geleceğin olmaması ihtimalinden korkmak.

Bir umuda sahibim artık. Sonsuzluğum ile birleştirsem onu... Kaybetmesem, saklasam.

Her şey şimdi başlıyor benim için; korku, umut, mutluluk ve birazcık mide ağrısı ile.

Hoş geldim.
 
Maviye çıksın hep yolların emi...

Hayırlı olsun günlüğün
 
Biliyor musun? Olmadı.

Binlerce yanılgımdan sadece biriydi ilk satırlarım.

Bana verilen bu vücudu parça pinçik etmek istiyorum çoğu zaman, sadece bir ruh olma isteğim tanrının hoşuna gidiyordur belki. Ve acizliğim.

Yazar demiş ya hani: ben cehennemde değilim, cehennem benim içimde...
 
Yaşamak istememek fakat ölmekten korkmak.

Tanrının beni lanetlediği günden beri başıma gelmiş ve gelecek olacak absürd şeyler silsilesine her gün bir yenisini eklemek ile gurur duymaya başladım.

Umudumun beni terk etmemesini umuyorum, ama, benim de sonum gelecek. Bu son, öylesine yakın ki...
 
Merhaba.

Kendimi, ismini "odam" koyduğum hapishaneme kapatışımın hatırlayamadığımkadarçokuncu günü.

Ezeli ve ebedi istirahatgahımdan bildiriyorum ki güneş bugün de doğmadı.

Yalnızlıklarımın bile benden sıkıldığı bir geceye kucağımı açmışken asla mutlu olamayacağım gerçeği yüzüme çarpılıyor.

Gülümsüyorum, gülmeye başlıyorum. Sanırım ölürken deliriyorum.
 
[YOUTUBE]ZBexhCsZK70[/YOUTUBE]

Belki de haklıydı, güzel olan her şey için kazılmış bir mezar vardı.

Sona engel olunamıyordu; kanatlar kırılmış, tırnaklar kopmuştu, dayanacak ne vardı?

Sen müziklerden değil müzikler senden bıkmaya başlamıştı.

Sonun sonsuzluğu.

Melankoli, kalbim senin.
 
[YOUTUBE]C3KY2tWvZc8[/YOUTUBE]

Doğuramadığım güneşimin sancıları kendine yer edindi kasıklarımı.

Günler peşisıra sürüklerken beni ardlarında,

iç çekişlerimi diziyorum sonu olmayan yoluma.

Mutluluğun herkesin varlığına inandığı bomboş bir karanlık olduğu gerçeği ne zaman vuruldu yüzüme?

En son ne zaman düşmüştüm bu kokusuz boşluğa? Tanrının gerçeksizliğini idrak ettiğimde mi?

Yaşamıyor olduğumun farkında olmayan hayat; bana pek çok şey sundu, gözlerimi kör edercesine.

Fakat her seferinde geri aldı verdiklerini, fazlasını; alacak bir şey bulamadığında da, boşluğumu.

Seyrediyorum kendi hayatımı, uzaktan, müdahale dahi edemeden. Yarısında çıkmak istiyorum, yapamıyorum.
 
Kararlı bir bilinç.
Direnmeye direnen bir beden.
Zincir gibi iç içe geçmiş üzüntü halkaları.
Etrafında dans ettiğimiz öfke ateşi.
Beslediğimiz tüm o üzüntü tohumları.
Yağdıramadığım yağmurlar.
Olduramadığım sevgiler.
Ölemediğim hayatlar.
...
 
Belki içinin eriyişini kabul etmenin vakti gelmiştir, ne dersin?
Yalanları bir gülümsemeyle kucaklayıp devam edemezsin bu hayata.
Başkasının gökyüzünde parıldayamayacaksan güneş olmanın ne anlamı kalır ki?
Belki yarına doğmamalıyım.
Belki karanlıktır beni kucaklayacak o sıcacık yuva.
Belki?
 
İstemesem dahi yarınlara doğuyorum.

Yitirdiğim kelimeler beni bulamadı henüz, ruhum kör mü oldu? Yoksa mutluluklarım mı kör olan?
Dışarı verdiğim nefesleri geri almayı istemez oldum, kurutmak istiyorum ciğerlerimi çok büyük bir hınçla.

Ah, baksana, ben neye dönüştüm..
 
teletubbies.jpg
 
Yazamamak nasıl bir lanet? Öğrendim.

İçeriden ölmek diye bir şey de varmış. Onu da öğrendim.

Nazikçe öldürdüğünüz insanlar taşıyacak tüm o günahlarınızın yükünü.

Bu kadar.

g9Xbo5.jpg
 
Geri