Gülüşlerini de al götür.

Konu sahibi son olarak 249 gün önce görüldü
Oysa bu cenette ikimizinde varolması gerekiyordu..
oysa ben hiç bilmediğim bu sokaktan geçerken,
adımlarını saymalıydım.. bilmediğim bir şaraba kadeh
bilmediğim bir ömre defter kaldırmalıydım.
ölümün şakası olmazdı gerçi..
ölmek bu sefer yanıltmadı elbet
Sardı tüm vadiyi.. Yaralı bir kuş fidan eker;
gönül bahçeme ve hangi şiirde seni arasam
bu sefer olmayacak hissi alıp götürür,
beni yaşama mahkum eden gülüşlerini de al götür
bu satırlardan sonra ihtiyacım olmayacak..

bir ölü adamın sesini duyuyorsun millerce uzaktan;
bir ben, bir kalp ağrısı ve bir ses terastan!
kalp emrivaki tüm düşlerini silip süpürdü hayattan
ve en erdemli ölüm buydu unutmak için olsada yalandan!

ben gökkuşağı misali düşüp kalırım, sen durma devam et;
yağmur yağarsa şayet; düşünme beni, düştüğümü hayal et;
lisanım hangi duada bilmiyorum, bedenim kanayan hayalet;
ruhumun örtüsü kalkar bu gece, bırak beni ruhumu tavef et!

derindeyim.. yaşam ile ölüm arası o ince çizgideyim;
bu gece vakti bir bilinmemezliğin bilinmemezliği içindeyim;
sen tahmin edemezsin, ben senden öte derindeyim,
gözlerini kaçırdığın her an; gözlerini takipteyim..

ardımdan bir pencere kenarı yetim çocuk özlemi bu şehir;
günahlarım büyük tanrım, bu günahı aklamaz hiçbir nehir,
yaşamayı öğret bana kadın; bilmiyorum ben yaşamak nedir?
ömrüm sükut, aklım sükut, dilim bir tutamlık zehir!

#Kartalizm
 
Geri