Gülle Veda - Salim Diyap

Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü

buruşturulup atılan o kağıt taydı yüreğim

kim

ne zaman

neden

kime göndermişti bilmiyorum

o yüreğime saplanan ağrıdan mıdır nedir

anladım ki o buruşturulup atılan kağıttaydı yüreğim

beklemişti

arzulamıştı

ve vermişti karşılıksız sevgilerde döllenen her duyguyu

iki sürmeli göz hatırına

o yaban mersini kokan yüzüne hürmeten

Akdeniz in yorgun mavisine yüz suretini çiziyordu

her gün yüreğimdeki avare çocuk

şimdi tuzundan mıdır nedir

bilinmeyen bir tat var ki Akdeniz de

acı mı acı

kekre mi kekre

yediğim her meyve ham hurmadır

ve zamansız koparılmış dalından

yar

bir bilsen bu can tırmalayan özlemleri

bir bilsen selamların tadını alınmışsa kuş kanadından

ben martıların bile uğramadığı o ada da

selamımı kendi kendime yollarım da

sen bilmezsin

bu selamların bir avuntudan ibaret olduğunu

o buruşturup attığın kağıtta da bir yürek olduğunu

yüreğim

sana gelen her selamın bir yalandan ibaret olduğunu bilsen de umursamasın

sen

selama açsın çünkü

gerçeğe değil

yüreğim

hangi fırtınanın tozan ve çiçek kıran esintilerinden alabilirdin ki

bu yürek yarısı selamı

o gün doğuşuna eş sima olmazsa

yüreğim

yalanın selamı olur da siması olmaz mı hiç

sevdaya dair her yalana yelken tutan

yürek vuruşlarına inip çıkan gönüllerin

yolgeçen hanı olmuşsa özlemlerin

her gün doğumunda misfirinse o kırlangıç çırpınışlı gözler

yalanın sureti olmaz mı hiç

sen oralı olmasan da yüreğinde allı pullu yalanların elvan şekli yüklüdür

ve sana öyle yakındır ki

saymaktadır iç çekişlerini

artık sen

baharlara beşik sallayan güzel bir simanın süslediği yağmur sesinden anlarsın

güzel bir yüzün kapıyı çaldığını

ufuklarda bulutlanır her an o güzel yüz

oysa sen çoğu zaman sadece rüzgara açarsın kapını

güzel bir simaya açarcasına

ne fark eder ki

o ne denli özlense de yoktur

sen yatmışsan onu

ve her zaman ondan güzeline yollar döşeyebilirsin yüreğinden

rüzgar gelir rüzgar gider

o esintiler de arzuladığın

çağırdığın

yarattığın

gidici misafirindir artık bahar kokularıyla

gel gör ki o senin kendine söylediğin bir yalandır

ve bu yalana inanmışsındır

inanmışsın

ve tatlar değişmiş hayatında

ekmeğine gül kokusu sinmiştir bir kez

ya açsın artık

ya gülle paylaşırsın lokmalarını gönül sofranda

her lokmada büyür yediğin içtiğin tat

ne yersen gül dür artık

ne içsen bir yudum sevda

ağrıların diner

onarır yaralarını acıların

hiç kimseye elini vermeden kalkarsın ayağa

seni dermanından alıkoyan bu rüzgar kapını her yokladığında

seni bulur o gül ün kucağında
 
Geri