Gül-i Hân

Konu sahibi son olarak 3162 gün önce görüldü
a.

gece / ayışığı ve sen...
...yeni açmış gül-i hân
kendini tanıtmaktan aciz şiir yüreğim
hoş gör feveranımı
nasıl susturulur heyecanlarım
yazdım / çizdim yine bilemedim ben

kokunu alevinden alıyorsun gecenin
/ rengini intihar sessizliğinden
her gece kucağına yıldız düşen gül-i hân
yalnızlığın gecenin en girift dekorları
çehresi düşmüş duvarların
fecre yakın çırpınan kalb atışları

yalnızlığın hıçkırık
yalnızlığın kaybolmuş cemrelere müptelâ
/ baharların kıvrılan en son ateşi

sancını saklıyorsa yaprağında dolunay
içimi dağlayan ney sesidir ağıtın
rengin nevbaharın son busesinden
yolculuklar nabzıdır alevlerinin
vuslat sokağına bakışındır merhaba
kaygılarımı bırakarak geldim sana
gidemem
yankılı saatlerine hüznün
dokunamadan


b.

biliyorum
...ağlarsan
göz yaşların kokuna karışacak
yanık türküler savuracaksın meltemlerine
utangaç utangaç
rengine âhın çizilecek sessizce
goncaların şebnemlerle dolacak
gülberginde beni de ağlatacak figânın
fırtınalar kopacak
bir yağmur boşalacak üstümüze an be an
üşüyeceksin

yıllardır kokundaysa konaklayan güzeller
süslensin diyedir güzellikleri
bak / ağlayan gülleri koparıyorlar
sus / ağlama sen gül-i hân

...gülersen
parıltılar düşecek bahçelerine
/ gündüzüne açıldığın güneşten
yaprağına seherde adın nakışlanacak
nakkaşça / desen desen
tomurcuklar vereceksin yeniden
vuslatın gelecek bülbül nağmeleriyle
gülüşlerin ayçalardan olacak
şairana söyledim
güldesteler yazılacak adına
kafiyeler renginle dolanacak
sen gülersen gül-i hân

c.
yalnızlığında değil
kalbimde büyüyen sancılarda açsaydın
gülçe yapraklarını bir bir

belki dokunabilirdim
sana
belki anlatabilirdim
handeli gül dalında âhını bakışların
tebessümünü anımsatarak
belki özümseyebilirdin
gülsuyu değmiş hayallerimden başka
sana aşina umutlarımı

gülgûn alevlerimi itiraf ediyorum
bendim sokağınızdan geçen yangınlı adam
/ bakışlar benimdi
susan bendim avazı çıktığı kadar
senle konuştuğumda benzerinden kaçarken
gölgende serinleyen de bendim
beyaban iklimleri düşerken saçlarıma
biliyorum gül-i hân
sevilik suçlar benim

...gidersen
gülzarı yalnız kalacak kervansarayın
adını bilmediklerim gelecek
sensiz / sessiz gülistanlara
benim diye gül-i hân

gülşenini büyüten göz yaşlarımı dinle
gitme gül-i hân
gitme


-ve a y r ı l ı k-

d.
gül çocuk / gözyaşı ve sen...
...ardına aşk bırakmış gül-i hân
gittin diye sitemlidir diyarın
çılgın çizgiler düşürür üzerime her veda
gülemem
ağıtımı handeler den sıyrılıp da duy
/ benim
adını gül-i hân koymuşum duygularımın
ele güne bir seni söyleyemem
bir seni içime sindirip kaybetmişim âh

ayrılığın bir ölüm...
ayrılığın son düşen gözyaşıyla münteha
bir serencam gölgesine kaçırılan feryadım

sensiz açan yıldızların altında
bir başkaldırıdır gezintilerim
ninni sesleri ağlayışlarımdan kesilir
sabrın zümrüt sinesine gidişin
yangınca umutlar sunar ab-ı hayata

dehlizine düştüğünde bakışlar
kelebekler başucunda oynaşır
oysa dile düşen her satır
sana beni anlatamaz gül-i hân

e.

...bilirsin
göz yaşlarım yüreğinde kururken
hançeremde salıncak kurar çığlık
elvedanı süsler durur hanların ışığıyla
seccademde dağlar geçer üstümden
bir derviş duaya kaldırır ellerini her gece
âhûzarımdan...

gül-i hân / ya sen
hâlâ özlem midir güzelliğin
gülşenin rânâ mıdır
çiçeklere hükümran mıdır adın
/ gül-i hân mıdır
ay kadar fer midir aguşunda mücella
gülçe gülçe çizilir mi utancın hâlâ
gülberginde bülbüllerin hanidir

hangi viran akşamlarda yeldasın
hangi kuytu köşelerde soluğun
bahçesine bir can düşmez kervansarayın
hangi tufan alıp götürür seni
hangi güneş dokunur yapraklarına
senin şebnemin ben olmalıydım
rayihanı koklayan o sağnak da kim


f.
...farkında mısın
kağıtlar seni anlatıyor yine / gidişini
sana dokunmaya koşuyor
ağıtımı her duyan

gül-i hân / ardısıra
geceler gül çocuğun anılarıyla melal
sevdalar ağlayık düştü intizarından

baharların adı varmış
masalların perdesi çekilirmiş güneşle
gençliğime serüvenmiş her anın
anladım bunu ben
yağmurlar sen giderken dövünür
sen giderken baş döndürür bu rüzgar
son yaprak da düşecek birgün dalından
gittiğinde firar eder aşk ve eşk

geleceksin diye sen
koymamışım adını gittiğin yangınların
hâlâ alev alev ardında parmaklarım

kıvılcımlar terkedecek güneşi bir gün
dönsün diye gül-i hân
farkında mısın...

g.

gülüşünün dağıttığı efgana
yine de sevda mısın
gidişine inanamam / el sallayamam

ayışığı solar oldu geceden
tuvallerin gözyaşıyla kanadı
kızıl kıyamet şimdi gülistan
garip memleketlerin suskun gül çocuğuyum
gidişini resmedemez şiirim
adın birkaç heceyle sınırlı değil

...söylesene gül-i hân
ipek/yolundan mı geçer de yolun
güzeller tomurcuk taşır hep sana
ne gecem bitiyor ne bu ağlayış
gözyaşıma tebessüm akıtır mısın
bırakır mısın geceme söylenceni
yüreğinde dağlar vardır gül-i hân
bende bir avuç toprak kalmamış

cihana nam salacak çiçekler
her yeni gün bir nevbahar doğacak
gül-i hân
hayalin hep aynı / aynı kalacak

bağ(r) ıma hüzün düştü kuruyan yaprağından
söyle nasıl dayanır yalnızlık ayrılığa
gülünden ayrılınca hangi bülbül ağlamaz



'Düş Çınarı sayı:10-13'
son mürekkep: 14.02.2005


Mehmet Şamil Baş
 
Geri